Partnerinin mesajlara geç yanıt vermesi, daha kısa konuşması veya eskisi kadar ilgi göstermediğini düşünmek, ilişkilerde endişeye neden olabiliyor. Ancak bu değişikliklerin her biri tek başına ilişkinin kötüye gittiği anlamına gelmiyor. Psikolog Sümeyye Öz, gerçek bir uzaklaşma ile kişinin kaygılarından kaynaklanan yorumları ayırt ederken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.
TEK BİR DAVRANIŞ YETERLİ DEĞİL
Öz, partnerin gerçekten uzaklaşıp uzaklaşmadığını kusursuz biçimde ayırt etmenin mümkün olmadığını, ancak daha sistematik bir değerlendirme yapmanın yardımcı olabileceğini belirtti.
Tek bir geç yanıtın yeterli bir gösterge olmadığını vurgulayan Öz, haftalar boyunca devam eden ve farklı alanlara yayılan değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Plan yapmaktan kaçınma, ilgi ve merakın azalması veya sürekli erteleme gibi davranışlar, genel iletişim örüntüsü içerisinde değerlendirilebilir.
GÖZLEM VE YORUMU BİRBİRİNDEN AYIRIN
Bir mesajın gecikmesi gözlemlenebilir bir durumken partnerin artık sevmemeye başladığı düşüncesi bir yorumdur. Öz, kişinin zihninde oluşan bu yorumu kesin bilgi gibi kabul etmemesinin önemine dikkat çekti.

Mesaj geciktiğinde önce yaşanan duyguyu fark etmek ve hemen tepki vermemek, daha sağlıklı bir başlangıç olabilir. Kişi, kaygısını sürekli güvence arayarak azaltmak yerine kendi duygusunu yönetmeye çalışabilir.
PARTNERİNİZLE AÇIK KONUŞUN
İletişimdeki değişiklikler devam ediyorsa konuyu suçlayıcı olmayan bir dille gündeme getirmek önem taşıyor. Öz, “Mesajlar seyrelince biraz kaygılanıyorum, bunu seninle konuşmak istedim” gibi bir ifadenin duyguyu karşı tarafa aktarmaya yardımcı olabileceğini belirtti.
Öte yandan uzman isim, gerçek bir uzaklaşma varsa bunu yalnızca kaygıya bağlayarak göz ardı etmenin de doğru olmayacağını vurguladı. Bu nedenle kişinin hem kendi yorumlarını sorgulaması hem de ilişkideki somut değişiklikleri dikkate alması gerekiyor.




