İsrail’den tedarik edilmesi planlanan sistemin kritik teknolojileri ve komuta-kontrol mekanizması üzerindeki yetkinin tamamen Yunanistan’a bırakılmayacağı iddiaları, “Aşil Kalkanı Yunanistan’ı mı koruyacak, İsrail’e mi bağımlı hale getirecek?” tartışmasını başlattı. Sistemin Türkiye karşısındaki etkinliği konusunda ortaya atılan soru işaretleri ise Atina’daki tartışmayı daha da büyüttü.

Yunanistan’ın hava ve füze savunmasını baştan aşağı yenilemeyi amaçlayan Aşil Kalkanı, Atina yönetiminin son yıllardaki en iddialı savunma projelerinden biri olarak sunuluyor. Ancak İsrail merkezli Israel Aerospace Industries ile yürütülmesi planlanan projenin teknik ayrıntıları konusunda ortaya atılan iddialar, Yunan savunma çevrelerinde stratejik bağımsızlık ve ulusal güvenlik tartışmasını beraberinde getirdi.

AŞİL KALKANI YUNANİSTAN’DA, KONTROL İSRAİL’DE Mİ?

Atina’daki tartışmaların merkezinde Aşil Kalkanı'nın komuta-kontrol altyapısı bulunuyor. Yunan basınında ve savunma çevrelerinde gündeme getirilen iddialara göre sistemin sensörleri, önleme unsurları ve bunları birbirine bağlayan kritik komuta-kontrol teknolojisinin tüm yetkileri Yunanistan’a devredilmeyebilir.

Bu senaryo Atina açısından kritik bir soruyu beraberinde getiriyor: Yunanistan milyarlarca avro ödeyerek satın aldığı hava savunma sistemini kriz anında tamamen bağımsız biçimde kullanabilecek mi?

Komuta-kontrol altyapısının ve kritik teknolojik yetkilerin üretici ülkenin denetiminde kalması durumunda Yunanistan’ın operasyonel hareket alanının sınırlanabileceği ileri sürülüyor. Bu nedenle tartışma artık yalnızca hangi füzenin veya radarın satın alınacağı meselesinden çıkarak ülkenin hava savunmasının ne ölçüde bağımsız olacağı konusuna dönüşmüş durumda.

Israil Asil Kalkani

ATİNA’DA SESLER YÜKSELİYOR

Yunanistan’ın İsrail ile gerçekleştirmeyi planladığı savunma anlaşmasına yönelik itirazların bir diğer ayağını güvenlik endişeleri oluşturuyor. Projenin ana aktörlerinden IAI ile bağlantılı şirketler ve teknoloji altyapıları konusunda gündeme getirilen iddialar, milyarlarca avroluk sistemin daha kapsamlı güvenlik denetiminden geçirilmesi gerektiği yönündeki çağrıları artırdı.

Eleştirilerin temelinde ise Yunanistan’ın kendi hava sahasını koruyacak stratejik bir sistemde dışarıdan teknik müdahaleye veya kısıtlamaya açık hale gelmemesi gerektiği görüşü bulunuyor. Atina’nın İsrail ile son yıllarda giderek derinleşen savunma ilişkileri düşünüldüğünde, Aşil Kalkanı tartışması iki ülke arasındaki ilişkinin sınırlarının da sorgulanmasına neden oluyor.

TÜRKİYE’YE KARŞI ETKİLİ OLACAK MI?

Aşil Kalkanı tartışmasının Yunanistan açısından en hassas noktalarından biri ise Türkiye. Atina’nın son yıllarda yaptığı büyük ölçekli savunma yatırımlarında Ege ve Doğu Akdeniz’deki askeri denge önemli bir yer tutarken, yeni hava savunma mimarisinin Türkiye karşısında nasıl çalışacağı tartışılıyor.

