MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından siyasi partilerin kuruluş şartları, faaliyet alanları ve parti içi seçimlere ilişkin bir dizi paylaşım yaptı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre Türkiye'de halen 186 siyasi parti bulunduğunu belirten Yıldız, mevcut siyasi yapı içerisinde "tabela partileri", "hülle partileri", "pazarlık partileri" ve "kişi partileri" gibi farklı oluşumların bulunduğunu ifade ederek sert mesajlar verdi.
"MERAKLISINA NOTLAR" DİYEREK MADDE MADDE SIRALADI
Feti Yıldız, paylaşımına "Meraklısına notlar" ifadeleriyle başladı. Siyasi partilerin uyması gereken anayasal sınırları madde madde sıralayan Yıldız, partilerin Cumhuriyetin temel niteliklerini ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü değiştirmeyi amaçlayamayacağını vurguladı. Yıldız, siyasi partilerin egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu ilkesini değiştiremeyeceğini ve seçimlerin serbest, eşit, gizli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yapılması kuralına aykırı hareket edemeyeceğini belirtti. Paylaşımında siyasi partilerin "Bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamaz veya adlarını kullanamazlar" hükmüne de yer veren Yıldız, sosyal bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunan siyasi faaliyetlere de dikkat çekti.

Yıldız, Türkiye'deki siyasi parti sayısına ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. MHP Genel Başkan Yardımcısı, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre ülkemizde hali hazırda 186 siyasi parti bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Siyasi partilerin farklı kategoriler altında değerlendirilebileceğini belirten Yıldız, bu oluşumları "kitle partileri, ideoloji partileri, kadro partileri, bölgeci partiler, tabela partileri, hülle partileri, pazarlık partileri, kişi partileri, silsile partileri, kalıntı partiler, üyesiz partiler, çıkar grubu olan partiler" şeklinde sıraladı.
"PARTİ KURMAYI ŞİRKET KURMAKTAN DAHA KARLI GÖRENLER TÜREMİŞTİR"
Yıldız'ın paylaşımındaki en sert ifadeler ise siyasi parti kurma ve son yıllarda ortaya çıkan siyasi oluşumlara yönelik oldu. MHP'li Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bu partiler arasında bir sınıflandırma yapılırsa çok renkli kümeleşmeler görebiliriz. Bunlar; kitle partileri, ideoloji partileri, kadro partileri, bölgeci partiler, tabela partileri, hülle partileri, pazarlık partileri, kişi partileri, silsile partileri, kalıntı partiler, üyesiz partiler, çıkar grubu olan partiler vs. Bu tipolojilere eklenecek oluşumlar vardır mutlaka. Parti kurmayı şirket kurmaktan daha karlı görenler türemiştir. Tabela partilerinin yasa dışı faaliyetlerini burada anlatmak zaman israfıdır. Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır."
SİYASİ PARTİLERE ANAYASAL SINIRLARI HATIRLATTI
Yıldız, ikinci paylaşımında da siyasi partilerin faaliyetlerine ilişkin aynı anayasal hükümleri yeniden gündeme getirdi. Paylaşımında partilerin Cumhuriyetin temel niteliklerini, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, Türkçeyi, bayrağı, milli marşı ve başkentiyle ilgili anayasal hükümleri değiştirmeyi amaçlayamayacağını belirten Yıldız, egemenliğin herhangi bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı ilkesine dikkat çekti. Yıldız ayrıca siyasi partilerin anayasal hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde bulunamayacağını vurguladı.
PARTİ İÇİ SEÇİMLERDEKİ HİLEYE HAPİS CEZASI
Feti Yıldız'ın paylaşımında siyasi parti kongreleri ve parti içi seçimlerdeki oylamalara ilişkin ceza hükmü de yer aldı. Yıldız, şu ifadeyi paylaştı:
"Önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçimleri ve kararları için yapılan oylamalarla, her kademedeki her çeşit parti görevlileri ve yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
SİYASİ PARTİLER KANUNU NE DİYOR? PARTİ KURMAK NEDEN KOLAY?
Feti Yıldız'ın siyasi parti kuruluşlarına ilişkin açıklamaları, yürürlükteki mevzuat açısından değerlendirildiğinde Türkiye'de siyasi parti kurmanın belirli koşullara bağlandığı, ancak kuruluş aşamasında önceden izin şartının aranmadığı görülüyor. Anayasa'nın 68. maddesine göre vatandaşların siyasi parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma hakkı bulunuyor. Aynı maddede siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu ve önceden izin almadan kurulabilecekleri hükme bağlanıyor. Ancak partilerin faaliyetlerini Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde yürütmesi gerekiyor. Kuruluş için temel şartlardan biri ise 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 8. maddesinde düzenleniyor. Buna göre siyasi partiler, partiye üye olma yeterliliğine sahip en az 30 Türk vatandaşı tarafından kurulabiliyor. Kuruluş için gerekli bildiri ve belgelerin İçişleri Bakanlığına verilmesiyle parti tüzel kişilik kazanıyor. Kuruluş belgelerinin birer örneği de üç gün içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Anayasa Mahkemesine gönderiliyor. Dolayısıyla hukuken "her isteyen hiçbir koşul olmadan parti kurabilir" demek doğru değil. Daha doğru ifade, parti kuruluşunda önceden izin sisteminin bulunmadığı ve kanunda öngörülen şartları taşıyan en az 30 kişinin gerekli belgeleri sunmasıyla tüzel kişiliğin kazanıldığı şeklinde olmalı.

