Balıkesir Üniversitesi ile Limnoloji Derneği tarafından ortaklaşa düzenlenen “11. Ulusal Limnoloji Sempozyumu”, 31 Ağustos-2 Eylül 2026 tarihleri arasında Balıkesir Üniversitesi Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Limnoloji Derneğinin katkılarıyla Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ev sahipliğinde yapılan sempozyumda, Türkiye'nin iç su kaynakları, iklim değişikliğinin su sistemleri üzerindeki etkileri, ekolojik denge, su yönetimi ve sürdürülebilirlik başlıklarında bilimsel çalışmalar ele alındı. Bilim insanları, araştırmacılar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile öğrencilerin katıldığı etkinlik, teknik gezi ve kültür programıyla sona erdi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 135523

SEMPOZYUMUN AÇILIŞINDA SU KAYNAKLARI ELE ALINDI

Sempozyumun Düzenleme Kurulunda Prof. Dr. Dilek Türker ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden Limnoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu yer aldı. Düzenleme Kurulu Başkanlığını Prof. Dr. Dilek Türker üstlendi.

Açılış konuşmaları Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl, Limnoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Okan Külköylüoğlu, Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Çetin ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Dilek Türker tarafından gerçekleştirildi.

Türker, konuşmasında suyun insanlığın gelecekteki yaşam kalitesini belirleyen faktörlerden biri olduğunu belirtti. Suyu konu alan çalışmaların insanlık, canlılık ve bilim açısından taşıdığı role değinen Türker, limnoloji alanındaki çalışmaların arttığını söyledi. Türker ayrıca yüz yüze gerçekleştirilen bilimsel etkinliklerin araştırmacıların, bilim insanlarının ve öğrencilerin bilgi ve deneyim paylaşmasına imkan sağladığını ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 135553

İÇ SU KAYNAKLARINA YÖNELİK ARAŞTIRMALAR SUNULDU

Sempozyumda limnoloji alanındaki güncel çalışmalar ve bilimsel gelişmeler paylaşılırken, Türkiye'nin iç su kaynaklarının korunması ve ekolojik dengenin sürdürülmesine yönelik araştırmalar da katılımcılara sunuldu.

Etkinlikte "su yönetimi, iklim, biyoçeşitlilik, mikroplastik, sürdürülebilirlik" konuları öncelikli başlıklar arasında yer aldı. İki gün boyunca iklim değişikliğinin iç sular üzerindeki hidrolojik ve ekolojik etkileri, tatlı su ekosistemlerindeki balık ölümleri, Beyşehir Gölü'nün ekolojik durumu ve antropojenik baskılar ile Eğirdir Gölü'nün güncel hidrolojik durumu gibi konularda sözlü ve poster sunumları gerçekleştirildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 135512

MURAT KAYA SUCUL SİSTEMLERDEN TEKNOLOJİYE UZANAN ÇALIŞMALARI ANLATTI

Sempozyumun ikinci gününde Prof. Dr. Murat Kaya, “Sucul Sistemlerden Teknolojiye: İleri Malzeme Transfer Stratejileri” başlıklı çağrılı konuşmasını gerçekleştirdi. Aynı gün bilim insanlarının çalışmalarını sunduğu paralel oturumlar da düzenlendi.

DURSUN YILDIZ TÜRKİYE'NİN SU YÖNETİMİNİ ANLATTI

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız da sempozyuma çağrılı konuşmacı olarak katıldı. Yıldız, açılışın ardından “Su Politikaları ve Türkiye'nin Geçmişten Geleceğe Su Yönetimi“ konulu sunum yaptı.

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde 10 yıllık sır! “İhbarı ben yapmadım” dedi, 155 kaydı ortaya çıktı
Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünde 10 yıllık sır! “İhbarı ben yapmadım” dedi, 155 kaydı ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de Cumhuriyet'in ardından DSİ Genel Müdürlüğünün katkılarıyla çeşitli su projelerinin hayata geçirildiğini belirten Yıldız, nüfus ve sanayideki büyümeyle birlikte su ihtiyacının da arttığını aktardı.

Yıldız, geçmiş dönemde yürütülen su projelerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de Cumhuriyet'ten sonra DSİ Genel Müdürlüğü'nün de büyük katkılarıyla önemli su projeleri hayata geçirilmiştir. Cumhuriyetin başlangıç yıllarında 15 milyon olan nüfusumuz bugün 85 milyonu aşmış durumdadır. Bu artan nüfusun, gelişen sanayinin su ihtiyacı başarılı bir şekilde karşılanmıştır. Ancak uzun yıllar boyunca uygulanan su politikaları kapsamında geliştirilen bu projeler daha çok birbirinden bağımsız projeler olmuştur."

