Gayrimenkul Danışmanı Burhan Kandemir, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, kiracılı bir ev satın almanın her alıcı için aynı sonucu doğurmayacağını belirtti. Kandemir, yatırım amacıyla alınan konut ile alıcının kendisinin oturmayı planladığı konutun ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

18 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu! 52 organizatör yakalandı, 43’ü tutuklandı
18 ilde göçmen kaçakçılığı operasyonu! 52 organizatör yakalandı, 43’ü tutuklandı
İçeriği Görüntüle

YATIRIMCI İÇİN AVANTAJA DÖNÜŞEBİLİR

Kiracılı bir ev, konutu yatırım amacıyla satın alan kişi için hazır kira geliri anlamına gelebiliyor. Yeni malik, evi satın aldıktan sonra kiracı aramak ve konutun boş kaldığı dönemde gelir kaybı yaşamak yerine mevcut kira ilişkisi üzerinden kazanç sağlamayı sürdürebiliyor.

Ancak Kandemir’e göre burada belirleyici olan, mevcut kira bedelinin güncel piyasa koşullarına ne ölçüde yakın olduğudur. Kiracının ödediği bedel bölgedeki güncel kiralara yakınsa, kiracılı konut yatırımcı açısından avantajlı olabilir. Kira bedelinin piyasanın çok altında kalması hâlinde ise beklenen getiri elde edilemeyebilir.

OTURMAK İÇİN ALINAN EVDE RİSK ARTIYOR

Konutun yatırım amacıyla değil, alıcının kendisinin veya ailesinin kullanımı için satın alınması durumunda tablo değişebiliyor. Evde mevcut bir kiracının bulunması, yeni malikin taşınma planını geciktirebilir ve tahliye sürecine ilişkin belirsizlik oluşturabilir.

Kandemir, yaşamak amacıyla satın alınacak kiracılı bir konutun alıcı açısından büyük risk taşıyabileceğini ifade etti. Özellikle kısa süre içinde taşınmayı planlayan alıcıların, yalnızca satış işleminin tamamlanmasına güvenmeden kiracının durumu ve konutu boşaltma planı hakkında açık bilgi edinmesi önem taşıyor.

EN BÜYÜK SORUN DÜŞÜK KİRA BEDELİ

Yeni malik ile mevcut kiracı arasında en sık yaşanan anlaşmazlıkların başında kira bedeli geliyor. Uzun süredir aynı konutta yaşayan kiracının ödediği bedel, bölgedeki güncel kira seviyelerinin gerisinde kalabiliyor. Bu durum, konutu belirli bir kira geliri beklentisiyle satın alan yeni malik açısından sorun oluşturabiliyor.

Eski kiracının ödediği düşük kira ile yeni malikin beklediği getiri arasındaki fark, taraflar arasında anlaşmazlığa neden olabiliyor. Bu nedenle alıcının satıştan önce yalnızca konutun fiyatını değil; yürürlükteki kira sözleşmesini, mevcut kira bedelini ve ödeme düzenini de incelemesi gerekiyor.

Kiracı Ev

TAHLİYE SÜRECİ ALIM PLANINI DEĞİŞTİREBİLİR

Kiracılı konutlarda karşılaşılan bir diğer önemli başlık ise evin ne zaman boşaltılacağıdır. Alıcı konutu kısa sürede kullanabileceğini düşünürken mevcut kiracının taşınma konusunda farklı bir planının bulunması, taraflar arasında tahliye sorunu yaşanmasına yol açabiliyor.

Bu nedenle konutu gezmek ve fiziksel özelliklerini değerlendirmek tek başına yeterli olmayabiliyor. Satın alma kararı verilmeden önce kiracının tahliye konusundaki tutumunun ve varsa buna ilişkin belgelerin açık biçimde incelenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek belirsizliklerin azaltılması açısından önem taşıyor.

TAHLİYE TAAHHÜDÜ MUTLAKA SORGULANMALI

Kandemir, kiracılı ev almayı düşünenlere, satın alma işlemi tamamlanmadan önce geçerli bir tahliye taahhüdü bulunup bulunmadığını sorgulamaları tavsiyesinde bulundu. Belgenin mevcut olması durumunda içeriğinin, tarihinin ve geçerlilik durumunun dikkatle kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

Tahliye taahhüdünün bulunmaması hâlinde ise Kandemir, konut satın alınmadan önce kiracıdan açık ve net bir tahliye tarihi içeren noter belgesi alınmasının önemli olduğunu ifade etti. Böylece alıcının konutu ne zaman kullanabileceğine ilişkin belirsizliklerin azaltılabileceğini kaydetti.

Kiracılı bir konut satın alınırken yalnızca satış fiyatına veya elde edilecek kira gelirine odaklanılmaması gerekiyor. Konutun kullanım amacı, mevcut kira bedeli, kiracının ödeme düzeni ve tahliye sürecine ilişkin belgeler birlikte değerlendirildiğinde, satın alma kararının taşıdığı avantajlar ve riskler daha sağlıklı biçimde görülebiliyor.

Muhabir: Almila Kerküklü