Ağrı Dağı'ndan alınan bir toprak örneğinde bulunan bakteri, bugün dünyanın dört bir yanındaki hastanelerde kullanılan bir antibiyotiğin kaynağı oldu. Eskişehir'deki Biogenesis Biyoteknoloji'nin Genel Müdürü Buğra Güldiken, bu örnekten yola çıkarak Anadolu topraklarındaki mikroorganizma zenginliğinin kayıt altına alınması gerektiğini Türkinform'a özel olarak anlattı.
AĞRI DAĞI TOPRAĞINDAN DÜNYA PİYASASINA
Güldiken'in örnek gösterdiği antibiyotik daptomisin. İlacın etken maddesini üreten Streptomyces roseosporus bakterisi, Ağrı Dağı'ndan toplanan bir toprak numunesinden elde edildi. Daptomisin 2003'te ABD'de kullanım onayı aldı ve ülkenin en çok gelir getiren damar yolu antibiyotikleri arasına girdi.
Türkiye'nin biyoteknolojideki en güçlü kozlarından birinin Anadolu'daki habitat çeşitliliği olduğunu belirten Güldiken, farklı iklim ve toprak koşullarının çok sayıda özgün mikroorganizmaya ev sahipliği yaptığını ifade etti.
MİKROORGANİZMALAR İÇİN ULUSAL ARŞİV ÖNERİSİ
Güldiken, bu biyolojik mirasın kaybolmaması için kültür koleksiyonlarının kurulmasını önerdi. Kültür koleksiyonları, bakteri, maya ve küf gibi mikroorganizmaların canlı olarak saklandığı ve araştırmacıların erişimine açıldığı biyolojik bankalar olarak işlev görür.
Mikroorganizma arşivlerini ileride biyoekonominin yönünü belirleyecek stratejik rezervler olarak gördüğünü söyleyen Güldiken, şirket olarak Anadolu'daki bu kaynağı bilimsel çalışmalarla ekonomiye kazandırmayı hedeflediklerini kaydetti.
YAPAY ZEKÂ DENEME YANILMA SÜRESİNİ KISALTTI
Biogenesis'in ürün geliştirme sürecinde yapay zekadan yararlandığını anlatan Güldiken, uygun mikroorganizmanın belirlenmesinden üretim koşullarının ayarlanmasına kadar pek çok adımın veri analiziyle yürütüldüğünü aktardı. Güldiken'e göre eskiden yıllar alan deneme yanılma çalışmaları artık birkaç ay içinde sonuçlanıyor.
Güldiken, mikroskobun uzun yıllar boyunca hücrenin yalnızca tek bir anını gösterdiğini, yapay zekâ ve veri analitiğinin ise hücrenin zaman içindeki davranışını izlemeyi ve sonraki adımını tahmin etmeyi mümkün kıldığını belirtti. Şirketin, hücrenin yapısına fiziksel olarak müdahale etmek yerine metabolizmasını yöneten mekanizmayı düzenleyerek sonuç aldığını ifade eden Güldiken, bir mikroorganizmanın en yüksek verimi hangi ortamda vereceğinin artık önceden hesaplandığını söyledi.
TEKNOPARKTAN SANAYİYE MİKROBİYAL ÜRÜN
Biogenesis Biyoteknoloji, 2024'te Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nin teknoparkında faaliyete başladı. Kadrosu 20 yılı aşkın sektör birikimine sahip olan şirketin çalıştığı ürün grupları şunlar.
- Biyosürfektanlar
- Sinbiyotikler
- Endüstriyel enzimler
- Ekzozomlar
- Biyoplastikler
Şirketin ürünleri gıda, sağlık, sanayi ve kozmetik sektörlerine yönelik. Biogenesis, laboratuvarını dış kullanıma da açıyor. Üniversitelerdeki araştırmacılar ve sanayi kuruluşları, şirketin cihaz altyapısından ve test ile analiz hizmetlerinden yararlanıyor.
Güldiken, şirketi kurarken üniversitelerde üretilen bilginin sanayide karşılık bulmasını amaçladıklarını açıkladı. Güldiken, hedeflerinin Eskişehir'den çıkıp Türkiye'nin biyoekonomisine katkı sunan bir marka oluşturmak olduğunu söyledi.





