Topuk dikeni, ayak tabanında bulunan ve kemikleri örten kalın zarın, yani plantar fasyanın normalden fazla gerilmesi sonucunda ortaya çıkabiliyor. Sert yüzeylerde yürümek, koşmak ve zıplamak, aşırı kilo, uzun süre ayakta kalmak ve yanlış ayakkabı kullanımı hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabiliyor.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Murat Çakır, TÜRKİNFORM’a değerlendirdi. Çakır, topuk dikeninde en önemli belirtilerden birinin ağrı olduğunu belirterek, özellikle sabah saatlerinde ortaya çıkan şikayetlerin dikkate alınması gerektiğine dikkat çekti.

SABAH İLK ADIMLARDAKİ AĞRI ÖNEMLİ BİR BELİRTİ
Topuk dikeninde ağrının özellikle sabah saatlerinde belirginleşebildiğini belirten Doç. Dr. Murat Çakır, kişinin yataktan kalktıktan sonra bir süre topuğunun üzerine basmakta zorlanabileceğini ifade etti.
Hastalık ilerledikçe başlangıçta sabahları görülen ağrıların gün içerisinde de devam edebildiğini belirten Çakır, topuklu ve sert tabanlı ayakkabıların kullanımının da zorlaşabileceğini söyledi.
Daha ağır durumlarda ise ağrıların dinlenme sırasında bile devam edebileceğine dikkat çekti.
TOPUK DİKENİNİ TETİKLEYEBİLEN FAKTÖRLER
Ayak tabanındaki dokunun normalden fazla gerilmesine neden olabilecek çeşitli faktörlerin bulunduğunu belirten Çakır, sert yüzeylerde yürümek, koşmak, zıplamak, uzun süre ayakta kalmak, aşırı kilo ve yanlış ayakkabı kullanımının dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında olduğunu ifade etti.
Özellikle ayağa uzun süre ve yoğun yük bindiren kişilerin ayakkabı seçimine dikkat etmesinin önem taşıdığını belirten Çakır, ayak tabanına uygulanan baskının azaltılmasının tedavi sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
ERKEN DÖNEMDE İSTİRAHAT ÖNEM TAŞIYOR
Topuk dikeninin ilerlememiş evresinde muayene ile tanı konulabildiğini belirten Çakır, tedavi sürecinde öncelikle ayağa uygulanan baskının azaltılmasının önemli olduğunu ifade etti.
İstirahatin, ayağa uygulanan yükü azaltarak etkilenen bölgedeki iltihabi durum ile buna bağlı ağrı ve şişliğin azalmasına yardımcı olabileceğini belirten Çakır, buz uygulamasının da iltihabi durumu baskılayarak ağrı ve şişliğin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
TABANLIK VE GECE ATELİNDEN FİZİK TEDAVİYE
Tedavide destekleyici uygulamalardan da yararlanılabildiğini belirten Çakır, halka şeklindeki tabanlıkların topuktaki baskıyı azaltmak amacıyla ayakkabı içerisinde kullanılabileceğini ifade etti.
Gece ateli ve germe egzersizlerinin yanı sıra fizik tedavinin de tedavi seçenekleri arasında yer aldığını belirten Çakır, darbe emici spor ayakkabıların da ayaktaki yumuşak dokulara uygulanan basıncı hafifletmeye ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabileceğini söyledi.
HER TOPUK DİKENİNDE AMELİYAT GEREKMİYOR
Topuk dikeninde tedavi yöntemlerinin hastalığın durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çakır, çoğu vakada ameliyata gerek kalmadan diğer tedavi yöntemlerinden yararlanılabildiğini ifade etti.
Topuk ağrısının uzun süre göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Çakır, özellikle sabahları belirginleşen ve zaman içerisinde gün boyunca devam eden ağrıların değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.

TOPUK AĞRISINI İHMAL ETMEYİN
Topuk dikeninin günlük yaşamda yürüme ve ayakkabı kullanımını zorlaştırabileceğini belirten Doç. Dr. Murat Çakır, özellikle sabah ilk adımlarda ortaya çıkan topuk ağrısının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
İstirahat, uygun destekleyici uygulamalar, germe egzersizleri ve fizik tedavi gibi yöntemlerin tedavi sürecinde kullanılabildiğini belirten Çakır, hastaların şikayetlerinin durumuna göre uzman değerlendirmesinden geçmesinin önemine dikkat çekti.






