Türkiye, 2015-2025 döneminde güneş ve rüzgar santrallerinden toplam 442,2 teravatsaat elektrik üretti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü dolayısıyla paylaştığı verilere göre aynı elektriğin ithal kömürle üretilmesi 21,5 milyar dolar, doğal gazla üretilmesi ise 43,3 milyar dolar ithalat gerektirecekti. Kömür yerine güneş ve rüzgarın kullanılması yaklaşık 354 milyon ton, doğal gaz yerine kullanılması ise yaklaşık 177 milyon ton karbondioksit salımını önledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarında Avrupa'da beşinci, dünyada 11. sıraya yükseldiğini açıkladı.

On bir yıllık üretim yılda ortalama 40,2 teravatsaate karşılık geldi. Dönemin başında 2015'te güneş ve rüzgardan 11 bin 847 gigavatsaat elektrik üretilmiş, bu üretim 300 milyon dolarlık ithal kömürün yerini almış ve 9,5 milyon ton karbondioksit salımını önlemişti. On yılda güneş ve rüzgarın üretimdeki payı arttıkça fosil yakıt kaynaklı salımın önlenen miktarı da her yıl büyüdü.
DOĞAL GAZ ALTERNATİFİ KÖMÜRÜN İKİ KATINA MAL OLACAKTI
Bakanlığın iki senaryosu, aynı elektriğin kömür ya da doğal gazla üretilmesi halinde oluşacak maliyeti karşılaştırdı. 442,2 teravatsaatlik üretim için ithal kömür senaryosunda megavatsaat başına yaklaşık 49 dolar, doğal gaz senaryosunda ise yaklaşık 98 dolar yakıt ithalatı gerekti. Doğal gazın kömürün iki katına mal olması, ithalat açısından güneş ve rüzgarın en fazla doğal gazı ikame ettiğinde tasarruf sağladığını gösterdi. Salım açısından ise tablo tersine döndü, kömürle üretilen her kilovatsaat yaklaşık 800 gram, doğal gazla üretilen her kilovatsaat yaklaşık 400 gram karbondioksit salımına yol açtı.
Türkiye 2015-2025 döneminde elektrik üretiminde hem ithal kömür hem doğal gaz kullandığı için önlenen ithalat ve salım miktarı, iki senaryonun arasında bir noktada gerçekleşti. Bakanlık iki senaryoyu ayrı ayrı verdi, güneş ve rüzgarın fiilen hangi kaynağın yerini aldığına ilişkin karma bir hesap paylaşmadı.
GÜNEŞ VE RÜZGAR KURULU GÜCÜ 42 BİN 865 MEGAVATA ULAŞTI
Temmuz 2026 sonu itibarıyla Türkiye'nin 126 bin 476 megavatlık toplam kurulu gücünde güneş 27 bin 507 megavat, rüzgar 15 bin 358 megavatla yer aldı. İki kaynağın toplamı 42 bin 865 megavatla kurulu gücün yüzde 33,8'ini oluşturdu. Güneş, kurulu güçte hidroelektriğin ardından ikinci sıraya yerleşti ve doğal gazı geride bıraktı. Yenilenebilir kaynakların tamamı 79 bin 433 megavatla kurulu gücün yüzde 62,8'ine ulaştı.
Bayraktar, NSosyal hesabındaki paylaşımında 2035'e kadar güneş ve rüzgarda 120 bin megavat kurulu güce ulaşılacağını yineledi. Hedef, mevcut 42 bin 865 megavatlık kapasitenin dokuz yılda 2,8 katına çıkarılması anlamına geldi. Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi de aynı paylaşımda yer aldı.
BAYRAKTAR ENERJİDE TAM BAĞIMSIZLIK HEDEFİNİ YİNELEDİ
Bayraktar paylaşımında "2015-2025 yılları arasında rüzgar ve güneşten ürettiğimiz 442,2 teravatsaat elektrik sayesinde 354 milyon tona varan karbon emisyonunun önüne geçtik. Çevremizi korurken aynı zamanda on milyarlarca dolarlık fosil yakıt ithalatını da engellemiş olduk" ifadesini kullandı. Bayraktar, "Bugün yatırımlarıyla yenilenebilir enerjide Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sıraya yükselen bir Türkiye var" dedi ve 2035 hedefiyle Türkiye Yüzyılı'nı enerjinin ve sürdürülebilirliğin yüzyılı yapacaklarını belirtti.
Bayraktar, 21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü'nü kutlayarak enerjide tam bağımsız bir Türkiye için yerli ve millî teknolojilerle yatırımlara hız kesmeden devam edeceklerini ifade etti. Dünya Sıfır Emisyon Günü 2008'den bu yana her yıl 21 Eylül'de, fosil yakıtların çevreye etkisine ve yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çekmek amacıyla anıldı.
Türkiye'nin enerji ithalatı, cari açığın en büyük kalemlerinden biri olarak ekonomi gündeminde yer alıyor. Güneş ve rüzgarın ithal yakıtın yerini alması, Bakanlığın hesabına göre on yılda 21,5 ile 43,3 milyar dolar arasında döviz çıkışını önledi. Bakanlık, 2026 yılına ait güneş ve rüzgar üretim verisini ve önlenen ithalat tutarını henüz açıklamadı.




