Yaşlanmanın hayatın doğal bir parçası olduğunu belirten Bahadın Yaşlanma Vakfı Müdürü Ertuğrul Kuru, günümüzde yaşam süresinin uzamasıyla birlikte sağlıklı yaşlanma konusunun daha fazla önem kazandığını söyledi. Kuru, uzun yaşamanın yanı sıra kişinin ilerleyen yaşlarda bağımsızlığını, üretkenliğini ve sosyal yaşamını korumasının temel hedeflerden biri olması gerektiğini ifade etti.

SAĞLIKLI YAŞLANMANIN TEMELLERİ GENÇLİKTE ATILIYOR
Sağlıklı yaşlanmanın yalnızca ileri yaşlarda üzerinde durulması gereken bir konu olmadığını vurgulayan Kuru, bu sürecin genç yaşlardan itibaren şekillendiğini belirtti.
Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, tütün ürünlerinden uzak durma, alkol kullanımını sınırlama, kaliteli uyku ve düzenli sağlık kontrollerinin sağlıklı bir yaşlılık döneminin önemli yapı taşları olduğunu ifade eden Kuru, özellikle ilerleyen yaşlarda hareketliliğin korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Kuru, kişinin günlük yaşam aktivitelerini mümkün olduğunca kendi başına sürdürebilmesinin hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yaşam kalitesine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

YAŞLILIK SADECE BEDEN SAĞLIĞINDAN İBARET DEĞİL
Sağlıklı yaşlanmanın yalnızca fiziksel sağlık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Kuru, ruhsal ve sosyal iyilik halinin de yaşlılık döneminin önemli unsurları arasında bulunduğunu söyledi.
İnsanların her yaşta kendilerini bir topluluğun parçası olarak hissetmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Kuru, aile, dost ve komşularla iletişimin sürdürülmesinin, sosyal etkinliklere katılmanın ve yeni şeyler öğrenmenin yaşlı bireylerin yaşamına anlam kattığını ifade etti.

YALNIZLIK YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLEYEBİLİYOR
Özellikle ileri yaşlarda sosyal çevreden uzaklaşmanın ve yalnızlığın önemli bir sorun haline gelebildiğini belirten Kuru, bu noktada yalnızca yaşlı bireylere değil, ailelere ve topluma da sorumluluk düştüğünü söyledi.
Kuru, yaşlı bireylerin sadece bakıma ihtiyaç duyan kişiler olarak görülmemesi gerektiğini, onların bilgi, deneyim ve yaşam birikimleriyle toplumun önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
Yaşlı bireylerin sosyal hayatın içerisinde tutulmasının kuşaklar arasındaki bağı da güçlendireceğini belirten Kuru, aile ve toplum desteğinin bu açıdan büyük önem taşıdığını ifade etti.

AKTİF YAŞLANMA HAYATTAN KOPMAMAYI GEREKTİRİYOR
Yaş ilerledikçe hayattan geri çekilmek yerine kişinin imkânları doğrultusunda hareket etmeye, üretmeye, paylaşmaya ve öğrenmeye devam etmesinin desteklenmesi gerektiğini belirten Kuru, aktif yaşlanmanın yaşam kalitesine önemli katkı sağladığını söyledi.
Kısa bir yürüyüşün, dostlarla yapılan bir sohbetin, bahçeyle ilgilenmenin, kitap okumanın veya bir sosyal etkinliğe katılmanın dahi günlük yaşam üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceğini ifade eden Kuru, yaşlılık döneminin hayattan uzaklaşma dönemi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.
YAŞLILARA BAKIŞIMIZI DEĞİŞTİRMELİYİZ
Yaşlılığın hayatın yalnızca son dönemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kuru, bu dönemin kendine özgü güzellikleri ve değerleri bulunduğunu söyledi.
“Bugünün gençleri yarının yaşlılarıdır” anlayışının toplumda daha fazla yerleşmesi gerektiğini ifade eden Kuru, yaşlı bireyler için oluşturulan yaşam koşullarının aslında toplumun geleceğine yönelik bir yatırım olduğunu dile getirdi.

BAHADIN YAŞLANMA VAKFI’NIN HEDEFİ AKTİF VE SOSYAL YAŞLANMA
Bahadın Yaşlanma Vakfı olarak yaşlı bireylerin yalnızca bakım ihtiyaçlarının karşılanmasına değil, sağlıklı, aktif, sosyal hayatın içerisinde ve kendilerini değerli hissederek yaşamlarını sürdürmelerine önem verdiklerini belirten Kuru, sağlıklı yaşlanma kültürünün toplumun bütün kesimlerine yayılması gerektiğini söyledi.
Kuru, yaşlı bireylerin toplumdan kopmadan yaşamlarını sürdürmelerinin hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli olduğunu ifade ederek, yaşlılığa yönelik bakış açısının değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kuru, “Sağlıklı yaşlanma yaşlılıkta başlayan bir süreç değildir. Sağlıklı yaşlanmanın yolu, bugünden sağlıklı yaşamaktan geçiyor.” dedi.





