İki gün sürecek 18. BRICS Liderler Zirvesi’ne Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da aralarında bulunduğu liderlerin katılması bekleniyor. ABD ve İsrail ile İran arasında başlayan savaşın ardından gerçekleştirilecek ilk BRICS liderler buluşması olması, zirvenin siyasi önemini artırıyor.

Zirve öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Yeni Delhi’ye ulaştı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in de zirveye katılması beklenirken, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ın da Hindistan’a gelmesi öngörülüyor. Böylece Yeni Delhi, Orta Doğu’daki savaşın farklı taraflarıyla yakın ilişkiler sürdüren ülkeleri aynı diplomatik masa etrafında buluşturacak.

6Aa3Daaba8669Cff9E1Fb0E3.Jpg

İRAN SAVAŞINDAN SONRA İLK BRICS ZİRVESİ

Yeni Delhi’deki buluşmanın en önemli özelliği, İran’ın doğrudan taraf olduğu savaşın başlamasından sonra BRICS ülkelerinin liderler düzeyindeki ilk toplantısı olması. İran’ın BRICS üyesi olması, Tahran’ın yaşadığı çatışmanın grup açısından yalnızca dışarıdaki bir bölgesel kriz olarak değerlendirilmesini zorlaştırırken, üyelerin savaş karşısındaki farklı tutumları ortak bir siyasi mesaj oluşturulmasını da güçleştiriyor.

Zirvede savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin yanı sıra çatışmanın küresel ekonomi üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesi bekleniyor. İran’ın yanı sıra Rusya, Çin, Hindistan ve Körfez ülkelerinin aynı platformda bulunması, BRICS’i savaşın tarafları arasında doğrudan bir arabuluculuk mekanizmasına dönüştürmese de diplomatik temasların yürütülebileceği önemli kanallardan biri haline getiriyor.

HÜRMÜZ KRİZİ ENERJİ GÜVENLİĞİNİ ÖNE ÇIKARDI

Orta Doğu’daki savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sekteye uğraması, enerji güvenliğini zirvenin en kritik ekonomik başlıklarından biri haline getirdi. Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin önemli bölümünün geçtiği boğazdaki aksaklıkların fiyatları ve tedarik zincirlerini etkilemesi, özellikle yüksek miktarda enerji ithal eden BRICS üyeleri açısından doğrudan ekonomik risk oluşturuyor.

BRICS’in genişleyen yapısı enerji denkleminde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkarıyor. Rusya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dünyanın önemli enerji üreticileri arasında bulunurken Çin, Hindistan ve Endonezya büyük nüfusları ve büyüyen ekonomileriyle önde gelen enerji tüketicileri arasında yer alıyor. Bu nedenle Hürmüz’deki kriz, aynı yapı içerisindeki üretici ve tüketici ülkelerin enerji arzının güvenliği konusunda ortak çözümler aramasını daha önemli hale getiriyor.

6Aa3Da5Ca8669Cff9E1Fb0Db.jpg

PUTİN İLE MODİ TEMASLARI DA GÜNDEMDE

Yeni Delhi’de zirve başlamadan önce ikili diplomasi de hareketlenmiş durumda. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki temaslarda enerji, savunma, ticaret ve bölgesel gelişmelerin öne çıkması beklenirken, Rus petrolünün Hindistan enerji piyasasındaki ağırlığı iki ülke ilişkilerinin en önemli unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

Hakan Fidan Diyarbakır halkıyla bir araya geldi
Hakan Fidan Diyarbakır halkıyla bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Orta Doğu’daki arz sorunları Rus enerji kaynaklarının Hindistan açısından stratejik önemini daha da artırırken, Yeni Delhi’nin Moskova ile ilişkilerini Batılı ülkelerle geliştirdiği ortaklıklarla birlikte yürütme politikası da dikkat çekiyor. Hindistan’ın BRICS dönem başkanlığı bu açıdan Yeni Delhi’ye hem Rusya ve Çin ile hem de Batı ile ilişkilerini koruyan denge politikasını küresel bir platformda gösterme imkânı sağlıyor.

Şİ-MODİ GÖRÜŞMESİ ZİRVENİN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN

Zirvenin en fazla takip edilecek ikili temaslarından birinin Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi arasında gerçekleşmesi bekleniyor. Dünyanın en kalabalık iki ülkesi arasındaki ekonomik ilişkiler son derece güçlü olmasına rağmen sınır anlaşmazlıkları, ticaret açığı, yatırımlar ve karşılıklı güven sorunu Pekin-Yeni Delhi hattındaki rekabetin devam etmesine neden oluyor.

Son dönemde iki ülkenin ilişkilerdeki gerilimi azaltmaya yönelik adımlar atması, BRICS Zirvesi’ni yeni bir yakınlaşma için önemli hale getiriyor. Bununla birlikte Hindistan’ın Çin’in BRICS üzerindeki ağırlığının aşırı derecede artmasına mesafeli yaklaşması, grubun geleceğine ilişkin en önemli iç dengelerden birini oluşturuyor. Yeni Delhi, BRICS’in Batı karşıtı bir ittifaka dönüşmesinden ziyade gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve siyasi ağırlığını artıran daha esnek bir platform olarak kalmasını istiyor.

