Ahmet Haldun Dormen, 5 Nisan 1928’de Mersin’de dünyaya geldi. Babası Kıbrıslı iş insanı Sait Ömer Bey, annesi ise İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım’dı. Ailesinin soyadı başlangıçta “Önder” iken, babasının tercihiyle “Dormen” olarak değiştirildi. Küçük yaşlardan itibaren sanatla iç içe büyüyen Dormen’in tiyatro tutkusu erken yaşlarda şekillendi.
EĞİTİM HAYATI VE AMERİKA YILLARI
Ortaokulu Galatasaray Lisesi’nde okuyan Dormen, lise eğitimini Robert Kolej’de tamamladı. Tiyatro eğitimi için ABD’ye giden Dormen, Yale Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparak sahne sanatları alanında akademik eğitim aldı. Amerika’da bulunduğu süre boyunca çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yapan Dormen, Pasadena Playhouse’da sahnelenen dört oyunda rol alarak uluslararası deneyim kazandı.
TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ VE DORMEN TİYATROSU’NUN KURULUŞU
Türkiye’ye dönüşünün ardından Muhsin Ertuğrul’un yönettiği Küçük Sahne’ye katılan Dormen, “Cinayet Var” adlı oyunda canlandırdığı dedektif karakteriyle seyirci karşısına çıktı. 1955 yılında kendi adını taşıyan Dormen Tiyatrosu’nu kurarak Türk tiyatrosunda yeni bir dönemin kapısını araladı.
MÜZİKALLERLE GELEN ALTIN DÖNEM
Dormen Tiyatrosu, özellikle 1957-1972 yılları arasında büyük bir çıkış yakaladı. Türkiye’de sahnelenen ilk Batılı müzikal olan “Sokak Kızı İrma”yı 1961’de sahneye koyan Dormen, bu yapımla büyük ses getirdi. Tiyatro, Beyoğlu’ndaki Ses Tiyatrosu’nda yıllarca kapalı gişe oyunlar sahneledi. “Şahane Züğürtler”, “Bit Yeniği” ve “Yaygara 70” bu dönemin unutulmaz yapımları arasında yer aldı.
SAHNE TARİHİNE GEÇEN YAPIMLAR
1980’li yıllarda müzikal tiyatroya ağırlık veren Dormen, “Hisseli Harikalar Kumpanyası” ve “Şen Sazın Bülbülleri” gibi yapımları sahneledi. 1985’te İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yönettiği “Lüküs Hayat” müzikali ise yaklaşık 30 yıl boyunca sahnelenerek Türk tiyatro tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
SİNEMA VE TELEVİZYONDA DA İZ BIRAKTI
Tiyatrodaki başarısını sinema ve televizyona da taşıyan Haldun Dormen, “Bozuk Düzen” ve “Güzel Bir Gün İçin” adlı filmleri yönetti. Bu yapımlar, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde birçok ödüle layık görüldü. Televizyon izleyicisinin hafızasında ise özellikle “Dadı” dizisindeki Uşak Pertev karakteriyle yer edindi.
YAZARLIĞI, ÖDÜLLERİ VE SANATA KATKISI
Dormen, tiyatro yazarlığı alanında da önemli eserler verdi. Otobiyografik kitapları ve kaleme aldığı oyunlarla sahne arkasındaki deneyimlerini paylaştı. Hayatı boyunca 250’nin üzerinde ödül kazanan sanatçı, 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü. Afife Tiyatro Ödülleri’nin kurulmasına öncülük ederek Türk tiyatrosunun kurumsallaşmasına katkı sağladı.
SAHNEYE OLAN TUTKUSU HİÇ BİTMEDİ
İlerleyen yaşına rağmen sahneden kopmayan Dormen, Moliere’in “Kibarlık Budalası” oyununda yıllar sonra yeniden seyirci karşısına çıktı. Aynı zamanda genç tiyatroculara yol gösteren bir eğitmen ve sanat danışmanı olarak çalışmalarını sürdürdü.




