ABD ve İran arasında savaşı sona erdirecek bir anlaşma müzakerelerinin başlamak üzere olduğu şu günlerde bu ciddi bir soru işareti. İsrail'in güney Lübnan'da Hizbullah’a karşı yürüttüğü askeri operasyonlara olan sabrı zaten tükenmek üzereyken, Başkan Donald Trump, Paris'teki G7 zirvesinde "Açıkçası, Suriye'nin daha iyi bir iş çıkaracağını düşünüyorum " demiştir.


Eski El Kaide örgütü uzantısı Haşdi Şabi örgütü lideri ve diktatör Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından Ocak 2025'te Suriye'nin cumhurbaşkanı olan Ahmed el-Şara, böyle bir "hassas saldırı" için planlama yapıldığı yönündeki her türlü iddianın asılsız olduğunu söylemiştir.


Beşar Esad yönetimde iken Hizbullah'ın yakın bir müttefiki idi ve Hizbullah, Suriye içinde yaklaşık 10.000 militan bulunduruyordu. Aralık 2024'te rejimin düşmesiyle Hizbullah’a ait askeri üs ortadan kalktı ve Hizbullah, Esad gibi önemli bir müttefikini kaybettiği için Suriye'den çekilmek zorunda kaldı. Ahmed Şara hükümeti iktidara geldiğinden beri, Hizbullah'ın Suriye'yi silahları için bir koridor olarak kullanma yeteneğinde ciddi bir gerileme yaşandı.

Ancak bu, yerel aktörler ve rejimin kalıntıları kullanılarak daha az ölçüde de olsa hala devam etmektedir.
Suriye hükümeti, Hizbullah'ın Suriye içindeki ve İsrail'deki hedeflere yönelik saldırı planlarını ve Suriye topraklarını kullanma girişimlerini engelledi. Hizbullah, esas olarak İran silahlarıyla yeniden toparlanmak içinIrak-Suriye koridorunu yeniden kurma amacıyla Suriye'yi istikrarsızlaştırmaya devam etmeye çalıştı. El-Şara hükümeti Hizbullah'ın müttefiki değil ve silah, lojistik sevkiyatın geçişini engellediler. Başkan Trump'ın bu pozisyonu savunmasının temelinde, rakip olan El Şara Hükümeti’ni Hizbullah sorununu çözmek için kullanmaya çalışmaktadır.


Yeni Suriye Yönetimi kendi toprakları üzerinde tam kontrolü bile sağlamış değildir. Güney Suriye'de, Kuneytra vilayetinde İsrail askeri varlığı mevcut. Dürzilerin çoğunlukta olduğu Süveyda vilayeti ise Dürzi milisler tarafından yönetiliyor. Kuzeydoğudaki Kürtlerle hâlâ sorunları var.


Suriye'nin Doğu Lübnan'a sınır ötesi bir saldırı düzenleme kapasitesine sahip değildir. Hizbullah coğrafyayı herkesten daha iyi bilmektedir. Suriye ordusu ancak bir buçuk yıl önce toparlandı ve yeni hükümetin başlangıcında hızla birleşen farklı milislerden oluşmaktadır. Alevilere veya Dürzilere karşı yapılan katliamlar dikkate alınırsa profesyonellikten uzak ve disiplinsiz olduklarını gösteren şiddet olayları yaşanmaktadır.

Diğer taraftan Suriye Ordusu’nun başka bir ülkeyle karşı karşıya gelebilecek ve savaşabilecek kapasiteleri yoktur.
İsrail, Esad rejiminin düşmesinin ardından Suriye askeri cephaneliğinin yüzde 85'ini imha etmiştir. Hizbullah'a karşı Suriye'nin müdahale edebileceği tek senaryo, kara birliklerini kullanarak rakibi yenmek ve toprakları ele geçirmek olacaktır.

