Kuzey Ren-Vestfalya’da son haftalarda büfelerden dönercilere, kuyumculardan kıraathanelere, lüks saat mağazalarından konutlara kadar çok sayıda nokta saldırıların hedefi oldu. Bazı iş yerleri ateşli silahlarla taranırken bazı adreslerde patlayıcılar kullanıldı.
Saldırıların yöntem ve hedef seçimindeki benzerlikler üzerine Alman güvenlik birimleri olaylar arasında bağlantı olup olmadığını araştırmaya başladı. İncelemelerin odağında, Türkiye bağlantılı yeni nesil organize suç gruplarının Almanya’daki faaliyetlerini genişletmiş olabileceği ihtimali bulunuyor.
ALMAN POLİSİNDEN YENİ KATEGORİ: “Z KUŞAĞI MAFYASI”
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Kriminal Dairesi’nin (LKA) yürüttüğü çalışmalarda, söz konusu yapılanmaların klasik organize suç örgütlerinden farklı özellikler taşıdığı değerlendiriliyor. Grupların hızlı biçimde şekil değiştirmesi, esnek ve yatay hiyerarşileri ile yüksek şiddet eğilimleri güvenlik güçlerinin takibini zorlaştırıyor.
Şüphelilerin eyaletler ve ülkeler arasında hareket edebilmesi de soruşturmaların kapsamını genişletiyor. Yapılanmaların önemli bölümünün 1995-2012 yılları arasında doğan kişilerden oluşması nedeniyle güvenlik birimleri yeni suç olgusunu “Z kuşağı mafyası” başlığı altında ele alıyor.

ŞUBATTAN BU YANA YAKLAŞIK 20 VAKA
Kuzey Ren-Vestfalya polisi, Şubat 2026’dan itibaren bu gruplarla bağlantılı olduğu değerlendirilen suçları ayrı bir istatistiksel kategori altında kaydetmeye başladı. Bu kapsamda eyalette yaklaşık 20 vakanın kayıtlara geçtiği belirtiliyor.
Tespit edilen şüphelilerin önemli bölümünün Türk vatandaşı olduğu, ancak bazı saldırılarda farklı ülke vatandaşlarının da kullanıldığı ifade ediliyor. Gruplarla ilişkilendirilen suçlar arasında haraç amaçlı şantaj, silahlı saldırı, kundaklama ve mala zarar verme öne çıkıyor.
KÖLN’DE İŞLETMELER VE EVLER HEDEFTE
Saldırıların yoğunlaştığı kentlerin başında Köln geliyor. Son olarak Ostheim semtinde Türk bir işletmeciye ait barın silahlı saldırının hedefi olduğu bildirilirken, kentte daha önce Bonner Caddesi’ndeki bir kıraathane de hedef alındı.
Erftstadt-Köttingen’de bir döner zinciri sahibinin müstakil evi, Köln kent merkezindeki lüks saat mağazası ve Mülheim semtindeki bir kuyumcu da saldırıya uğrayan adresler arasında yer aldı. Bazı iş yerlerinin vitrinlerinde kurşun izleri kalırken, patlayıcı kullanılan adreslerde ciddi maddi hasar meydana geldi.

SALDIRILAR KUZEY REN-VESTFALYA’NIN DIŞINA TAŞTI
Benzer olayların Düsseldorf ve Duisburg’da da yaşandığı belirtilirken, saldırıların yalnızca Kuzey Ren-Vestfalya ile sınırlı olmadığı görülüyor. Bavyera eyaletindeki Augsburg’da da geçen hafta Türk bir kuyumcunun bulunduğu pasajda patlama meydana geldi.
Berlin’de ise benzer organize suç vakalarının son iki yılda yoğunlaşması üzerine oluşturulan özel birim bünyesinde yaklaşık 200 soruşturmanın yürütüldüğü belirtiliyor. Güvenlik birimleri farklı eyaletlerdeki olayların aynı suç ağlarıyla bağlantılı olup olmadığını belirlemeye çalışıyor.
“DALTONLAR” İSMİ SORUŞTURMALARDA ÖNE ÇIKIYOR
Alman güvenlik makamlarının incelemelerinde Türkiye’de de suç faaliyetleriyle gündeme gelen “Daltonlar” adlı yapılanmanın ismi dikkat çekiyor. Grubun veya bağlantılı kişilerin Almanya’daki bazı olaylarla ilişkili olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, saldırıların tamamının tek bir örgüt tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin kesinleşmiş bir bulgu bulunmuyor.
Polis açısından en büyük sorunlardan birini ise yeni nesil suç ağlarının klasik mafya yapılanmalarından daha esnek hareket etmesi oluşturuyor. Faillerin farklı gruplarla geçici bağlantılar kurabilmesi ve sınır aşan hareketliliği, tek tek saldırılar arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasını güçleştiriyor.

ALMANYA’DA GÜVENLİK BİRİMLERİ HAREKETE GEÇTİ
Olayların artması üzerine yerel polis teşkilatları arasında eyaletler arası iş birliği güçlendirilirken federal güvenlik birimleri de gelişmeleri takip ediyor. Soruşturmaların odağında saldırıların arkasındaki emir zincirinin, finansman kaynaklarının ve Almanya ile Türkiye arasındaki olası bağlantıların ortaya çıkarılması bulunuyor.
Köln’den Berlin’e uzanan vakalar, Almanya açısından yeni nesil ve sınır aşan organize suç yapılanmalarına ilişkin daha geniş bir güvenlik sorununa işaret ediyor. Özellikle silah ve patlayıcı kullanımının giderek daha görünür hale gelmesi, Alman makamlarının “Z kuşağı mafyası” olarak tanımladığı suç ağlarını güvenlik gündeminin ön sıralarına taşıyor.




