İnsanlar fiziksel bir ağrı yaşadığında sorunun farkına varıp çözüm aramaya daha hızlı yönelebiliyor. Ancak psikolojik sıkıntılar her zaman dışarıdan fark edilmediği için kişiler yaşadıkları durumu uzun süre normal kabul edebiliyor. “Ben zaten kaygılıyım”, “Ben böyleyim” veya “Hayat zaten zor” gibi düşünceler, kişinin yaşadığı problemi fark etmesini ve profesyonel destek aramasını geciktirebiliyor.

Klinik Psikolog Kubilay Bayram, insanların psikolojik destek alma kararını neden ertelediğini ve hangi noktada profesyonel yardım düşünülmesi gerektiğini anlattı.

PSİKOLOJİK SIKINTILAR KİŞİLİĞİN BİR PARÇASI SANILABİLİYOR

Bayram, fiziksel acının görünür ve somut olması nedeniyle kişinin harekete geçmesini kolaylaştırdığını, psikolojik sıkıntıların ise aynı şekilde görünür olmayabildiğini belirtti.

Bir kişinin uzun süre kaygılı, mutsuz, gergin veya huzursuz olması zaman içerisinde kendi gözünde de sıradanlaşabiliyor. Kişi yaşadığı durumu “Ben zaten böyleyim” diyerek kişiliğinin bir parçası olarak değerlendirebiliyor.

“Ben zaten kaygılıyım”, “Ben böyleyim” veya “Hayat zaten zor” şeklindeki kabuller, aslında üzerinde çalışılabilecek bir problemin normalleştirilmesine neden olabiliyor.

Bayram’a göre burada önemli olan, yaşanan duygunun kişinin bütün kimliğiyle eşleştirilmemesi. Çünkü belirli bir dönemde kaygı yaşamak, kişinin tamamen “kaygılı bir insan” olduğu anlamına gelmiyor.

İNSANLAR NEDEN YARDIM İSTEMEKTEN KAÇINIYOR?

Psikolojik destek alma kararının gecikmesinde yalnızca sorunun fark edilmemesi değil, sosyal ve kişisel bazı nedenler de etkili olabiliyor.

Bayram, kişinin yaşadığı problemi kendi başına çözmesi gerektiğini düşünmesinin, destek almak konusunda tereddüt oluşturabileceğini ifade etti. Bunun yanında kişinin kendisini açma konusunda zorlanması, başkalarının ne düşüneceği konusunda kaygılanması ve uzun süredir kaçındığı bazı konularla yüzleşme düşüncesi de yardım aramayı güçleştirebiliyor.

Bazı kişiler için profesyonel destek almak, “Sorunumu kendim çözemiyorum” şeklinde algılanabiliyor. Oysa Bayram, terapi sürecinin güçsüzlük veya pes etmek anlamına gelmediğini, kişinin yaşadığı sorunların sorumluluğunu alması ve kendisini daha iyi anlaması açısından önemli bir adım olabileceğini belirtti.

SORUNUN BÜYÜMESİNİ BEKLEMEK GEREKMİYOR

Bayram, insanların çoğu zaman sorun ilk ortaya çıktığında değil, artık dayanılması zor bir noktaya ulaştığında destek aradığını söyledi.

Kişi uzun süre kaygı, stres, mutsuzluk veya başka bir psikolojik güçlük yaşayabiliyor ancak günlük hayatını bir şekilde sürdürdüğü için bununla ilgili yardım almayı erteleyebiliyor. Sorun büyüdükçe ise kişinin yaşam alanı daralmaya başlayabiliyor.

Bu noktada psikolojik desteğin yalnızca kriz dönemlerinde başvurulan bir yöntem olmadığına dikkat çeken Bayram, terapi sürecinin kişinin duygularını tanımasına, yaşadığı güçlükleri anlamasına ve bunlarla başa çıkma becerileri geliştirmesine de yardımcı olabileceğini ifade etti.

“BOĞULAN BİRİNE YÜZME ÖĞRETEMEZSİNİZ”

Bayram, psikolojik desteğin kriz ve kriz öncesi süreçlerini anlatırken dikkat çekici bir benzetme yaptı.

“Boğulmakta olan birine o an yüzme öğretemezsiniz” yaklaşımından hareket eden Bayram, kriz yaşayan kişinin öncelikle o durumdan çıkarılması gerektiğini belirtti. Ancak psikolojik destek yalnızca kişi krize girdiğinde devreye giren bir “kurtarma” süreci olarak görülmemeli.

Terapi, kişinin duygularını fark etmesini, yaşadığı zorlukları anlamasını, kendisini tanımasını ve ilerleyen dönemlerde karşılaşabileceği güçlüklerle daha sağlıklı şekilde baş etmesini sağlayabilecek bir süreç olarak değerlendiriliyor.

Meme kanseri tedavisi neden herkeste aynı değil?
Meme kanseri tedavisi neden herkeste aynı değil?
İçeriği Görüntüle

NE ZAMAN PROFESYONEL DESTEK ALINMALI?

Bayram, kaygı ve stresin kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde etkilemeye başlamasının önemli bir işaret olduğunu söyledi.

Psikologdan Dikkat Çeken Uyarı! Bunu Çoğumuz Yapıyoruz-1

Kişinin insanlarla görüşmekten kaçınması, toplantıları veya sorumlulukları sürekli ertelemesi, evden çıkmak istememesi ya da zihnindeki düşünceler nedeniyle günlük işlerine odaklanmakta zorlanması, yaşanan sıkıntının yaşam alanını daralttığını gösterebilir.

Bu tür durumların uzun süre devam etmesi, kişinin ilişkilerini ve yaşam kalitesini etkilemesi veya kendi başına baş etmenin giderek zorlaşması halinde profesyonel destek alınmasının önemli olduğunu belirten Bayram, kişinin “önce tamamen iyi olayım, sonra yaşamaya başlarım” düşüncesine de takılı kalmaması gerektiğini ifade etti.

Uzmanın yaklaşımına göre bazen yeniden hayatın içine küçük adımlarla katılmak, kişinin kendisini daha iyi hissetme sürecinin de bir parçası olabiliyor.

Muhabir: Büşra AKÖZ