Emir, Tera Yatırım Bankası’nın tahvil ve borçlanma yoluyla piyasadan kaynak topladığını, ardından bu kaynakların kredi olarak fon sahiplerine aktarıldığını iddia etti. Söz konusu kredilerin yeniden fon hisselerinin alınmasında kullanıldığını savunan Emir, BDDK, SPK ve Merkez Bankası’na yönelik bir dizi soru yöneltti.
“FON VE BANKA SAHİPLERİ AYNI”
Murat Emir, yaptığı açıklamada fon ve banka arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, resmi kayıt ve belgeler üzerinden yeni bir boyut ortaya çıkardıklarını söyledi.
Emir, “Günlerdir Türkiye'nin gündeminde olan dev fon skandalının yeni ve çok çarpıcı bir boyutunu bizzat resmi kat belgeleriyle ortaya çıkarttık. Fon ve banka sahipleri aynı, tam bir kirli çark anlayacağınız” dedi.
Tera fonunun oluşturulduktan sonra şişirildiğini öne süren Emir, ardından Tera Yatırım Bankası’nın kurulduğunu ve banka ile fonun karşılıklı işlemlerle birbirini desteklediğini iddia etti.
“1,5 YILDA 27 KAT BÜYÜDÜ”
Tera Yatırım Bankası’nın büyümesine de dikkat çeken Emir, bankanın yaklaşık 1,5 yılda 27 kat büyüdüğünü öne sürdü.
Emir, “Öyle bir banka ki nasıl olmuşsa 1,5 yılda tam 27 kat büyümüş ama BDDK bu hormonlu büyümeyi nasılsa fark etmemiş biri” ifadelerini kullandı.
Bankanın piyasaya 22 milyar liralık tahvil ve bono çıkardığını iddia eden Emir, bu ürünlerin alıcısının Tera yatırım fonu olduğunu söyledi.
“BANKAYA GİREN PARA 30 MİLYAR LİRA KREDİ OLARAK GERİ ÖDENDİ”
Emir, bankaya giren paranın daha sonra fon sahiplerine kredi olarak aktarıldığını öne sürdü.
“Banka piyasaya 22 milyar liralık tahvil ve bono atmış, alıcı tabii ki Tera yatırım fonu. Bankaya giren bu para tekrar fon sahiplerine 30 milyar lira kredi olarak geri ödenmiş” diyen Emir, kredilerin daha sonra yeniden fon hisselerinin satın alınmasında kullanıldığını savundu.
“BANKA KENDİLERİNİN, FON KENDİLERİNİN, HİSSE KENDİLERİNİN”
İddialarını sert sözlerle sürdüren Emir, banka ve fon arasındaki ilişkiyi şöyle anlattı:
“Bu kredilerle tekrar dönüp borsadan fonun hisselerini almışlar. Yani fonun parasını şişirmişler. Banka kendilerinin, fon kendilerinin, hisse kendilerinin, seyreden BDDK, seyreden SPK, seyreden Merkez Bankası.”
BDDK, SPK VE MERKEZ BANKASI’NA SORULAR
Murat Emir, açıklamasında denetleyici kurumlara yönelik de sorular yöneltti.
Emir, “Böyle bir yatırım bankasına bankacılık ruhsatını veren BDDK hakkında yasal bir işlem başlatmak için daha neyi bekliyorsunuz?” diye sordu.
Emir ayrıca şu soruları gündeme getirdi:
600 milyon dolarlık kredi kime verildi?
Kredilerin teminatları nelerdi?
Teminat olarak fon ve hisseler gösterildiyse, bu teminatların değer kaybetmesi halinde oluşacak zararı kim karşılayacak?
30 milyar liralık kredi için Merkez Bankası’na zorunlu karşılık ayrıldı mı?
BDDK, SPK ve Merkez Bankası söz konusu işlemler sırasında neredeydi?
“BU KREDİLER TAM OLARAK KİMLERE VERİLDİ?”
Emir, bankanın kredi verme kapasitesine ilişkin de soru yönelterek, yasal sınırların üzerinde kredi kullandırıldığı iddiasını gündeme taşıdı.
“Böyle bir bankanın verebileceğin 10 katı kadar krediyi verebilmesine nasıl izin verdiniz? BDDK bunu nasıl görmedi? Bu krediler tam olarak kimlere verildi?” ifadelerini kullanan Emir, kredi alan kişilerin ve teminatların açıklanmasını istedi.
“30 MİLYAR LİRAYI KİM KARŞILAYACAK?”
Teminatların fon ve hisselerden oluşması halinde yaşanabilecek olası kayıplara da dikkat çeken Emir, “Teminat olarak fon ve hisseler verildiyse şimdi teminatlarda yandığına göre bu 30 milyar kim tarafından karşılayacak?” diye konuştu.
Emir, açıklamasının sonunda iddia ettiği işlemlerin denetlenip denetlenmediğini sorarak, “Bu neteki dolandırıcılık suçu işlenirken BDDK, SPK, Merkez Bankası neredeydi?” ifadelerini kullandı.