EKONOMİK İŞ BİRLİĞİNDEN ÇOK KUTUPLULUK ARAYIŞINA

BRICS, kuruluş döneminde ağırlıklı olarak yükselen ekonomiler arasındaki ekonomik iş birliğini geliştirmeyi hedefleyen bir yapı olarak ortaya çıkmıştı. Ancak grubun genişlemesiyle birlikte küresel yönetişimin yeniden düzenlenmesi, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası kuruluşlardaki temsilinin artırılması ve Küresel Güney’in dünya siyasetindeki etkisinin güçlendirilmesi gibi başlıklar giderek daha fazla ön plana çıktı.

Yeni Delhi Zirvesi’nde ticaret ve yatırımın yanı sıra kritik tedarik zincirleri, enerji ve gıda güvenliği, teknoloji, sağlık, sürdürülebilir kalkınma ve finansal iş birliği gibi alanların ele alınması bekleniyor. BRICS ülkelerinin Batı merkezli finans sistemlerine bağımlılığı azaltmaya yönelik arayışları da sürerken, ulusal para birimleriyle ticaretin genişletilmesi ve alternatif ödeme mekanizmalarının geliştirilmesi grubun uzun vadeli ekonomik gündeminin önemli parçaları arasında bulunuyor.

Brics

DOLAR BAĞIMLILIĞINI AZALTMA ARAYIŞI SÜRÜYOR

BRICS içerisinde son yıllarda en fazla tartışılan konulardan biri, üye ülkeler arasındaki ticarette dolar kullanımının azaltılması oldu. Rusya ve İran gibi Batı yaptırımlarına maruz kalan ülkeler bu konuda daha hızlı adımlar atılmasını savunurken, Hindistan gibi üyeler küresel finans sistemiyle ilişkileri nedeniyle daha temkinli bir yaklaşım benimsiyor.

Bu nedenle BRICS içerisinde kısa vadede doların yerini alacak ortak bir para biriminin oluşturulmasından ziyade yerel para birimleriyle ticaretin artırılması ve ülkeler arasındaki ödeme altyapısının geliştirilmesi daha gerçekçi bir seçenek olarak öne çıkıyor. Üye ülkelerin ekonomik modelleri ve Batı ile ilişkilerinin birbirinden önemli ölçüde farklı olması, finansal entegrasyon konusunda ortak hareket edilmesini zorlaştırmaya devam ediyor.

11 ÜYELİ BRICS KÜRESEL AĞIRLIĞINI ARTIRDI

Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin tarafından 2009’da BRIC adıyla oluşturulan platform, Güney Afrika’nın katılımıyla BRICS adını aldı. Sonraki genişleme sürecinde Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından Endonezya’nın da katılımıyla yapı 11 üyeli geniş bir platforma dönüştü.

Bu genişleme BRICS’in dünya nüfusu, enerji üretimi, ticaret ve satın alma gücü açısından küresel ağırlığını önemli ölçüde artırdı. Ancak üye sayısının yükselmesi aynı zamanda Çin-Hindistan rekabetinden İran ile Körfez ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklara kadar farklı jeopolitik çıkarların aynı yapı içerisinde buluşmasına neden oldu. BRICS’in büyümesi bu nedenle grubun gücünü artırırken ortak karar üretmesini daha karmaşık hale getiriyor.

YENİ DELHİ’DE ÇOK KUTUPLULUK SINAVI

BRICS ülkeleri uzun süredir daha çok kutuplu bir uluslararası sistem, Küresel Güney’in karar alma mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi ve Batı merkezli kurumların reforme edilmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşılık grubun üyeleri arasında BRICS’in nasıl bir siyasi yapıya dönüşmesi gerektiği konusunda tam bir görüş birliği bulunmuyor. Rusya ve Çin daha güçlü bir jeopolitik ağırlık oluşturulmasını isterken Hindistan gibi ülkeler platformun Batı karşıtı bir ittifak görüntüsüne bürünmesine mesafeli yaklaşıyor.

İran savaşı ve Hürmüz’deki enerji krizinin gölgesinde yapılacak Yeni Delhi Zirvesi bu nedenle BRICS’in yalnızca ekonomik büyüklüğünü değil, siyasi kapasitesini de sınayacak. Aynı masa etrafında enerji ihracatçılarını ve ithalatçılarını, birbirleriyle rekabet eden büyük güçleri ve farklı güvenlik çıkarlarına sahip Orta Doğu ülkelerini buluşturan grubun zirvede geliştireceği ortak tutum, BRICS’in çok kutuplu dünya iddiasını ne ölçüde somut bir siyasi güce dönüştürebileceğini gösterecek.

Kaynak: Haber Merkezi