Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte “Elektrikli araç almak mantıklı mı?”, “Katalogdaki menzil gerçekte tutuyor mu?” ve “Batarya zamanla ne kadar yıpranıyor?” gibi sorular da araç almayı düşünenlerin gündeminde yer alıyor.
Türkinform’a konuşan Elektrik Elektronik Mühendisi Taha Özyurt, elektrikli araç tercihinde yalnızca satın alma fiyatına değil, yıllık kullanım miktarından şarj imkânlarına kadar birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ELEKTRİKLİ ARAÇ HERKES İÇİN AYNI AVANTAJI SAĞLAMIYOR
Elektrikli araçların özellikle yüksek kilometre yapan ve şehir içinde sık araç kullanan sürücüler için daha avantajlı hale gelebildiğini belirten Özyurt, elektrik motorlarının şehir içindeki verimliliği ve rejeneratif frenleme sayesinde kullanım maliyetinin düşebildiğini ifade etti.
Ancak çok az kilometre yapan sürücülerde enerji maliyetinden sağlanacak toplam tasarrufun daha sınırlı kalabileceğine dikkat çeken Özyurt, araç tercihinde satın alma fiyatı, yıllık kilometre, vergiler, şarj imkânı ve aracın kaç yıl kullanılacağının birlikte hesaplanması gerektiğini söyledi.
Özyurt, özellikle evinde veya iş yerinde uygun maliyetli şarj imkânı bulunan sürücülerin elektrikli araçların ekonomik avantajından daha fazla yararlanabileceğini belirtti.

SADECE MENZİLE BAKARAK ELEKTRİKLİ ARAÇ ALMAYIN
Elektrikli araç seçiminde tek bir teknik verinin yeterli olmadığını vurgulayan Özyurt, kullanılabilir batarya kapasitesi, ortalama enerji tüketimi, gerçek kullanım menzili ve şarj performansının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Uzun yol yapan sürücüler için ise yalnızca aracın kaç kilometre gidebildiğinin değil, bataryanın ne kadar sürede yeniden şarj edilebildiğinin de önem taşıdığına dikkat çekti.
Özyurt, özellikle DC hızlı şarj gücü ile bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80’e ulaşma süresinin uzun yol kullanımı açısından önemli kriterler arasında bulunduğunu ifade etti.
KATALOGDAKİ MENZİL GERÇEK HAYATTA NEDEN DÜŞÜYOR?
Elektrikli araçların kataloglarında belirtilen menzil değerlerinin standart test koşullarında elde edildiğini belirten Özyurt, gerçek kullanımda ise birçok değişkenin devreye girdiğini söyledi.
Klima ve ısıtma kullanımı, hava sıcaklığı, sürüş hızı, ani hızlanmalar, yol eğimi, lastik basıncı, yuvarlanma direnci ve araçtaki yükün enerji tüketimini değiştirebildiğini ifade eden Özyurt, özellikle yüksek hızlara dikkat çekti.
Otoyol hızlarında aerodinamik direncin artması nedeniyle tüketimin yükseldiğini belirten Özyurt, şehir içindeki dur-kalk trafiğinin ise rejeneratif frenleme sayesinde elektrikli araçlarda içten yanmalı araçlardan farklı sonuç verebildiğini söyledi.
Özyurt, kendi kullanım deneyimi ve gözlemlediği veriler doğrultusunda gerçek menzilin katalog değerinin yaklaşık yüzde 10–15 altında kalabildiğini, çok soğuk hava veya sürekli yüksek hızlı kullanım gibi şartlarda ise farkın daha da artabileceğini belirtti.

İKİNCİ EL ELEKTRİKLİ ARAÇTA BATARYA SAĞLIĞINA BAKIN
Elektrikli araç bataryalarının zaman içerisinde belirli miktarda kapasite kaybetmesinin normal olduğunu söyleyen Özyurt, modern araçlardaki batarya yönetim sistemlerinin sıcaklık ve şarj durumunu kontrol ederek yaşlanmayı sınırlandırmaya çalıştığını ifade etti.
Batarya ömrü açısından üreticinin tavsiye ettiği şarj alışkanlıklarına uyulmasının önemine dikkat çeken Özyurt, aracın uzun süre tamamen dolu veya çok düşük şarj seviyesinde bırakılmamasının ve aşırı sıcaklıklardan korunmasının faydalı olduğunu belirtti.
Özyurt, ikinci el elektrikli araç alacakların ise mümkünse batarya sağlık durumunu ölçtürmesini, kalan batarya garantisini kontrol etmesini ve aracın geçmiş kullanım koşullarını araştırmasını önerdi.

EVDE ŞARJ İMKÂNI YOKSA İYİ HESAP YAPMAK GEREKİYOR
Türkiye’de elektrikli araç şarj altyapısının son yıllarda hızlı biçimde geliştiğini belirten Özyurt, büyük şehirlerde, alışveriş merkezlerinde, otoparklarda ve şehirler arası ana güzergâhlarda şarj noktalarının yaygınlaştığını söyledi.
Ancak evinde veya iş yerinde şarj imkânı bulunmayan sürücülerin elektrikli araç almadan önce günlük rotalarını ve çevrelerindeki şarj noktalarını değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Tamamen halka açık şarj istasyonlarına bağımlı olmanın zaman açısından daha zahmetli ve evde şarja kıyasla daha maliyetli olabileceğini belirten Özyurt, elektrikli araç tercihinde yalnızca menzilin değil, “Aracımı nerede şarj edeceğim?” sorusunun da yanıtlanması gerektiğini söyledi.



