AK Parti, çocuk adalet sisteminde kapsamlı değişiklikler öngören 18 maddelik kanun teklifini geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklife göre, belirli ağır suçları işleyen 15-18 yaş arasındaki çocuklar için hâkime, gerekli şartların oluşması halinde ceza indirimi uygulamama yetkisi verilecek. Böylece bu yaş grubundaki çocuklar müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanma yaşı 18'den 15'e düşürülerek suç örgütlerinin çocukları kullanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Teklif yalnızca cezaları ağırlaştırmıyor; çocukların rehabilitasyonuna yönelik yeni uygulamaları da hayata geçiriyor. "Suça sürüklenen çocuk" yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesi kullanılacak, dijital risklerden korunma, çevre temizliği, kitap ve kütüphane, bağımlılıkla mücadele gibi yeni yönlendirme tedbirleri getirilecek. Ateşli silahını ihmalkâr şekilde muhafaza ederek çocuğun erişimine neden olanlara hapis cezası öngörülürken, kesici ve delici aletlerin çocuklara satışı ve taşınması da yasak kapsamına alınacak.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, teklifin hem toplum güvenliğini güçlendirmeyi hem de çocukların yeniden topluma kazandırılmasını amaçladığını belirterek, düzenlemenin TBMM'nin tatile girmeden önce yasalaştırılmasının hedeflendiğini açıkladı.
CEZALAR NE KADAR CAYDIRICI?
Peki bu teklif yasalaşırsa, çocuklarda ne kadar caydırıcılık oluşturur? Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada, “Şimdi bakın bu konuda caydırıcılık bizim için çok önemli. Aslında Türk Ceza Kanunu'nda verilen cezalar aslında az bir ceza değil. Örneğin uyuşturucuyla ilgili olarak verilen cezalar. Bunun ticaretini yapan, üretenler konusunda gerçekten 30 yıllarla beri bahsedilen cinayet hapislerden bahsediyorum. Aslında ağır para cezaları var. Fakat burada çok önemli bir konu var. Demek ki cezalar, bir şeyleri caydırmıyor. Caydırıcı değil” ifadesini kullandı.
İNFAZ YASASI VURGUSU
Bayar, infaz yasasının çok tartışıldığını anımsatarak, “Özellikle bazı konularda infaz yasası devreye girmemeli. Şimdi bu konu müebbet hapis cezası. Bir de ağırlaştırılmış müebbet vardır. Bu tamamen ayrı bir konsepttir. Ama müebbet hapis cezası bazı konularda caydırıcılık konusunda kulağa daha şey gelir… Çünkü bir hapis cezası vardır. Bir de müebbet hapis cezası vardır. Caydırıcılık konusunda bu çok önemli. Ancak bununla ilgili olarak bence cezaların artırılmasını tamam, caydırıcılık anlamında desteklemekle birlikte aslında asıl konunun bataklığı kurutmak olduğunu her zaman söylemişimdir. Yani siz olayları olmadan önce ortaya koyacaksınız. Arada fırt diye kaçan bir takım suç unsurları varsa onların da kafasına düğme yumruğu geçirip hak ettiği cezayı çekmek için müebbet hapis cezasına çarptıracaksınız. Burada infaz yasası devreye girmeyecek, infaz uygulanmayacak. Ne kadar yazıyor Türk Ceza Kanunun da olacak, 36 yıl yatacak. Kişi bunu bilirse, çünkü bunlar o kadar uyanıklar ki, o kadar aralarında network var ki” diye konuştu.
“MÜEBBETE EVET AMA…”
Bayar, suç şebekeleri ile ilgili de, “Bunların gıdası yaşam alanı, aurası çocuklar, gençlerimiz. Siz orayı kestiğiniz an, bu lojistiği kestiğiniz an onların yaşam hakkı kalmıyor zaten. O zaman suç örgütler de yaşamaz. Çünkü kaynaklar kim? Gençler. Zıplamayı kestiğiniz zaman kendi çalıp kendi oynayacak, o zaman da belli bir süre sonra bitecek. Peki bu tamamen biter mi? Hayır. Buna hayal kurmanın anlamı yok. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür örgüler tamamen bitmedi. Bitmez de, mutlaka bir yerlerde yaşar. Ancak biz Türkiye olarak, kapımızdan gelen Türkiye, ben Türk sokaklarını, ülkemiz sokaklarını düşünüyorum. Ve geleceğin gençlerimi düşünmek zorundayım. Bu yüzden gelecekte gençleri caydıracak olsunlar, müebbet cezasını, evet doğru. Ama öncelikle alması gereken tedbirler, atılması gereken adımlar” görüşünü dile getirdi.



