Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemleriyle ilgili tartışmalar gündemdeyken, gazeteci Fatih Altaylı soruşturmanın hukuki boyutuna dikkat çekti. Kaya çiftinin mal varlıkları hakkında tedbir kararı alınırken, Altaylı, SPK'nın henüz suç duyurusunda bulunmamasının savcılığın Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında işlem yapmasını etkilediğini belirtti.
"NEDEN KENDİSİNE VE EŞİNE DOKUNAN YOK?"
Fatih Altaylı, 1 Ekim 2026 tarihli yazısında Kaya çifti hakkında yürütülen süreci değerlendirdi. Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya'nın milletvekili olmadığını ve bu nedenle milletvekili dokunulmazlığından yararlanmadığını belirterek, İlyas Kaya'nın da herhangi bir dokunulmazlığının bulunmadığını ifade etti. Altaylı, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinin de hukuken dokunulmazlık sağlamadığını belirterek, "Neden kendisine ve eşine dokunan yok?" sorusunu yöneltti. Altaylı ayrıca, "Sayan Kaya tek değil. Başkaları da var" ifadeleriyle soruşturmanın yalnızca Kaya çiftiyle sınırlı olmadığını savundu.

Altaylı'nın yazısındaki temel tartışma noktası SPK'nın suç duyurusu yapıp yapmayacağı oldu. Altaylı, savcılığın Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet kapsamında re'sen soruşturma başlatma yetkisinin bulunmadığını belirterek SPK'nın suç duyurusunun gerekli olduğunu savundu. Altaylı bu durumu şu sözlerle açıkladı:
"Savcılık, bugüne kadarki soruşturmalarda SPK'nın suç duyurusunda bulunduğu isimler için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarından, henüz suç duyurusunda bulunmadığı bazı isimler içinse TCK'nın 282. maddesi kapsamında işlem yaptı. Çünkü yetkisi bu. Ötesi SPK’ya bağlı."
Altaylı, Kaya çifti hakkında henüz SPK tarafından suç duyurusunda bulunulmadığını belirterek, "Ne var ki, henüz SPK tarafından Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında bir suç duyurusunda bulunulmadığı için, savcılık haklarında SPK Kanunu'na muhalefetten soruşturma başlatamıyor" ifadelerini kullandı.
MAL VARLIKLARI İÇİN TEDBİR KARARI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon soruşturması kapsamında İlyas Kaya ve Fatma Betül Sayan Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiğini açıklamıştı. Altaylı ise bu tedbirlerin TCK'nın 282. maddesi kapsamında alınabildiğini, bunun Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet kapsamında ayrı bir soruşturma yürütüldüğü anlamına gelmediğini yazdı.
106 VE 107. MADDE AYRINTISI
Altaylı, yazısında olası suç duyurusunun hangi madde üzerinden yapılacağının hukuki sonuçları bakımından önemli olduğunu belirtti. "Suç duyurusu 107. madde üzerinden yapılırsa elde ettikleri menfaatin iki katını ödeyerek kurtulmaları ya da ceza indirimi almaları mümkün" diyen Altaylı, hukukçular ve sermaye piyasası uzmanlarının görüşlerine göre Kaya çiftine ilişkin iddiaların 106. maddede düzenlenen "bilgi suistimali" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Altaylı, 106. madde bakımından etkin pişmanlık imkanının bulunmadığını da yazdı. 106. maddeden yargılama halinde verilebilecek cezaya ilişkin değerlendirmesinde ise, "106. maddeden yargılanmaları halinde hakim mahkemede 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verebilir ya da hapis cezasına gerek görmeyip menfaatin iki katı kadar adli para cezası verebilir. Takdir hakimin. Ama pişmanlık falan yok" ifadelerini kullandı.

"HENÜZ RESMİ AÇIKLAMA YOK"
Kaya çiftinin elde ettiği ileri sürülen parayı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen hesaba aktardığı yönündeki iddialara da değinen Altaylı, bu konuda henüz resmi bir açıklama veya paranın tahsil edildiğini gösteren dekont bulunmadığını belirtti. Kaya çiftinin yaklaşık 2,2 milyar lirayı aktardığı yönündeki iddialar daha önce çeşitli haberlerde de yer almıştı. Altaylı yazısında ayrıca, "İddia edildiği gibi gerçekten parayı yatırmışlarsa, ki henüz bir resmî açıklama ya da paranın tahsil edildiğine dair bir dekont yok" ifadelerini kullandı. Yazısının sonunda SPK'nın tutumunu eleştiren Altaylı, "Ancak şurası açık ki, SPK tarafında işler çok da doğru gitmiyor. Yolsuzluğun tarafı değil, zarar göreni olan şirketlere yönelik yaptırımlar uygulanırken, sanki Sayan Kaya uzun vadede korunmak isteniyormuş gibi bir hal göze çarpıyor" değerlendirmesinde bulundu.



