Pakistan aracılığıyla sağlanan 14 maddelik mutabakatın mimarlarından olan Şahbaz Şerif, İran'ın kriz yönetimindeki dürüstlüğüne dikkat çekti. Şerif, özellikle Trump'ın geçmişte Hindistan-Pakistan gerilimindeki tutumuna atıfta bulunarak, liderlerin barışçıl bir çözüm için gerekli siyasi iradeye sahip olduklarını savundu.
"İRAN YÖNETİMİ BARIŞ KONUSUNDA SAMİMİ"
Başbakan Şahbaz Şerif, İranlı liderler Hamaney, Pezeşkiyan ve Erakçi'nin süreci "gerilimi düşürme" stratejisiyle yönettiklerini belirtti. İran'ın kriz sürecini son derece onurlu bir tavırla ele aldığını ifade eden Şerif, Tahran yönetiminin bölgede barışı tesis etme arzusunda dürüst olduğuna inandığını kaydetti. Pakistan'ın arabuluculuk rolüne vurgu yapan Şerif, taraflar arasındaki güven köprülerinin kurulmasında İranlı heyetin yapıcı tutumunun belirleyici olduğunu ifade etti.

"TRUMP TAM BİR BARIŞ ADAMI"
ABD Başkanı Donald Trump'ın barış arayışındaki rolüne de değinen Şerif, "Donald Trump'ın barış adamı olduğu konusunda hiçbir şüphem yok" diyerek dikkat çeken bir çıkış yaptı. Şerif, Trump'ın bu vizyonunu daha önce Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilimi yatıştırma sürecinde bizzat gözlemlediğini hatırlatarak, mevcut ABD-Pakistan iş birliğinin de bu vizyonun bir parçası olduğunu vurguladı.
"İSLAMABAD MUTABAKATI" İLE YENİ BİR DÖNEM
18 Haziran'da dijital ortamda imzalanarak resmen yürürlüğe giren "İslamabad Mutabakatı", Orta Doğu'da uzun süredir beklenen bir nefes alma alanı oluşturdu. Savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin serbest bırakılması ve ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasını öngören 14 maddelik anlaşma, bölgesel ticaret ve güvenlik dengelerini yeniden tanımlıyor. Pakistan Başbakanı, bu mutabakatın sadece İran-ABD ilişkilerini değil, tüm bölgenin kalkınma vizyonunu değiştirebileceğini belirtti.
ABD-PAKİSTAN İŞ BİRLİĞİNDE YENİ SAYFA
Şerif, mutabakat sürecinin ABD ile Pakistan arasında yeniden gelişen dostluk için de büyük bir fırsat olduğunu söyledi. İki ülke arasında yakın koordinasyon ve iş birliği döneminin kapısını aralayan bu süreçten oldukça cesaret aldıklarını belirten Başbakan, Pakistan'ın küresel diplomasideki arabuluculuk kapasitesinin bu süreçte tescillendiğini ifade etti. Bu yeni dönem, İslamabad'ın jeopolitik konumunu bölgedeki dengeleyici bir güç olarak pekiştiriyor.




