Meliti'deki festivalde Makedonca söylenen bir şarkının ardından iki Yunan vatandaşının savcılığa başvurması gerilimi tırmandırırken, Üsküp merkezli bir sosyal medya grubunun “örgütlenme ve silahlanma” ifadelerini kullandığı açıklaması tartışmayı çok daha ileri bir noktaya taşıdı.

KRİZ MELİTİ'DEKİ FESTİVALDE BAŞLADI

Olayların merkezinde Florina'ya bağlı Meliti kasabasında 19 Temmuz 2026'da düzenlenen festival bulunuyor. Festival sırasında bir grubun Kuzey Makedonyalı şarkıcı Suzana Spasovska'nın “Aleksandar Car Makedonski” adlı eserini söylemesi ve görüntülerin daha sonra sosyal medyada yayılması Yunanistan'da tepkiye neden oldu.

Şarkının sözlerinde Büyük İskender ve II. Filip üzerinden Makedon kimliğine vurgu yapılırken Yunanlara yönelik sert ifadeler de yer alıyor. Görüntülerdeki bazı hareketlerin “Büyük Makedonya” düşüncesine gönderme yaptığı da şikâyetçiler tarafından öne sürüldü ancak bu yorum henüz adli makamlar tarafından doğrulanmış bir tespit değil.

102012751 Gettyimages 914194914.Jpg

İKİ YUNAN VATANDAŞI SAVCILIĞA BAŞVURDU

Festivalden yaklaşık iki ay sonra, 8 Eylül'de iki Yunan vatandaşı görüntüleri Florina Savcılığına taşıdı. Başvuruda festivalde yaşananların cezai veya başka bir hukuki sorumluluk doğurup doğurmadığının araştırılması talep edildi.

Eurofighter tedarikinde kritik aşama: Türk heyeti İngiltere’de
Eurofighter tedarikinde kritik aşama: Türk heyeti İngiltere’de
İçeriği Görüntüle

Şikâyetçiler, şarkının ve görüntülerdeki bazı hareketlerin yalnızca kültürel bir etkinlik olarak değerlendirilemeyeceğini savunurken bunların ayrılıkçı mesajlar içerdiğini ileri sürdü. Florina'daki savcılık makamlarının kendilerine sunulan görüntüleri incelemeye aldığı bildirildi.

“YUNANLAR, YETER ARTIK YALANLARINIZ”

Tartışmanın büyümesinde şarkının sözleri belirleyici oldu. Yunan basınına yansıyan çevirilerde şarkıda Makedon kimliği ve Büyük İskender'e ilişkin ifadelerin yanı sıra Yunanlara “gitmeleri” yönünde sözlerin bulunduğu aktarıldı.

Yunanistan'daki Makedon kültür dernekleri ve Slavca konuşan topluluklar açısından bölgedeki müzik ve dil kullanımı uzun süredir kültürel kimlik tartışmasının bir parçası. Buna karşılık Yunanistan'daki bazı çevreler, Kuzey Makedonya'yla bağlantılı kimi şarkı ve sembollerin kültürel ifade sınırlarını aşarak irredantist siyasi mesajlara dönüştüğünü savunuyor.

1789807654 8Ecce25552206Bf270D0

ÜSKÜP MERKEZLİ GRUPTAN “SİLAHLANMA” ÇIKIŞI

Savcılığa yapılan başvurunun kamuoyuna yansımasının ardından olay çok daha sert bir boyut kazandı. “Egejski Glas” adlı Üsküp merkezli sosyal medya sayfasından yapılan açıklamada Yunan makamlarına ağır suçlamalar yöneltilirken, Kuzey Makedonya hükümetinden de gelişmelere tepki göstermesi istendi.

Açıklamada, Üsküp yönetiminin harekete geçmemesi durumunda Makedonların “örgütlenmek, silahlanmak ve Ege Makedonyası'ndaki kardeşlerini savunmak” dışında seçeneklerinin kalmayacağı öne sürüldü. Paylaşımda Kosova Kurtuluş Ordusu ve Ulusal Kurtuluş Ordusu örneklerinin anılması ise açıklamanın Yunanistan'da güvenlik tartışmasına dönüşmesine neden oldu.

