Klinik Psikolog Nilgün Saltaş, bağımlılıkla mücadele eden çocuklara yönelik cezalandırıcı tutumların sorunu çözmek yerine derinleştirebileceğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu. Saltaş, bağımlılığın yalnızca erişimi engelleyerek ortadan kaldırılamayacağını, asıl hedefin çocuğun güvenini kazanmak olması gerektiğini söyledi.
"CEZALANDIRMAK BAĞIMLILIĞI TEDAVİ ETMEZ"
Bağımlılık sürecinde ailelerin ilk refleksinin çoğu zaman cezalandırmak olduğunu ifade eden Saltaş, bu yaklaşımın yalnızca geçici sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
"Cezalandırmak davranışı bir süre durdurabilir ama bağımlılığı tedavi etmez." diyen Saltaş, interneti kesmek, telefonu elinden almak ya da çocuğu odaya kapatmak gibi uygulamaların yalnızca bağımlılık davranışına erişimi geçici olarak engellediğini, ancak sorunun temelinde yer alan dürtüyü ortadan kaldırmadığını vurguladı.
"BAĞIMLILIĞIN EN BÜYÜK DOSTU GİZLİLİKTİR"
Cezalandırıcı yaklaşımın çocukların ailelerinden uzaklaşmasına neden olabileceğini belirten Saltaş, anlaşılmadığını hisseden çocukların bağımlılık davranışlarını gizlemeye başladığını söyledi.
"Çocuk kendisini anlaşılmamış hissederse yönelimini daha fazla gizlemeye başlar. Zaten bağımlılığın en büyük dostu gizliliktir." ifadelerini kullanan Saltaş, aile ile çocuk arasındaki güven ilişkisinin korunmasının tedavi sürecinde kritik rol oynadığını dile getirdi.
"AİLE POLİS DEĞİL, GÜVENLİ LİMAN OLMALI"
Ailelerin denetleyici ve cezalandırıcı bir rol yerine destekleyici bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Saltaş, bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemin açık iletişim ve güven ortamı olduğunu belirtti.
Saltaş, "Ailenin amacı polis olmak değil, çocuğun güvenli limanı olmaktır." diyerek, çocukların yargılanmadan duygularını paylaşabilecekleri bir aile ortamının bağımlılıkla mücadelede en güçlü desteklerden biri olduğunu ifade etti.



