FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e ait olduğu iddia edilen vasiyetnameyle ilgili örgüt içindeki tartışmalar yeniden alevlendi. Firari eski Zaman gazetesi muhabiri Ahmet Dönmez’in paylaştığı ve New Jersey makamlarınca hazırlandığı belirtilen bir belge, vasiyetnamenin noterlik sürecine ilişkin usulsüzlük iddialarını gündeme taşıdı. Belgede, noter olarak adı geçen Ahmet İdil hakkında inceleme yürütüldüğü ve noterlik yetkisinin askıya alınmasının kararlaştırıldığı belirtildi.
Gülen’in ölümünden sonra ortaya çıkan vasiyetname, uzun süredir FETÖ içinde tartışma konusu olmaya devam ediyor. Belgenin gerçek olup olmadığına ilişkin farklı açıklamalar yapılırken, son gelişmeyle birlikte tartışmaların yeniden örgüt tabanına yayıldığı öne sürüldü.

VASİYETİN NOTERLİK SÜRECİ GÜNDEMDE
Firari Ahmet Dönmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Gülen’e ait olduğu öne sürülen vasiyetnameye ilişkin yeni bir belge yayımladı.
New Jersey Hazine Departmanı Gelir ve İşletme Hizmetleri Dairesi tarafından 14 Temmuz 2026 tarihinde hazırlandığı belirtilen belgede, noter olarak adı geçen Ahmet İdil hakkında vasiyetname işlemi nedeniyle inceleme yapıldığı aktarıldı.
Belgede, İdil’in vasiyetnamenin sahibi olduğu belirtilen Fetullah Gülen ile yüz yüze görüşmediği, tanıklarla da yalnızca telefon üzerinden iletişim kurduğu ve işlemi noterlik defterine kaydetmediği yönündeki tespitlere yer verildi.
Bu unsurların, New Jersey noterlik kuralları açısından ihlal oluşturduğu belirtildi.

NOTERİN YETKİSİNİN ASKIYA ALINMASI KARARLAŞTIRILDI
Belgede yer alan değerlendirmeye göre, yapılan inceleme sonucunda Ahmet İdil’in New Jersey eyaletinin noterlik kurallarını ihlal ettiği tespit edildi.
İdil’in hakkındaki iddialara 13 Ocak’ta yetkililere yanıt verdiği belirtilirken, ilgili makamların iki ihlal nedeniyle noterlik yetkisinin askıya alınmasına karar verdiği aktarıldı.
Söz konusu gelişme, vasiyetnamenin düzenlenme koşullarına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi. Ancak noterlik kurallarına yönelik bu tespitlerin, tek başına vasiyetnamenin sahte olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelmediği de dikkat çekiyor.
TARTIŞMALARIN ODAĞINDA CEVDET TÜRKYOLU VAR
Gülen’in ölümünden aylar sonra ortaya çıkan vasiyetnamenin duyurulmasında, elebaşının uzun yıllar yanında bulunan Cevdet Türkyolu’nun adı öne çıktı.
Vasiyetnamenin yürütücüsü olarak da Türkyolu’nun adının geçtiği belirtilirken, belgenin gerçekliği daha önce Gülen’in kardeşi Mesih Gülen tarafından da tartışmaya açılmış ve konu yargıya taşınmıştı.
Türkyolu ise söz konusu iddiaların ardından yaptığı açıklamada vasiyetnamenin gerçek olduğunu savundu.
Vasiyetnamede ikinci yetkili olarak yer aldığı belirtilen Adem Kalaç da belgenin neden daha önce açıklanmadığına ilişkin değerlendirmesinde, Gülen’in ölümünün ardından yaşanan sürece işaret etti.

ÖRGÜT İÇİNDE FARKLI İSİMLERDEN FARKLI İDDİALAR GELDİ
Vasiyetnameyle ilgili tartışmalarda FETÖ içinden farklı isimlerin de açıklamaları gündeme geldi.
Gülen’in yeğeni Ebuseleme Gülen, konuyu sosyal medya üzerinden sık sık gündeme taşıyan isimlerden biri olurken, örgütün önde gelen isimlerinden Halit Esendir de vasiyetnamedeki imzanın sahte olduğu iddiasını dile getirdi.
Belgenin hazırlanma tarihi ve koşulları da tartışmaların önemli başlıkları arasında yer aldı. Vasiyetnamenin, 24 Temmuz 2024 tarihinde, Gülen’in ölümünden yaklaşık üç ay önce hazırlandığı belirtiliyor.
AHMET İDİL’İN FETÖ BAĞLANTISI DA GÜNDEMDE
Vasiyetnamede noter olarak adı geçen Ahmet İdil’in FETÖ ile bağlantısı daha önce de gündeme gelmişti.
AA tarafından daha önce yayımlanan haberlerde İdil’in, FETÖ’ye ait olduğu belirtilen New Jersey’in Clifton kentindeki Ant Kitabevi’nde çalıştığının tespit edildiği aktarılmıştı.
Aynı haberlerde İdil’in, Ant Kitabevi’nin alt kuruluşu olduğu belirtilen Blue Dome Press adlı yayınevinde başkan yardımcısı, The Light Inc. adlı başka bir FETÖ kuruluşunda ise muhasip üye olarak yer aldığına ilişkin belgelere yer verilmişti.
Böylece yeni belgeyle birlikte hem vasiyetnamenin hazırlanma süreci hem de belgede noter olarak yer alan kişinin geçmişi yeniden tartışmaların merkezine oturdu.
FETÖ içinde uzun süredir tartışılan vasiyetnamenin hukuki geçerliliğine ilişkin nihai durum ise yargı ve ilgili makamların değerlendirmeleriyle netleşecek.