Ancak Hizbullah böyle bir savaşa girme yerine gerilla saldırıları uygulamakta ve düzenli orduları yıpratmaktadır. Lübnan'daki Hizbullah yanlısı topluluk çoğunlukla Lübnanlı Şii Müslümanlardan oluşmaktadır. Esad rejiminin düşüşünden bu yana Hizbullah, Şam'daki bu yeni hükümeti, Şiilere karşı mezhepsel katliamlar yapmayı ve İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri'ne hizmet etmek için Lübnan'ı işgal etmeyi amaçlayan, El Kaide'ye benzer bir cihatçı örgüt olarak göstermiştir.

Bu durum, Hizbullah'ın kendi destek tabanı içinde herhangi bir dış aktöre karşı savaşmayı amaçlayan bir direniş hareketi olarak görenler arasında meşruiyetini gerçekten artırmıştır. Hizbullah, Suriye üzerinden, genellikle Hizbullah karşıtı olan gruplar nezdinde meşruiyetini artırmıştır Lübnanlı Hristiyanlar, Lübnanlı Sünniler ve Lübnanlı Dürziler, Hizbullah'ın varlığını istememektedir.

Ancak Suriye'nin herhangi bir müdahalesi Lübnan egemenliğine bir tehdit olarak görülürse Hizbullah, İran'ın çıkarlarına hizmet etmesine rağmen, bu gruplar Hizbullah'ın silahlarını Lübnan'ın egemenliğini savunmak için gerekli olarak yeniden yorumlayacaklardır. Hiçbir Lübnan grubu, yabancı bir işgalcinin ülkelerine girip kontrolü ele geçirmesini istemez. Eğer bu gerçekleşirse, Hizbullah bu kozu gerçekten iyi kullanabilir. Lübnanlılar, Suriye'nin Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiği yönündeki beklentilerini açıkça dile getirdiler. Hizbullah bu girişimi veya fikri, Suriye'nin Lübnan üzerindeki 29 yıllık işgalinin travmasını ve hatırasını kullanarak, genellikle kendilerine karşı olan grupları tek bayrak etrafında toplayabilir.


Lübnanlılar, Suriye'nin Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı duyması gerektiği yönündeki beklentilerini açıkça yinelediler. Lübnanlıların şu anda en son ihtiyaç duyduğu şey, egemenliklerine veya Lübnan'da egemen olarak hareket etme yeteneklerine yönelik bir başka tehdittir. Suriye'nin de bu duruma dahil olması, özellikle Hizbullah sorunuyla uğraşmaya çalıştıkları bir dönemde, onlar için çok zor bir durum olacaktır. Aynı zamanda Suriyeliler de bu operasyona katılma konusundaki isteksizliklerini dile getirdiler. El-Şara, Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu ve Suriye'nin Lübnan'ın işlerine karışmayacağını söyledi.


Mutabakat belgesine göre ABD, İsrail'in Güney Lübnan'dan veya en azından bulundukları bölgelerden çekilmesini bekliyor. Savaştan önce İsrail, Güney Lübnan'da beş farklı bölgede mevziler bulunduruyordu, ancak daha sonra genişletti. Çekilme olursa da Hizbullah’ın silahsızlandırılmasından sonra olabilecektir.


Hizbullah nasıl silahsızlandırılacak? ABD, Hizbullah'ı zorla silahsızlandırması daha önceki yıllarda yapılmak istendi ve başarı sağlanamadı. Bu faaliyet güç kullanarak yapılmak istenirse Lübnan topraklarının tamamını kontrol etmek anlamına gelir. Lübnan Hükümeti, Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve etkisinin kırılması konusunda başarısızdır, çünkü hükümetin içinde bakanları bulunmaktadır. Hizbullah ile diyalog yoluyla çözüm bulmaya çalışıyorlar, ancak Hizbullah silahsızlanmaya hazır olmadıklarını açıkça belirtmektedir.
Çözüm olarak, destek ve kaynaklarını sağlayan İran’ın ikna edilmesi olacaktır.