Fransa ve Ukrayna'nın, Trump yönetiminin bilgileri Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e aktarıp aktarmadığını görmek amacıyla Washington'a kasıtlı olarak sahte istihbarat verdiği ve bilginin daha sonra Moskova'ya ulaştığı öne sürüldü. Ancak iddiayı destekleyen güvenilir bir kanıt bulunmuyor.
“TRUMP'A SAHTE BİLGİ VERDİLER, PUTİN'E SIZDIRDI” İDDİASI
İddia sosyal medyada, özellikle X'te yapılan paylaşımlarla yeniden geniş kitlelere ulaştı. Paylaşımlarda Fransa ile Ukrayna'nın Trump'a bilinçli olarak yanlış istihbarat verdiği, böylece bilgilerin Putin'e ulaşıp ulaşmayacağını test ettiği ve Trump'ın bu “testte yakalandığı” ileri sürüldü.
İddianın yayılmasıyla birlikte Trump'a yönelik ağır suçlamalar da gündeme geldi. Bazı kullanıcılar iddiayı doğrulanmış bir istihbarat operasyonu gibi sunarken, Trump'ın Batılı müttefiklerden elde edilen hassas bilgileri Rusya ile paylaştığını öne sürdü. Ancak sosyal medyada anlatıldığı biçimiyle böyle bir operasyonun gerçekleştirildiğine ilişkin doğrulanmış bir bulgu ortaya konulmuş değil.

İDDİANIN KAYNAĞINDA FRANSIZ ESKİ İSTİHBARATÇININ SÖZLERİ VAR
Tartışmanın merkezinde Fransa'nın dış istihbarat servisi DGSE ile geçmişte bağlantılı olan eski istihbarat görevlisi Vincent Crouzet'nin Fransız LCI kanalındaki değerlendirmeleri bulunuyor. Crouzet, Ukrayna ile ABD istihbarat servisleri arasındaki güven ilişkisinin 28 Şubat 2025'te Beyaz Saray'da yaşanan Trump-Zelenski geriliminin ardından ciddi biçimde zarar gördüğünü ileri sürdü.
Crouzet'nin anlattığına göre Ukrayna tarafında, ABD ile paylaşılan bazı hassas bilgilerin Moskova'ya ulaşabileceğine yönelik endişeler oluştu. Bu nedenle Ukraynalı istihbarat yetkililerinin ABD ile bazı önemli bilgileri paylaşmayı azalttığını ileri süren Crouzet, Fransa'nın Ukrayna'ya sağladığı istihbarat desteğinin artmasını da bu güven sorunu üzerinden değerlendirdi.
SÖZLER “SAHTE İSTİHBARAT OPERASYONUNA” DÖNÜŞTÜ
Sosyal medyada yayılan anlatı ise Crouzet'nin açıklamalarından çok daha ileri gitti. “Ukrayna, bilgilerin Rusya'ya sızdığından şüpheleniyordu” şeklindeki iddia zamanla “Ukrayna ve Fransa kasıtlı olarak sahte bilgi verdi, Trump da bunu Putin'e aktardı” şeklinde paylaşılmaya başlandı.
Crouzet'nin televizyon programındaki açıklamalarının incelenmesi ise onun Ukrayna'nın ABD'ye kasıtlı olarak sahte istihbarat verdiğini söylemediğini ortaya koydu. Crouzet daha sonra yaptığı açıklamada da kendisine atfedilen “sahte bilgi testi” iddiasını reddederek sözlerinin Ukrayna'nın olası bilgi sızıntılarına ilişkin endişeleriyle ilgili olduğunu belirtti.

FRANSA'NIN UKRAYNA İSTİHBARATINDAKİ ROLÜ BÜYÜDÜ
Söylentinin hızla yayılmasının arkasındaki gelişmelerden biri ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 15 Ocak'ta yaptığı açıklama oldu. Macron, Ukrayna'nın bir yıl önce istihbarat konusunda büyük ölçüde ABD'ye bağımlı olduğunu ancak bu tablonun değiştiğini ve bugün Ukrayna'ya sağlanan istihbarat kapasitesinin yaklaşık üçte ikisinin Fransa tarafından karşılandığını söyledi.
Macron'un açıklaması, Washington ile Kiev arasında 2025'te yaşanan gerilimlerin ardından geldi. ABD yönetimi Mart 2025'te Ukrayna ile istihbarat paylaşımını geçici olarak durdurmuş, daha sonra paylaşım yeniden başlamıştı. Bununla birlikte ABD'nin uydu görüntülerinden balistik füze erken uyarı kapasitesine kadar Ukrayna açısından kritik önem taşıyan bazı istihbarat alanlarında önemli rolünü sürdürdüğü belirtiliyor.
“TRUMP PUTİN'E BİLGİYİ VERDİ” İDDİASINI DOĞRULAYAN KANIT YOK
Mevcut bilgiler iki farklı iddianın birbirine karıştırıldığını gösteriyor. Birincisi, Ukrayna istihbaratının ABD üzerinden Moskova'ya bilgi sızabileceğinden endişe duyduğu yönünde Crouzet tarafından dile getirilen iddia; ikincisi ise Kiev ve Paris'in bu şüpheyi sınamak için Washington'a bilerek sahte istihbarat verdiği ve bu bilginin Putin'e ulaştığının kanıtlandığı iddiası.
İkinci senaryoyu doğrulayan güvenilir bir kanıt bulunmuyor. Dolayısıyla sosyal medyada “Fransa ve Ukrayna Trump'a sahte istihbarat verdi, Trump da bunu Putin'e sızdırarak tuzağa düştü” şeklinde dolaşıma sokulan anlatı, mevcut kanıtlarla desteklenmiyor.
GERÇEK TARTIŞMA ABD-UKRAYNA ARASINDAKİ GÜVEN KRİZİ
İddianın yanlış aktarılması, arka plandaki gerçek diplomatik tartışmayı tamamen ortadan kaldırmıyor. Washington ile Kiev arasında istihbarat paylaşımının kapsamı ve karşılıklı güven meselesi 2025'ten itibaren önemli bir sorun haline gelirken, Fransa'nın Ukrayna'ya sağladığı istihbarat kapasitesindeki artış Avrupa'nın savaşta üstlendiği rolün genişlediğini gösteriyor.
Ortaya çıkan tablo bu nedenle Trump'ın “sahte istihbarat tuzağına düşürüldüğünü” değil, Ukrayna'nın istihbarat konusunda ABD'ye bağımlılığını azaltmaya çalıştığı ve Fransa'nın bu alandaki ağırlığının arttığı bir dönemi işaret ediyor. Sosyal medyada viral hale gelen “Trump bilgiyi Putin'e sızdırdı” anlatısı ise şu ana kadar kanıtlanmış bir olay değil, doğrulanmamış bir iddia olarak kalıyor.





