BBC'ye konuşan Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, İngiltere'nin Avrupa Birliği ile gelecekte nasıl bir ilişki kurması gerektiği konusunda seçeneklerin artık açık biçimde tartışılması gerektiğini belirtti. Burnham, daha önce yayımladığı kitabında İngiltere'yi bir gün yeniden AB içerisinde görmek istediğini yazdığını hatırlatarak bu konudaki düşüncesinin değişmediğinin sinyalini verdi.
Ancak İşçi Partili siyasetçi yalnızca tam üyeliğin tartışılmasını istemedi. İngiltere'nin mevcut şekilde AB dışında kalması, Gümrük Birliği'ne yeniden dahil olması veya gelecekte doğrudan Avrupa Birliği üyeliğine dönmesi gibi farklı modellerin avantaj ve dezavantajlarının kamuoyunun önüne konulması gerektiğini savundu.
“SEÇENEKLERE BAKMAK İSTİYORUM VE BU KONUDA CİDDİYİM”
Burnham, İngiltere'nin gelecekte yeniden Avrupa Birliği'ne katılması ihtimali sorulduğunda seçenekleri değerlendirmek istediğini açık şekilde dile getirdi. “Seçeneklere bakmak istiyorum ve bu konuda ciddiyim” diyen Burnham, ülkenin AB ile ilişkilerinde mevcut yaklaşımın sonsuza kadar devam edeceğinin varsayılmaması gerektiğini savundu.
İngiltere'nin AB dışında kalmasının da seçeneklerden biri olduğunu kabul eden Burnham, toplumun bunun ülke için doğru konum olduğuna karar vermesi halinde mevcut statünün devam edebileceğini söyledi. Ancak Brexit'in sonuçları nedeniyle diğer seçeneklerin de tartışmadan dışlanmaması gerektiğini belirtti.
AB ÜYELİĞİ, GÜMRÜK BİRLİĞİ VEYA BREXIT: 3 SEÇENEK
Burnham'ın gündeme getirdiği modellerden biri eski İngiltere Maliye Bakanı George Osborne'un da savunduğu Gümrük Birliği seçeneği oldu. Böyle bir model İngiltere'nin doğrudan yeniden AB üyesi olmadan Avrupa ile ticari ilişkilerinde daha yakın bir yapı oluşturmasını gündeme getirebilir.
Diğer seçenek ise çok daha kapsamlı: İngiltere'nin gelecekte Avrupa Birliği'ne yeniden üyelik başvurusu yapması. Burnham, bütün modellerin avantaj ve dezavantajlarının incelenmesi gerektiğini belirterek ülkenin önümüzdeki 10 yıldaki yönünün açık biçimde belirlenmesini istedi.

“BU SORUYU HAVADA BIRAKAMAYIZ”
Burnham'a göre İngiliz siyasetinin Brexit tartışmasını tamamen kapanmış bir konu gibi ele alması ülkenin uzun vadeli geleceğini belirlemek açısından yeterli değil. İşçi Partili siyasetçi, İngiltere'nin önümüzdeki on yıl içerisinde Avrupa ile nasıl bir ilişki kuracağının açıkça ortaya konulması gerektiğini savundu.
Burnham, “Bu soruyu öylece havada bırakamayız” mesajı vererek siyasi partilerin Brexit sonrasında ortaya çıkan tabloyla daha açık biçimde yüzleşmesi gerektiğini belirtti. İngiltere'nin AB ile ilişkisinin yalnızca geçmişte yapılan referandum üzerinden değil, bugünkü ekonomik ve siyasi koşullar dikkate alınarak tartışılması gerektiğini savundu.
“BREXIT FAYDADAN ÇOK ZARAR VERDİ”
Burnham'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri Brexit'in sonuçlarına ilişkin değerlendirmesi oldu. İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılmasının ülkeye genel olarak faydadan çok zarar verdiğini savunan Burnham, kamuoyunda da bu görüşün giderek daha geniş destek gördüğünü söyledi.