“20 BİN SİLAHLI MAKEDON” İFADESİ TARTIŞMAYI BÜYÜTTÜ

Söz konusu paylaşımda Yunan İç Savaşı dönemine de atıfta bulunuldu. Grup, “20 bin silahlı Makedon” ifadesini kullanarak geçmişte yaşanan çatışmaları hatırlattı ve bugün benzer bir durumda Yunanistan'ın dışarıdan aynı desteği bulamayacağını ileri sürdü.

Ancak bu açıklamanın Yunanistan'da yaşayan Slavca konuşan toplulukların tamamını temsil ettiğine dair bir veri bulunmuyor. Aynı şekilde Florina bölgesinde silahlı bir örgütlenmenin başladığını gösteren doğrulanmış bir bilgi de bulunmadığından, yaşanan gelişmeyi “Yunanistan'daki Makedonlar silahlı isyana hazırlanıyor” şeklinde sunmak mevcut bilgilerin ötesine geçiyor.

YUNAN MİLLETVEKİLİNDEN HÜKÜMETE ÇAĞRI

Tartışma kısa sürede Yunanistan'ın siyasi gündemine de taşındı. NIKI milletvekili Aspasia Kouroupaki, sosyal medyada yayılan silahlı örgütlenme ifadelerinin araştırılması için Atina yönetimine çağrıda bulundu.

Böylece Meliti'deki yerel bir festivalde başlayan tartışma, savcılık incelemesinin ardından ulusal güvenlik ve Yunanistan-Kuzey Makedonya ilişkileri bağlamında ele alınmaya başladı. Yunan makamlarının Üsküp merkezli grubun açıklamasına ilişkin atacağı adımlar ise henüz netleşmiş değil.

Makedonya Yunanistan

FLORİNA'DAKİ MAKEDON KİMLİĞİ TARTIŞMASI YENİ DEĞİL

Florina ve çevresindeki Slavca konuşan nüfusun kimliği uzun yıllardır Yunanistan ile Kuzey Makedonya arasındaki en hassas tarihsel meselelerden biri olmayı sürdürüyor. Bölgedeki bazı gruplar kendilerini etnik Makedon olarak tanımlarken Yunanistan, ayrı bir “Makedon ulusal azınlığı” bulunduğu yönündeki tanımlamayı kabul etmiyor.

Bu anlaşmazlık yalnızca kimlik tanımlamasıyla sınırlı değil; dilin kamusal kullanımı, dernekleşme ve kültürel faaliyetler de geçmişte hukuki tartışmalara konu oldu. Florina merkezli Rainbow/Vinozhito oluşumu da uzun yıllardır bölgede Makedon kimliği ve kültürel hakların tanınması yönünde faaliyet yürütüyor.

TARTIŞMA AİHM'E KADAR TAŞINMIŞTI

Bölgedeki anlaşmazlıklar geçmiş yıllarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne de geldi. Yunanistan, Makedon kimliğiyle bağlantılı bazı örgütlenme ve dernekleşme davalarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki hakları ihlal ettiği gerekçesiyle mahkûm edildi.

Dolayısıyla Meliti'deki son festival etrafında gelişen kriz, sıfırdan ortaya çıkan bir anlaşmazlıktan çok, onlarca yıldır devam eden kimlik, dil ve tarih tartışmasının yeni bir halkası niteliğinde. Son olayda fark yaratan unsur ise tartışmanın kültürel haklar ve savcılık incelemesi sınırını aşarak bir sosyal medya grubunun açık biçimde “silahlanma” söylemine kadar ulaşması oldu.

SİLAHLI İSYAN BAŞLADI MI?

Şu ana kadar ortaya çıkan bilgiler Florina'da silahlı bir isyanın başladığını veya böyle bir hazırlığın fiilen yürütüldüğünü göstermiyor. Doğrulanabilen gelişme, festival görüntülerinin Florina Savcılığına taşınması ve ardından Üsküp merkezli bir sosyal medya grubunun silahlı örgütlenmeden söz eden açıklama yayımlamasıyla sınırlı.

Bu nedenle olayın en dikkat çekici yönünü, Yunanistan'ın kuzeyindeki Makedon kimliği tartışmasının yıllar sonra yeniden sertleşmesi ve ilk kez güncel tartışmada silahlı örgütlenme söyleminin açık biçimde gündeme getirilmesioluşturuyor. Savcılık incelemesinin sonucu ve Atina ile Üsküp yönetimlerinin konuya ilişkin atacağı adımlar, krizin bundan sonraki seyrini belirleyecek.

Kaynak: Haber Merkezi