ANAYASAL SINIRLAR VE DENETİM
Siyasi partilerin kuruluşunun izin şartına bağlanmaması, faaliyetlerinin sınırsız olduğu anlamına gelmiyor. Anayasa'nın 68. maddesi, siyasi partilerin tüzük, program ve eylemlerinin devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine ve demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamayacağını belirtiyor. Partiler ayrıca sınıf veya zümre diktatörlüğünü ya da herhangi bir tür diktatörlüğü savunamaz ve suç işlenmesini teşvik edemez. Burada önemli bir hukuki ayrım bulunuyor. Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesi Anayasa'nın 2. maddesinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti ise 3. maddesinde düzenleniyor. Anayasa'nın 4. maddesi ise 2. ve 3. maddelerdeki hükümlerin değiştirilmesini ve değiştirilmesinin teklif edilmesini yasaklıyor. Bunun yanında 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, siyasi partilerin faaliyetlerine ilişkin daha ayrıntılı sınırlamalar getiriyor. Kanunda demokratik devlet düzeninin korunması, devletin tekliği, azınlık yaratılmasının önlenmesi, bölgecilik ve ırkçılık yasağı, eşitlik, laiklik ve siyasi parti faaliyetlerine ilişkin çeşitli hükümler yer alıyor.
KURULUŞ KOLAY, FAALİYETLER SINIRSIZ DEĞİL
Mevcut sistemde kuruluş aşamasında "önceden izin" aranmadığı için siyasi parti kurmak, birçok siyasi faaliyete kıyasla daha düşük bir başlangıç eşiğine sahip. Ancak kuruluş sonrasında partilerin mevzuata uygun hareket edip etmediğine ilişkin hukuki mekanizmalar bulunuyor. Nitekim 2026 yılında Anayasa Mahkemesi'nin gündemine siyasi partilerin tüzükleri, isim ve amblemleri ile kanuna uygunluklarına ilişkin çeşitli başvurular yansıdı. Örneğin Mayıs 2026 gündeminde bazı siyasi partilerin tüzüklerindeki kanuna aykırı hükümlerin giderilmesine yönelik ihtar talepleri yer aldı. Yine 2026 yılı içerisinde bazı siyasi partilerin isim veya amblemlerinin başka partilerle iltibasa yol açtığı iddiaları da Anayasa Mahkemesi gündemine taşındı. Bu durum, parti kuruluşunda önceden izin şartı bulunmamasının, partilerin sonradan hiçbir hukuki denetime tabi olmadığı anlamına gelmediğini gösteriyor. Anayasa'nın 69. maddesine göre siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olmak zorunda. Siyasi partilerin mali faaliyetleri de Anayasa Mahkemesinin denetimine tabi. Parti kapatma davaları ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanıyor. Bu nedenle hukuki açıdan tablo iki aşamalı olarak değerlendirilebilir: Partinin kurulması için önceden izin alınması gerekmiyor; ancak kuruluşun kanuni şartları bulunuyor ve parti kurulduktan sonra Anayasa ile Siyasi Partiler Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülüklere ve denetim mekanizmalarına tabi oluyor.
FETİ YILDIZ KİMDİR?
Feti Yıldız, 25 Mayıs 1953 tarihinde Yozgat'ın Devecipınar ilçesinde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Yıldız, hukuk eğitiminin ardından siyasi çalışmalarına ağırlık verdi. 1980 öncesinde Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Yıldız, ilerleyen yıllarda MHP içerisinde çeşitli görevler üstlendi. Bir dönem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başdanışmanı olarak da görev yapan Yıldız, parti yönetimindeki çalışmalarıyla öne çıktı.
Feti Yıldız, 18 Mart 2018 tarihinden itibaren MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor. Hukuk ve seçim mevzuatına ilişkin konularda MHP'nin çalışmalarında aktif rol üstlenen Yıldız, aynı zamanda 27. Dönem İstanbul Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görev yaptı. Yıldız, TBMM'de görev yaptığı dönemde Anayasa Komisyonu Üyeliği de yaptı. Orta düzeyde Fransızca bilen Feti Yıldız, evli ve iki çocuk babasıdır. Yıldız'ın eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın kuzeni olduğu bilgisi de biyografisinde yer almaktadır.






