Sağlıklı beslenme veya kilo verme sürecinde en sık merak edilen konulardan biri, hafta sonu yapılan kaçamakların haftanın geri kalanını nasıl etkilediği. Özellikle pazartesi sabahı tartıda görülen artış, pek çok kişinin bir haftalık emeğinin boşa gittiğini düşünmesine neden olabiliyor.

Diyetisyen Ayça Doğandemir, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, tek bir öğünün bütün haftayı silmeyeceğini ancak hafta sonunun sınırsız yeme dönemi olarak görülmesinin hafta içinde oluşturulan dengeyi bozabileceğini ifade etti.

TEK BİR ÖĞÜN BÜTÜN HAFTAYI BOZMAZ

Doğandemir, bir öğünde veya bir günde planın dışına çıkılmasının bütün haftayı bozduğunu söylemenin doğru olmadığını belirtti. Beslenme sürecinin tek bir öğün üzerinden değil, daha geniş bir zaman dilimindeki genel alışkanlıklar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bu nedenle bir öğünde planlanandan fazla yemek, kişinin sürecinin tamamen başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Önemli olan, tek bir kaçamağın ardından “Nasıl olsa diyet bozuldu” düşüncesine kapılarak kontrolü bütünüyle bırakmamak.

İKİ GÜNLÜK SINIRSIZ KAÇAMAK DENGEYİ DEĞİŞTİREBİLİR

Tek bir öğün ile bütün hafta sonuna yayılan kontrolsüz beslenme arasında fark bulunduğunu vurgulayan Doğandemir, cumartesi ve pazar günlerinin sınırsız bir “kaçamak” dönemi olarak görülmesinin alınan enerji miktarını önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.

Hafta içinde kilo vermek amacıyla oluşturulan enerji açığı, hafta sonundaki yüksek kalorili öğünlerle büyük ölçüde kapanabiliyor. Bazı durumlarda iki günlük kontrolsüz beslenme, hafta boyunca oluşturulan enerji açığını aşarak hedefe ulaşmayı zorlaştırabiliyor.

“YASAK” VE “SERBEST” AYRIMI YEME DÖNGÜSÜNE YOL AÇABİLİR

Besinleri sürekli “yasak” ve “serbest” olarak ikiye ayırmanın psikolojik açıdan da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Doğandemir, hafta içi aşırı kısıtlamanın hafta sonunda kontrolsüz yemeyi tetikleyebileceğine dikkat çekti.

Kişi, hafta boyunca sevdiği yiyeceklerden tamamen uzak durduğunda hafta sonunu bir ödül dönemi gibi görebiliyor. Böylece aşırı kısıtlama ile kontrolsüz yeme arasında tekrarlayan bir döngü oluşabiliyor. Bu durum hem beslenme düzeninin devamlılığını hem de kişinin yiyeceklerle kurduğu ilişkiyi zorlaştırabiliyor.

ESNEK BESLENME DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR

Doğandemir, sevilen yiyecekleri tamamen yasaklamak yerine uygun miktarda ve belirli sıklıkta beslenme planına dâhil etmenin daha sürdürülebilir olduğunu ifade etti. Böylece kişi, hafta sonunu uzun süredir beklediği sınırsız bir yeme fırsatı olarak görmeyebiliyor.

Dengeli ve esnek bir beslenme düzeninde tek bir yiyecek ya da öğün sürecin tamamını belirlemiyor. Genel beslenme alışkanlıklarının korunması ve porsiyon kontrolünün sürdürülmesi, kısa süreli sapmaların büyüyerek kontrolsüz bir döneme dönüşmesini önleyebiliyor.

Elazığ’da aile hekimlerini ayağa kaldıran kira artışı! Yüzde 350’ye kadar çıktı
Elazığ’da aile hekimlerini ayağa kaldıran kira artışı! Yüzde 350’ye kadar çıktı
İçeriği Görüntüle

PAZARTESİ TARTIDAKİ ARTIŞIN TAMAMI YAĞ DEĞİL

Hafta sonunun ardından tartıda görülen yükseliş, kişinin kısa sürede yüksek miktarda yağ kazandığı endişesine yol açabiliyor. Ancak Doğandemir, özellikle tuzlu ve karbonhidrat bakımından zengin besinlerin tüketildiği bir hafta sonunun ardından görülen artışın tamamının yağ olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Tuz tüketimine bağlı su tutulumu ve sindirim sistemindeki besin içeriği, vücut ağırlığını geçici olarak artırabiliyor. Bu nedenle pazartesi sabahı tartıda görülen rakamın paniğe yol açmaması, sürecin tek bir ölçüm yerine genel gidişat üzerinden değerlendirilmesi önem taşıyor.

Muhabir: Almila Kerküklü