Dijital iletişim araçları ilişkileri başlatmayı ve sürdürmeyi kolaylaştırırken, bazı ilişki davranışlarını da günlük hayatın bir parçası haline getirdi. Ghosting, breadcrumbing, benching, orbiting, love bombing ve gaslighting gibi kavramlar son yıllarda ilişkiler üzerinden daha sık konuşuluyor. Psikolog Buse Kaya, bu davranışların kişilerin psikolojisini nasıl etkileyebildiğini ve ayrılık sonrasında yaşanan düşünce döngülerinin nasıl ele alınabileceğini değerlendirdi.

GHOSTING VE BELİRSİZLİK PSİKOLOJİYİ NASIL ETKİLİYOR?

Ghosting, breadcrumbing, benching ve orbiting gibi kavramların psikiyatrik bir tanı veya terim olmadığını vurgulayan Psikolog Buse Kaya, dijitalleşmenin ilişki kurmayı kolaylaştırdığı kadar herhangi bir açıklama yapmadan iletişimi sonlandırmayı da kolaylaştırdığını söyledi.

Buse Kaya-2

Özellikle breadcrumbing ve orbiting gibi davranışlarda kişinin tamamen hayatımızdan çıkmamasının belirsizliği devam ettirdiğini belirten Kaya, beynin belirsizlik karşısında sürekli yanıt aradığını ifade etti.

Kaya, kişinin “Yazacak mı, geri dönecek mi?” sorularına cevap ararken arada gelen bir mesaj veya beğeninin beklentiyi yeniden canlı tutabileceğini belirterek bunun aralıklı pekiştirme mekanizması üzerinden değerlendirilebileceğini söyledi.

Bu durum uzun süre devam ettiğinde stres yanıtının artabileceğini aktaran Kaya, uyku, dikkat ve duygu düzenleme üzerinde de olumsuz etkiler görülebileceğini dile getirdi.

Kaya, bazı durumlarda kişiyi yoran şeyin ayrılığın kendisinden çok ilişkinin bitip bitmediğini bilememek olduğunu ifade etti.

Batı Nil virüsü Yunanistan’da yayılıyor: Vaka sayısı 370 oldu
Batı Nil virüsü Yunanistan’da yayılıyor: Vaka sayısı 370 oldu
İçeriği Görüntüle

LOVE BOMBING İLE GERÇEK İLGİ ARASINDAKİ FARK

İlişkinin başlangıcındaki yoğun heyecanın tek başına love bombing olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kaya, yeni bir romantik ilişkide ödül ve motivasyon sistemlerinin daha aktif olabileceğini söyledi.

Dopaminle ilişkili süreçler nedeniyle kişinin yeni partnerini daha sık görmek ve iletişim kurmak istemesinin doğal olabileceğini belirten Kaya, sağlıksız olanın ise yoğun ilginin kontrol ve manipülasyon aracına dönüşmesi olduğunu vurguladı.

Kaya; çok kısa sürede büyük gelecek planları yapılması, karşı tarafın aşırı idealize edilmesi, sürekli iletişim talep edilmesi ve sınır konulduğunda öfkelenilmesi ya da ilginin aniden kesilmesini önemli işaretler arasında sıraladı.

Gerçek ilgide yoğunluğun zaman içinde daha dengeli hale geldiğini ve kişinin sınırlarına saygının devam ettiğini belirten Kaya, değerlendirme yaparken yalnızca gösterilen ilginin miktarına değil, sınır konulduğunda verilen tepkiye bakılması gerektiğini söyledi.

GASLIGHTING KİŞİNİN KENDİ GERÇEKLİĞİNDEN ŞÜPHE ETMESİNE NEDEN OLABİLİYOR

Gaslighting'in sıradan bir fikir ayrılığı veya iki kişinin aynı olayı farklı hatırlaması olmadığını belirten Kaya, bu kavramın kişinin yaşadıklarının sürekli inkar edilmesi ve algısının sistematik biçimde değersizleştirilmesiyle ilişkili olduğunu söyledi.

“Öyle bir şey hiç olmadı”, “Sen kafanda kuruyorsun” veya “Yine yanlış hatırlıyorsun” gibi ifadelerin sürekli tekrarlanması halinde kişinin zamanla kendi hafızasına güvenmemeye başlayabileceğini belirten Kaya, sürecin psikolojik açıdan yıpratıcı olabileceğine dikkat çekti.

Sürekli tehdit ve belirsizlik algısının vücudun stres sistemini aktive edebileceğini aktaran Kaya, stres yükseldiğinde dikkat, hatırlama ve karar verme süreçlerinin de zorlaşabileceğini ifade etti.

Bu nedenle kişinin bir süre sonra “Acaba sorun bende mi?” diye düşünmeye başlayabileceğini belirten Kaya, gaslighting'in en yıpratıcı yönlerinden birinin kişinin kendi iç referansına duyduğu güvenin giderek zayıflaması olduğunu söyledi.

AYRILIK SONRASI “NEREDE HATA YAPTIM?” DÖNGÜSÜ

Ayrılık sonrasında sürekli geçmişi sorgulamanın belirli bir ölçüde normal olduğunu belirten Kaya, ayrılığın yalnızca duygusal bir kayıp olmadığını ifade etti.

Kaya, kişinin alışılmış bir bağın ve ödül kaynağının kaybıyla karşı karşıya kaldığını belirterek zihnin geçmiş konuşmaları tekrar tekrar inceleyerek yaşanan kaybı anlamlandırmaya çalışabileceğini söyledi.

Ancak aynı düşüncelerin kişiyi yeni bir sonuca ulaştırmadan sürekli tekrarlanması halinde bunun ruminasyon olarak değerlendirilebileceğini belirten Kaya, “Nerede hata yaptım?” sorusu yerine “Bu ilişkiden ne öğrendim ve bundan sonra neyi farklı yapmak istiyorum?” sorusuna odaklanmanın daha işlevsel olabileceğini aktardı.

Uyku, egzersiz ve günlük rutinin yeniden oluşturulmasının da önem taşıdığını belirten Kaya, bu düzenlemelerin stres sisteminin dengelenmesine ve zihinsel toparlanmaya destek olabileceğini söyledi.

BİR İLİŞKİNİN BİTTİĞİNİ KABUL ETMEK NEDEN ZOR?

Yas kavramının yalnızca ölüm sonrasında yaşanmadığını belirten Kaya, bir ilişkinin sona ermesiyle de kişinin yas sürecine girebileceğini ifade etti.

Ayrılıkta yalnızca kişinin değil, onunla oluşan bağlanma düzeninin, günlük alışkanlıkların ve geleceğe ilişkin beklentilerin de kaybedildiğini belirten Kaya, partnerin zamanla beyin açısından güvenlik ve ödülle ilişkilendirilen önemli bir uyaran haline gelebildiğini söyledi.

İlişki sona erdiğinde bu sistemin bir anda yeni duruma uyum sağlayamayabileceğini aktaran Kaya, bu nedenle özlem ve huzursuzluğun yanı sıra uyku veya iştah değişiklikleri gibi bedensel belirtilerin de görülebileceğini belirtti.

Özellikle kaygılı bağlanma örüntülerinde ayrılığın bağlanma sistemini daha yoğun şekilde aktive edebileceğini ifade eden Kaya, kabul etmenin kişiyi artık hiç özlememek anlamına gelmediğini vurguladı.

Kaya'ya göre kabul, özlem devam etse bile kişinin hayatını karşı tarafın geri dönme ihtimaline göre düzenlememeye başlaması anlamına geliyor.

Muhabir: Büşra AKÖZ