İran heyeti, teknik mutabakat görüşmeleri için bulunduğu Bürgenstock'ta, ABD Başkanı Trump’ın sosyal medya ve basın aracılığıyla yönelttiği doğrudan tehditler üzerine masayı terk etti. İran cephesi, bu ifadelerin sadece bir pazarlık değil, ülkenin egemenliğine yönelik bir saldırı dili olduğunu vurgulayarak müzakereleri sonlandırdı.
"PEZEŞKİYAN'A YÖNELİK İFADELER KABUL EDİLEMEZ"
Trump’ın, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a hitaben "Ağzından çıkanlara dikkat etse iyi olur, yoksa ülkenin geri kalanını da ele geçiririz" şeklindeki sözleri, İranlı diplomatlar nezdinde bardağı taşıran son damla oldu. Heyetin bu ifadeleri, diplomatik nezaket sınırlarını aşan ve Tahran'ın bekasına yönelik bir "meydan okuma" olarak değerlendirdiği ifade ediliyor. Tahran yönetimi, kendi liderlerine yönelik bu tür bir dilin kullanıldığı ortamda müzakere yürütmenin mümkün olmadığını belirtti.

"DAHA SERT DARBE" TEHDİDİYLE GELEN KOPUŞ
Trump'ın "Lübnan'daki vekil güçlerin durdurulmaması halinde geçen haftakinden daha sert bir darbe indiririz" şeklindeki çıkışı, zaten hassas bir dengede ilerleyen mutabakat sürecini doğrudan hedef aldı. İran heyeti, teknik detayların konuşulduğu bir ortamda askeri tehditlerin savrulmasının, ABD'nin iyi niyetli bir çözüm arayışında olmadığını gösterdiğini savundu. Bu durum, arabuluculuk faaliyetlerini yürüten Katar ve Pakistan için de diplomatik bir çıkmaz yarattı.

KALİBAF: "TEHDİTLERİNİZİ CİDDİYE ALMIYORUZ"
Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın gün içinde yaptığı "Tehditleri ciddiye almıyoruz" açıklaması, aslında masadan kalkışın habercisi niteliğindeydi. Kalibaf, ABD'nin tehdit siyasetinin geçmişte hiçbir sonuç vermediğini hatırlatarak, İran'ın askeri anlamda da her türlü senaryoya hazır olduğu mesajını verdi. Heyetin sahayı terk etmesi, Tahran'ın bu söylemi sadece sözle değil, eylemle de desteklediğini gösteriyor.
BÖLGESEL DİPLOMASİDE BELİRSİZ DÖNEM
İran heyetinin alandan ayrılmasının ardından İsviçre’deki diplomatik hareketlilik yerini yerel saatle belirsizliğe bıraktı. Orta Doğu'daki dengeleri değiştirmesi beklenen bu mutabakatın çöküş aşamasına gelmesi, bölgedeki askeri gerilimin önümüzdeki saatlerde daha da tırmanabileceği endişesini doğuruyor. Uluslararası toplum, taraflar arasında yeni bir "sakinleştirici" diplomatik temas olup olmayacağını dikkatle takip ediyor.




