Üniversite tercihlerinde yıllarca yabancı dil bilen öğrencinin ilk adresi olan çeviri bölümleri, yapay zeka araçlarının hızlı gelişimiyle birlikte sınıfta da sorgulanmaya başladı. Ankara'da özel bir okulda 11 ve 12. sınıflara İngilizce dersi veren Cemile Bulut, öğrencilerine on beş yıl öncesine göre bambaşka bir tablo anlattığını söyledi.

"15 yıl önce olsaydı mütercim tercümanlığı farklı anlatırdım mesela. Ama şu anda artık yapay zekanın çok gelişmesiyle birlikte çeviri bölümleri fonksiyonelliğini yitirmeye başladı. Ancak eğitim alanındaki AI etkisi daha az. Dolayısıyla ben öğrencilerime, eğer tercih ederlerse eğitim fakültelerine yönlendirmeyi tercih ediyorum."
Akademik hedefi olan öğrenciler için ayrı bir yol çizdiğini de aktardı. "Akademide ilerlemek isterlerse ona göre bir yönlendirme yapmaya çalışıyorum."
Bulut, buna karşın dil bölümünü kapalı bir kapı olarak tanımlamadı. "Dil bölümünden çıkan bir insan, eğer kariyerini doğru bir şekilde yönlendirebilirse her yere akabilir" dedi.
ONBİRİNCİ SINIFTA GRAMER BİTMİŞ OLMALI
Hazırlık takviminde öğretmenin koyduğu eşik net. Dil bölümü hedefleyen bir öğrencinin gramer konularını 11. sınıfın sonunda tamamlamış olması gerekiyor.
"Eşik var. Aslında bütün gramer konularını 11. sınıf itibarıyla bitirmiş olmalarını bekliyoruz. 12. sınıfta artık daha fazla pratik yapmalarını, gramer ve kelime tekrarı yapmalarını istiyoruz" ifadesini kullandı.
Eşiği kaçıran öğrenci için de kapıyı kapatmadı. "Yine de düzenli çalışan bir öğrenci için de çok geç kalınmış sayılmaz. Sadece daha fazla ve daha istikrarlı çalışması gerekiyor. Herkesin öğrenme hızı farklıdır" diye konuştu.

Dil puan türü yalnızca Yabancı Dil Testi ile oluşmuyor. Adayın Temel Yeterlilik Testi sonucu da hesaba giriyor ve o testte matematik ile fen soruları yer alıyor. Bulut, öğrencilerin en çok zorlandığı alanın matematik olduğunu belirtti.
"En çok zorlanılan genelde matematik oluyor ve puanı da bayağı etkili. Eğer çok yüksek hedeflerin yoksa matematik çok belirleyici rol oynamıyor aslında, bence bu benim fikrim" değerlendirmesini yaptı.
Üst dilimde tablonun değiştiğini ise şöyle aktardı.
"Yüzdelik dilimde yukarılara çıktıkça artık TYT'nin önemi artıyor ve matematik ve fen dersleri belirleyici noktaya geliyor. Çünkü zaten yüzdelik dilimi yüksek olan öğrenciler çoğunlukla dil sorularını halletmiş oluyorlar büyük oranda."
ÇEVİRİDE TÜRKÇE BELİRLEYİCİ OLUYOR
Yabancı Dil Testinde iki yönlü çeviri soruları bulunuyor. Bulut, bu bölümü teknik bir mesele olarak tanımladı ve öğrencilere kazandırdığı yöntemi anlattı.
"Çeviri teknik bir mesele ve soruları hızlı çözebilmek için en çok kullandığımız yöntem cümle ögelerini eşleştirmek, birimleri eşleştirmek" dedi.
Öğretmene göre eşleştirmenin yapılabilmesi için öğrencinin Türkçe ögeleri de tanıması gerekiyor. "Özne nerede, yüklem nerede, bağlaç nedir gibi teknik bir bilgi gerektiriyor aslında çeviri" sözlerini kullandı.
