ABD’nin NATO’dan ayrılması teknik olarak tartışılabilir bir konu olabilir. Ancak işin teknik kısmını bir tarafa bıraktığımızda, jeopolitik olarak bunun mümkün olmadığını düşünüyorum.

ABD için artık en önemli rakip Çin’dir. ABD’nin tarihsel olarak rakiplerini etkisiz hâle getirme stratejisi ise Anakonda Stratejisi’dir. Yani Deniz Hâkimiyet Teorisi’ne uygun şekilde rakibini denizden çevrelemek, onun denizlere çıkmasını önlemek ve bir anakonda gibi sıkıştırıp boğmaktır. Geçmişte SSCB’ye karşı da benzer bir yöntem uygulanmıştır. Bugün ise aynı yöntem Çin için uygulanmaktadır. Tayvan da bu anakondanın başıdır. Bu nedenle son derece önemlidir.

Çin ise bu çevrelemeyi aşmak için Bir Kuşak Bir Yol Projesi kapsamında karadan bağlantı kurarak mal ve hizmetlerini Avrupa’ya ulaştırmanın bir yöntemini bulmuştur.

ABD ise karadan gelişen bu hattı engellemek adına önce Bir Kuşak Bir Yol’un ana bağlantı noktalarından biri olarak Irak’ı işgal etmiştir. Irak yeterli olmayınca Afganistan işgal edilmiş ve Çin çevrelenmeye çalışılmıştır. Burada hem Irak hem de Afganistan zamanla NATO operasyonlarına dönüşmüştür. Ancak yine de her iki süreç de başarısız olmuştur. Çünkü ABD buralarda zaman kaybederken Çin çok hızlı gelişmiştir.

Şimdi ise yeni bir coğrafi gerçeklik vardır: Kuzey Kutbu.

Burada buzullar erimekte ve yakın geleceğe ilişkin dengeler değişmektedir. İsveç’i ve Finlandiya’yı NATO’ya aldıran, Grönland’a polar orbit perspektifiyle bakan ABD sadece blöf yapmamaktadır.

Kuzey Kutbu’nun yarısından fazlası Rusya kontrolündedir. Diğer aktörler ise Kanada, Danimarka, Norveç, İzlanda, İngiltere, Norveç ve doğrudan kıyısı olmasa da Finlandiya’dır. ABD ise yalnızca Alaska’ya sahiptir. O da kutbun girişinde yer almaktadır. Kuzey Kutbu’nda ABD ve Rusya dışındaki tüm ülkeler ise NATO üyesidir.

Bu nedenle ABD NATO’dan çıkarsa aslında Kuzey Kutbu’nda varlık dahi gösteremeyecek bir duruma düşer. Çünkü buradaki NATO ülkeleri üzerinden Kuzey Kutbu’nun deniz ve hava sahalarında hak iddia etmesi ve varlık göstermesi mümkün olmayacaktır. Böyle bir durumda ABD’nin hayati ve varoluşsal stratejisi olan çevreleme politikası çöker.

Çin ve Rusya anlaşırsa ABD, bu iki aktörün kutup deniz yolu üzerinden Avrupa’ya ulaşmasını engelleyemez. Bu da ABD açısından deniz hâkimiyetinin çökmesi ve ABD’nin süper güç olarak varlığının sona ermesi anlamına gelir. ABD bunu göze alamaz.

ABD, Avrupa’dan veya başka ülkelerden askerlerini çekebilir ya da azaltabilir. Ancak asker çekmek başka, NATO’dan çıkmak başka bir konudur. Jeopolitik olarak ABD’nin NATO’dan çıkması, ABD’nin küresel güç mücadelesinden vazgeçmesi anlamına gelir.

Bu nedenle jeopolitik olarak ABD’nin NATO’dan çıkması mümkün değildir. Bana göre ABD açısından NATO’dan çıkmak bir yana, NATO’nun daha da genişletilmesine ihtiyaç vardır.