YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başarır’ın gündeminde kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan sermaye piyasalarındaki gelişmeler, Meclis Araştırma Komisyonu talebi ve Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılması yer aldı.
Başarır, fon krizine ilişkin iktidarın daha fazla açıklama yapması gerektiğini belirterek, soruşturmayla bağlantılı olduğu iddia edilen siyasetçi ve bürokratların kamuoyuna açıklanmasını istedi.
FON KRİZİ İÇİN MECLİS ÇAĞRISI
Başarır, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın TBMM Genel Kurulu’ndaki açıklamalarını eleştirdi. Fon krizine ilişkin konuşan Başarır, somut isimlerin ve işlemlerin açıklanmasını beklediklerini söyledi.
Başarır, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin Cevdet Yılmaz’a yönelttiği soruları da gündeme getirdi. Bir bakanın babasının fona 470 milyon lira yatırıp 830 milyon lira aldığı ve başka bir bakanın 170 milyon lirayla fondan çıktığı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Başarır ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın özel kalemi ve danışmanlarının toplam 7 milyon liralık işlem yaptığı yönündeki açıklamasını eleştirdi.
“MECLİS BÖYLE BİR ŞEYİ ARAŞTIRMAYACAKSA NEYİ ARAŞTIRACAK?”
Fon krizinin Meclis tarafından araştırılması gerektiğini belirten Başarır, muhalefet partilerinin Araştırma Komisyonu kurulması yönündeki önergelerinin görüşülmediğini söyledi.
Başarır, “Bu işi yapan, bu parayı alan, bu işe göz yuman belli zaten; bunları biliyoruz. Bu bakanları, bu siyasetçileri açıklayın” ifadelerini kullandı.
Meclis Araştırma Komisyonu kurulması halinde sürecin kapsamlı biçimde incelenmesini isteyen Başarır, tüm siyasi partilerin önergeler üzerindeki tutumlarının kamuoyu tarafından görülmesi gerektiğini belirtti.
“HERKESİ FONCU İLAN ETMİYORUZ”
Başarır, fon krizi üzerinden tüm siyasetçilerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini de söyledi. Elinde somut bilgi, belge ve kayıt bulunmadan kimseyi itham etmediklerini belirten Başarır, farklı partilerden soruşturmayla bağlantısı bulunan isimler varsa bunların ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Başarır, “YENİ Parti olarak bu konuda çok hassas davrandığımızı herkes bilsin. Elimize somut bilgi, belge, kayıt gelmediği sürece hiç kimseyi itham edip suçlamıyoruz” dedi.
Açıklamalarının belgeli bilgilere dayandığını belirten Başarır, kendilerine ulaşan ve doğruluğundan emin oldukları belgeleri kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi.
FATMA BETÜL SAYAN KAYA’YA YÖNELİK ELEŞTİRİ
Başarır, eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşinin ifade vermesi konusunda da değerlendirmelerde bulundu.
Kaya’nın ifade sürecinin ardından kamuoyunda oluşan tartışmalara değinen Başarır, Kaya’nın yatırım kararına ilişkin açıklamalarını eleştirdi. Başarır ayrıca savcılıktan Kaya’nın ifadesinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Başarır, dosyada Kaya’nın hukuki sıfatının ve ifade içeriğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
CEMİL TUGAY’A “HIRSIZ CEMİL” TEPKİSİ
Başarır’ın açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılması da geniş yer tuttu.
AK Parti yöneticilerinin daha önce Tugay hakkında kullandıkları ifadelerle yeni dönemdeki yaklaşımları arasında çelişki bulunduğunu savunan Başarır, “Düne kadar adama ‘Hırsız Cemil’ diyordunuz, ‘Yeteneksiz Cemil’ diyordunuz, ‘İzmir’i mahvettin Cemil’ diyordunuz; dün hepsi ‘Cemil Başkan’ diyor” ifadelerini kullandı.
Başarır, Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından yaşanan siyasi değişimi eleştirerek, “Siyaset ahlak işidir. Dün söylediğinle bugün söylediğini çeliştirmeyeceksin” dedi.

“DÜZELTMEK DE BİZE DÜŞECEK”
Başarır, fon krizinden futbol yönetimine kadar farklı alanlarda yaşanan sorunların bağımsız denetim ve liyakat ilkeleriyle ele alınması gerektiğini söyledi.
Kurumların tek bir kişinin müdahalesiyle yönetilemeyeceğini belirten Başarır, bağımsız kurulların güçlendirilmesi gerektiğini savundu. SPK, BDDK, Merkez Bankası ve Sayıştay gibi kurumların denetim ve bağımsızlık mekanizmalarına dikkat çekti.
Başarır, yaşanan sorunların çözümünde toplumun tamamının sorumluluğu bulunduğunu ifade ederek konuşmasını, “Düzeltmek de bize düşecek” sözleriyle tamamladı.