Tekniğin asıl gerekçesi ise sınavdaki süre kısıtı. "Tabii ki bunlar olmadan da yapılabilir ama süre sıkıntımız da olduğu için bu tarz teknikleri kullanabilmek istiyoruz, bunun için de Türkçenin sağlam olması gerekiyor" diye ekledi.
Ana dildeki zayıflığı daha geniş bir çerçeveye oturttu. "Günün sonunda ana dilimiz, dil insanın beynini şekillendiriyor bir noktada. Düşünce tarzını, her şeyini etkiliyor. Ve bir dil öğrencisi için kendi ana dilinde sorun yaşamak endişe verici bir şey."
KELİME EZBERLENMİYOR, EDİNİLİYOR
Sınıfta değişen bir başlık da kelime çalışması. Bulut, öğrencilerin kelimeye yaklaşımının eskisinden farklı olduğunu ifade etti.
"Öğrenci artık kelimeyi ezberlemek değil, edinmek istiyor ve edinmeleri aslında daha kolay sosyal medya etkisiyle, filmler etkisiyle."
Aynı teknolojinin öğrenmeyi geriletebileceğini de sözlerine ekledi. "Yapay zeka maalesef iyi gelmedi bence öğrencilere. Doğru kullanmayı da öğrenmek lazım, bunun da bir eğitimi olması gerekiyor. Yapay zekayı çeviri yapmak için kullanırsak dil öğrenimimiz geriler."
Öğretmene göre gerileme yalnızca bir yabancı dil bilmemekle sınırlı kalmıyor. "Dil öğreniminin gerilemesi sadece bir dil bilmemek olarak değerlendirilmemeli. Dilin beyinde çok farklı fonksiyonları var. Dolayısıyla yapay zeka bizim önümüzde bizim kendi beynimizi geliştirmemize bir engel olarak durmamalı diye düşünüyorum."
SEKSEN SORUDA ORTALAMA OTUZ YEDİ DOĞRU
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi verileri sınavın zorluk tablosunu da ortaya koyuyor. 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sayısal bilgilerine göre Yabancı Dil Testinin İngilizce oturumuna 136 bin 745 aday katıldı ve 80 soruda ortalama doğru cevap sayısı 37,6 olarak açıklandı. Standart sapma 21,4 çıktı, yani adaylar ortalamanın etrafında toplanmak yerine iki uca dağıldı.
Testin yapısı da okuma ağırlıklı. 80 sorunun 15'i paragraf anlama, 8'i cümle tamamlama, 12'si iki yönlü çeviri sorularından oluşuyor. Dil bilgisi ve kelime bilgisi ise toplamda 15 soruda kalıyor. Sınav süresi 120 dakika, yani soru başına ortalama 90 saniye düşüyor.
BAŞVURAN HER ÜÇ ADAYDAN BİRİ SALONA GİRMEDİ
Aynı belgeye göre 2026'da Yabancı Dil Testi için 203 bin 640 aday başvurdu ancak sınava 143 bin 270 kişi girdi. Başvurmasına karşın salona gelmeyen aday sayısı 60 bin 370 oldu, yaklaşık yüzde 30'luk bir orana denk geliyor.
Dil, sınavın en küçük havuzu olmayı sürdürüyor. Temel Yeterlilik Testinde geçerli sınav sayısı 2 milyon 254 bin 830 iken Yabancı Dil Testinde 143 bin 264 olarak kayda geçti. Hesaplandığında Yabancı Dil Testine giren aday sayısı, Temel Yeterlilik Testine girenin yaklaşık yüzde 6'sı kadar kalıyor.
Puan tablosu üst banttaki darlığı da gösteriyor. Dil puan türünde 480 ve üzerine ulaşan aday sayısı 118'de kaldı. 300 ve üzeri puan alan 43 bin 883 aday bulunurken, 200 puanın altında kalan aday sayısı yaklaşık 48 bin 500 oldu.
Bulut'un takvim uyarısı da bu tabloyla birleşiyor. Yeni öğretim yılının ilk ayında 12. sınıfa başlayan bir öğrencinin önünde yaklaşık dokuz ay bulunuyor ve Bulut'a göre o dokuz ay yeni konu öğrenmeye değil, tekrar ile pratiğe ayrılmalı.




