Dijital platformlar ve sosyal medyanın günlük hayatın merkezine yerleşmesi, müzik dinleme alışkanlıklarını da değiştirdi. Geçmişte giriş, gelişme ve nakarat bölümleriyle daha uzun bir yapıya sahip olan şarkıların yerini, günümüzde çok daha kısa sürede tüketilen parçalar almaya başladı.

Müzik sektöründeki değişimi TÜRKİNFORM'a değerlendiren DJ Erkan Ozbey, şarkı sürelerinin 1,5-2 dakikaya kadar gerilediğine dikkat çekti. Ozbey, bu değişimin hızlı tüketim alışkanlığıyla bağlantılı olduğunu belirtti.

"ŞARKILAR 1,5-2 DAKİKAYA DÜŞTÜ"

Geçmişte bir şarkının dinleyiciye belirli bir müzikal akış sunduğunu anlatan Ozbey, günümüzde bu yapının giderek daraldığını söyledi.

"Eskiden şarkıyı açardık, önce bir intro girerdi. Bir hikâyesi, bir sunumu olurdu, ardından müzik girer ve nakaratı beklerdik. Şarkılar yaklaşık 3,5 dakikadan başlar, 5-6 dakikaya kadar çıkardı. Şimdi ise 1,5-2 dakikaya düştü. Bu da hızlı tüketim."

Şarkıların daha da kısalabileceğini ifade eden Ozbey, "Bir dakika 22 saniyeyi gördüm. Bir dakikaya inerse de şaşırmayacağım" dedi.

"İNSANLAR ARTIK DAHA SABIRSIZ"

Müzikteki dönüşümün yalnızca şarkıların uzunluğuyla sınırlı olmadığını vurgulayan Ozbey, dinleyicinin bir içeriğe ayırdığı sürenin de giderek azaldığını belirtti.

"Bu artık insanı daha sabırsız hale getiriyor. Dünyada da böyle oldu. 1,5-2 dakikada şarkı bitiyor. Aslında artık daha hızlı tüketiyoruz. Şarkıları da bu nedenle daralta daralta yapıyorlar."

Bu eğilimin özellikle rap ve güncel popüler müzik türlerinde daha belirgin olduğunu söyleyen Ozbey, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği gibi türlerde ise uzun eser yapısının devam ettiğine dikkat çekti.

BİRKAÇ SANİYELİK BÖLÜM ŞARKIYI ÖNE ÇIKARIYOR

Sosyal medya kullanımının müziğin yayılma biçimini de değiştirdiğini anlatan Ozbey, artık bir parçanın tamamından ziyade belirli bir cümlesinin veya birkaç kelimesinin geniş kitlelere ulaşabildiğini söyledi.

CerModern'de yeni sergi! 40 gün boyunca ziyarete açık
CerModern'de yeni sergi! 40 gün boyunca ziyarete açık
İçeriği Görüntüle

"Bazen bir cümle veya bir kelime bile olabilir. Bir ya da iki kelime yan yana geliyor ve seni hızlı bir şekilde çekiyor. İnsanlar bunu TikTok'ta, Instagram Reels'ta veya diğer mecralarda kendi videolarında kullanıyor. Bunun da şarkının yayılmasında etkili olduğunu düşünüyorum."

Ozbey'e göre özellikle genç kuşağın sosyal medya kullanım biçimi, hangi şarkıların ve hangi bölümlerin öne çıkacağını belirleyen unsurlardan biri haline geldi.

"HIZLI TÜKETİLENİN KALICILIĞI DA ZAYIF OLUYOR"

Müzikteki hızlı tüketimin uzun vadede şarkıların hatırlanabilirliğini etkileyebileceğini belirten Ozbey, geçmiş dönemden eserlerin yıllar sonra dahi dinlenmeye devam ettiğini hatırlattı.

"Hızlı tüketilen her şeyin kalıcılığı da o kadar zayıf oluyor. Sezen Aksu'nun veya Ahmet Kaya'nın bir şarkısını hâlâ açıp dinleyebiliyoruz. Birçok insan şarkılarının önemli bir bölümünü ezbere biliyor. Bugün çıkan şarkıların ise çok azının 20 yıl sonra açıldığında hemen hatırlanacağını düşünüyorum."

Dijitalleşmeyle birlikte müziğe erişimin ve üretimin geçmişe kıyasla çok daha kolay hale geldiğini söyleyen Ozbey, buna karşın dinleyicinin bir şarkıyla uzun süreli bağ kurmasının zorlaştığını ifade etti.

MÜZİK ÜRETMEK DE KOLAYLAŞTI

Teknolojinin yalnızca müzik tüketimini değil, üretim sürecini de dönüştürdüğünü anlatan Ozbey, geçmişte müzik programlarına ve gerekli teknik bilgiye ulaşmanın çok daha zor olduğunu söyledi.

"Eskiden bilgisayarda müzik yapmak daha zordu çünkü programlara ulaşmak kolay değildi. Bu işi yapan insan sayısı da sınırlıydı. Şimdi internetten bir program indirip YouTube aracılığıyla bile öğrenerek müzik yapılabiliyor. Ulaşım kolaylaştığı için çok daha fazla insan müzik yapmaya yönelebiliyor."

Ozbey, müzik üretiminin daha erişilebilir hale gelmesini olumlu değerlendirirken, çok sayıda üretimin arasından kalıcı eserlerin çıkmasının ise ayrı bir süreç olduğuna dikkat çekti.

Muhabir: SUDE COŞGUN