Butlan kararıyla CHP'ye yeniden genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, parti tabanından yükselen tepkiler karşısında geri adım attığı görülüyor. Mahallenin tabiriyle diyecek olursak, “Tarzan zorda” ve çıktığı Tv100’deki televizyon programında durumu toparlamaya çalıştığı görülüyor.

İlk geldiğinde kılıcını çekip kutsal arınmadan bahseden, önüne geleni disipline veren CHP’nin çiçeği burnunda eskimiş Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partinin büyük kitlesinin Özgür Özel'le beraber ayrıldığını görmesiyle beraber bu defa parti içindeki aklıselimin sesini dinleyerek durumu toparlamaya çalıştığı görülüyor. Zira Ekrem İmamoğlu'nun ihraç edecek misiniz sorusuna, “hayır, onun davası devam ediyor, niye ihraç edelim” diyor. Özgür Özel'e daha da ileriye giderek “ayrılma, gel, partide kal” çağrısı yapıyor. Bütün bunlara bakınca, görüyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu beklenen toparlamayı sağlayamadı. Ve butlan yönetimi CHP'de kadük kaldı. Şimdi yeni bir manevrayla bu kadüklüğü gidermeye çalışıyor.

Kılıçdaroğlu ilk geldiğinde Özgür Özel ve ekibinin partiden ayrılarak yeni bir parti kurmaya teşvik ederken, buna dönük baskılar yaparken şimdi parti kurmama çağrıları yapıyor. Ve şu cümleleri sarfediyor: “Hangi gerekçeyle ayrı parti kuruyorsunuz? Hem parti içindesiniz hem partinin grup başkanısınız hem de ben ayrı parti kurmak için çalışıyorum diyeceksiniz. Bu olur mu Allah aşkına? Biz elbette konuşuruz. Kavga etmedik, yumruklaşmadık. Hangi gerekçeyle parti kurma ihtiyacı ortaya çıkmış?” Ve anlaşılıyor ki, Özgür Özel’in parti kurması durumunda CHP’nin yüzde 90’ının ve hatta daha fazlasının yeni partiye gitmesi olası gözüküyor. Bu oyunu kurgulayanlar ise bu durumu pek hesaba katmamışlardı. Şimdi oyunu değiştirmeye karar vermiş oldukları anlaşılıyor. Yeni oyun ise Özel grubunun yeni parti kurmasına engel olmak ve/veya süreci sürüncemeye bırakmak.

Kılıçdaroğlu’nu dinlerken bir şeyi daha farkediyorsunuz, o da hakkında “iktidarın adamı” yaftasından kurtulmak için iktidara yönelik eleştiri dozunu artırdığını görüyorsunuz. Değişik konularda iktidara yönelik eleştirilerini peş peşe sıralayan “Genel Başkan” FETÖ’cülerin ise Özgür Özeli desteklediğini açıkça ifade etmekten geri durmuyor.

Kılıçdaroğlu’nu dinlerken dış politikada mevcut iktidarın dış politika çizgisine yaklaştığını da keyifle dinliyorsunuz. Zira dış politikada başarılı çalışmaların desteklenmesi önemlidir.

Anlaşılan o ki, Butlan ile gelen Kılıçdaroğlu Özgür Özel ve ekibini ihraçlar ve tehditlerle alt edemeyince bu defa “parti sizin nereye gidiyorsunuz” diyerek gönlü Özgür Özel ile beraber olsa da aklı hala baba ocağı CHP’de kalan bazı milletvekillerini kazanmak için çok farklı bir strateji benimsemeye başlamış durumda.