Eski Yunan Büyükelçisi Vasilis Bornovas ve bazı bağımsız savunma analistlerinin değerlendirmelerine göre Aşil Kalkanı’nın mimarisi öncelikli olarak kuzeyden ve Rusya yönünden gelebilecek tehditlere karşı şekilleniyor. Bu değerlendirmeler, sistemin Ege’de yaşanabilecek olası bir Türk-Yunan geriliminde Atina’nın beklediği ölçüde etkili olup olmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği balistik füze, seyir füzesi, insansız hava aracı ve diğer uzun menzilli vurucu sistemler düşünüldüğünde, Yunanistan açısından mesele yalnızca yeni bir hava savunma sistemi satın almak değil. Atina’nın aynı zamanda çok farklı tehditleri eş zamanlı olarak algılayabilecek, takip edebilecek ve önleyebilecek bağımsız bir hava savunma ağı oluşturması gerekiyor.

yunanistan-4

MİLYARLARCA AVROLUK KALKAN TARTIŞMANIN ORTASINDA

Yunanistan, Aşil Kalkanı projesiyle mevcut hava savunma mimarisini çok katmanlı bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyor. Plan kapsamında farklı irtifa ve menzillerdeki tehditlerin radarlar, sensörler ve önleme sistemleri aracılığıyla tek bir ağ üzerinden takip edilmesi amaçlanıyor.

Bu mimari tamamlandığında Yunan hava sahasının uçaklardan insansız hava araçlarına, seyir füzelerinden balistik füzelere kadar farklı tehditlere karşı korunması hedefleniyor. Ancak sistemin merkezindeki yazılım ve komuta-kontrol teknolojisi üzerinde Atina’nın ne ölçüde tam egemenlik kurabileceği sorusu, projenin en tartışmalı başlığına dönüşmüş durumda.

Çünkü modern hava savunma sistemlerinde yalnızca füze bataryalarının kime ait olduğu değil, hedefi hangi sensörün tespit ettiği, tehdidin nasıl sınıflandırıldığı, hangi önleyicinin devreye sokulduğu ve bütün bu karar zincirinin hangi yazılım üzerinden yönetildiği de belirleyici önem taşıyor.

ABD DETAYI DA TARTIŞMAYI BÜYÜTTÜ

Yunanistan’daki eleştirilerde öne çıkarılan bir başka nokta ise benzer İsrail teknolojilerinin kaynak kodları ve kritik sistemlere erişim meselesi. ABD’nin geçmişte bazı teknolojilerin alımında tam teknik erişim ve kontrol konusunda yaşadığı anlaşmazlıkların hatırlatılması, Atina’da “Yunanistan hangi yetkilere sahip olacak?” sorusunu daha da önemli hale getirdi.

Yunan savunma çevrelerindeki eleştirilere göre milyarlarca avroluk bir yatırım yapılırken sistemin yalnızca operasyonel kabiliyetlerine bakılması yeterli değil. Kaynak kodlarına erişim, yazılım güncellemeleri, bakım süreçleri, veri güvenliği ve kriz zamanındaki kullanım yetkisinin de anlaşmanın temel unsurları arasında bulunması gerekiyor.

Yunanistan I Srail Demir Kubbe Hava Savunma

AŞİL KALKANI STRATEJİK BAĞIMLILIĞA MI DÖNÜŞECEK?

Atina’nın önündeki tartışma böylece füze ve radar satın alımının çok ötesine geçmiş durumda. Aşil Kalkanı Yunanistan’ın hava savunmasındaki açıkları kapatmayı hedeflerken, sistemin kritik teknolojilerinde İsrail’e bağımlılığın ortaya çıkabileceği yönündeki eleştiriler projenin en zayıf noktası olarak gösteriliyor.

Filipinler’de tarihi gün: Moro halkı kendi parlamentosunu seçiyor
Filipinler’de tarihi gün: Moro halkı kendi parlamentosunu seçiyor
İçeriği Görüntüle

Daha da önemlisi, Türkiye ile olası bir kriz senaryosunda İsrail’in siyasi pozisyonunun sistemin kullanımını etkileyip etkilemeyeceği sorusu Yunanistan açısından stratejik önem taşıyor. Atina milyarlarca avro harcayarak ülkenin üzerine yeni bir hava savunma şemsiyesi kurmaya hazırlanırken Yunan kamuoyunda artık sistemin menzili kadar başka bir soru da tartışılıyor: Aşil Kalkanı Yunanistan’ın olacak, peki kontrol gerçekten Atina’nın elinde mi olacak?

Kaynak: Haber Merkezi