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 135544

YILDIZ SU YÖNETİMİNDEKİ KOORDİNASYON SORUNLARINA DEĞİNDİ

Yıldız, su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik projelerde kurumlar arasındaki koordinasyona ilişkin şunları söyledi:

"Koordinasyon eksikliği nedeniyle projelerde belirtilen süreler içinde sonuca ulaşılamamıştır. Bu kapsamda su kaynaklarını geliştirme politikamızın öncelikle oluşmuş olan ihtiyaçların süratle karşılanmasına yönelik olduğu söylenebilir. Bu anlayış doğrultusunda suda arz yönetimi öne çıkmış ve sosyo-politik faktörlerin etkisiyle talebi düzenleyici mekanizmalara yer verilmemiştir."

Türkiye'nin su yönetimindeki kurumsal yapıya da değinen Yıldız, Su Yasası Taslağı hazırlıkları ile Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan planlamalara ilişkin açıklamalarda bulundu:

"Ek olarak, farklı çevresel, sosyopolitik ve yönetsel nedenlerle Türkiye'nin su yönetimi, kurumsal olarak çok başlı ve çok parçalı; koordinasyon eksikliği içinde bir yapı olarak ortaya çıkmıştır. Bunun düzenlenmesi ve su yönetimindeki diğer yasal eksikliklerin tamamlanması için yaklaşık 13 yıl önce başlatılan Su Yasası Taslağı hazırlıkları sürmektedir. Diğer taraftan, 2011 yılında kurulan Su Yönetimi Genel Müdürlüğü havza ölçeğinde koruma, su tahsisi, taşkın yönetimi, kuraklık yönetimi gibi birçok strateji ve eylem planlama raporu hazırlamıştır. Ancak yasal, yapısal ve kurumsal eksiklikler nedeniyle bu planlamalar uygulamaya geçememiştir."

EKOSİSTEM DENGESİNDEKİ DEĞİŞİMLERE DİKKAT ÇEKİLDİ

Yıldız, 2018-2023 Ulusal Su Planı'nda su kaynaklarının korunmasına yönelik toplumsal farkındalık, kurumlar arası koordinasyon, mevzuat ve yetki alanlarına ilişkin başlıklara yer verildiğini aktardı.

Yıldız, bu konuda şu ifadeyi kullandı:

"Birinci Ulusal Su Planı'nda belirtilen bu eksiklikler nedeniyle ekosistem dengesi bozulmakta, göllerimiz kurumakta, su kirliliği artmakta, su ve gıda güvencemiz riske girmektedir."

HAVZA ÖLÇEĞİNDE SU YÖNETİMİ ÇAĞRISI YAPILDI

Yıldız, su yönetiminde ekonomik verim, sosyal eşitlik ve çevresel sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek havza ölçeğindeki yönetim modeline ilişkin görüşlerini paylaştı:

"Su yönetiminde başarı sağlamak için suyu havza ölçeğinde yöneterek ekonomik verimi artırmak, sosyal eşitliği sağlamak ve çevresel sürdürülebilirliği temin etmek gerekmektedir. Su yönetiminde ekonomik verim, sosyal eşitlik ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında başarılı olabilmek için yasal altyapınızın eksiksiz, kurumsal altyapınızın ise çok gelişmiş olması zorunludur. Su yönetiminde 3K - Koruma, Kullanma ve Kapasite Geliştirme anlayışının hâkim olmasına yönelik radikal bir dönüşüm gereklidir."

Yıldız, su kaynaklarının yönetiminde merkezi, bölgesel ve havza ölçeğindeki planlamaların birbirleriyle ilişkili hale getirilmesi gerektiğini de belirtti:

"Su kaynaklarımızın sürdürülebilir geleceği için merkezi, bölgesel ve havza ölçeğindeki mevcut planlama karmaşasını ve planlar arasındaki ilişkisizliği gidermek de önem taşımaktadır. Suyu bir sektör olarak değil bir sistem olarak ele almalıyız. Burada hidrolojik sistemin ve ekosistemin suyun temini ve sürekliliğinin sağlanmasındaki rolü ve önemi unutulmamalıdır."

Doğa tabanlı çözümler, katılımcı yönetim ve dijital teknolojilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca ekolojik dengeyi gözeten doğa tabanlı çözümlere öncelik vermek, havza ölçeğinde katılımcı yönetimde yer alacak kuruluşların yapısal sorunlarını çözmek, zorundayız. Bunların yanı sıra su hizmetlerinde denetimin ve verimliliğin artırılması için dijital teknolojik gelişmelerden faydalanmak da atılması gereken öncelikli adımlar olarak önümüzde durmaktadır."

SEMPOZYUM TEKNİK GEZİYLE TAMAMLANDI

Sempozyumun son gününde Teknik Gezi ve Kültür Programı düzenlendi. Program kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü laboratuvarları ziyaret edildi. Katılımcılar ayrıca Kyzikos Antik Kenti ile Manyas Kuş Cenneti'ni gezdi.

Muhabir: Yaren Tekin