Burnham, kamuoyu araştırmalarında yaklaşık yüzde 60'lık bir kesimin Brexit'in İngiltere açısından olumsuz sonuçlar doğurduğu görüşüne katıldığına dikkat çekti. İşçi Partili siyasetçi, bu tablo karşısında siyasetin “Peki bununla ilgili ne yapacağız?” sorusuna yanıt vermesi gerektiğini söyledi.
İNGİLTERE AB'DEN NE ZAMAN AYRILDI?
İngiltere'de 23 Haziran 2016'da gerçekleştirilen referandumda seçmenlerin yüzde 51,9'u Avrupa Birliği'nden ayrılma yönünde oy kullanırken yüzde 48,1'i üyeliğin sürdürülmesini istedi. Referandum sonucunun ardından başlayan uzun müzakere süreci İngiliz siyasetinde yıllarca devam eden siyasi krizlere yol açtı.
Birleşik Krallık, 31 Ocak 2020'de resmen Avrupa Birliği'nden ayrıldı. Geçiş döneminin de 31 Aralık 2020'de tamamlanmasıyla ülke AB Tek Pazarı ve Gümrük Birliği'nin dışında kaldı.
İNGİLTERE AB'YE YENİDEN KATILABİLİR Mİ?
Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'ne yeniden katılması hukuken mümkün ancak bu durum Brexit kararının basitçe geri alınması anlamına gelmiyor. İngiltere'nin yeniden üyelik istemesi halinde AB'nin üyelik prosedürlerinden geçmesi ve üye devletlerin onayını alması gerekiyor.
Ayrıca İngiltere'nin geçmiş üyeliği sırasında sahip olduğu bazı özel ayrıcalıkların yeniden otomatik olarak verileceğinin garantisi bulunmuyor. Bu nedenle gelecekte gündeme gelebilecek olası bir üyelik süreci hem Londra'da hem de Avrupa başkentlerinde kapsamlı siyasi müzakereler gerektirebilir.
KEIR STARMER AB'YE GERİ DÖNMEK İSTİYOR MU?
Burnham'ın çıkışı, İşçi Partisi hükümetinin mevcut politikasıyla aynı anlama gelmiyor. Başbakan Keir Starmer, Brexit sonrasında Avrupa Birliği ile ilişkileri iyileştirmeyi ve ticari engelleri azaltmayı hedeflese de hükümeti Birleşik Krallık'ı yeniden AB'ye, Tek Pazar'a veya Gümrük Birliği'ne sokma politikası izlemediğini daha önce açık biçimde belirtti.
Bu nedenle Burnham'ın sözleri İşçi Partisi içerisindeki daha ileri bir Avrupa entegrasyonu tartışmasını temsil ediyor. Starmer hükümetinin mevcut çizgisi ise Brexit'i tersine çevirmekten ziyade AB ile daha yakın ve işlevsel ilişkiler kurulmasına dayanıyor.
ANDY BURNHAM KİMDİR?
1970 doğumlu Andy Burnham, İngiliz İşçi Partisi'nin önde gelen siyasi isimleri arasında bulunuyor. Tony Blair ve Gordon Brown dönemlerinden itibaren ulusal siyasette görev alan Burnham, daha önce İngiltere Sağlık Bakanlığı dahil çeşitli kabine görevlerinde bulundu.
Burnham, 2017'den bu yana Greater Manchester Belediye Başkanı olarak görev yapıyor. İşçi Partisi liderliği için geçmişte iki kez yarışan siyasetçinin adı zaman zaman gelecekteki parti liderliği tartışmalarında da geçiyor.
BABASININ ARDINDAN DİKKAT ÇEKEN MESAJ
Burnham, açıklamalarında kısa süre önce hayatını kaybeden babası Roy Burnham'dan da söz etti. Babasının kendisine gösterişten uzak bir vatanseverlik anlayışı kazandırdığını anlatan Burnham, onun İngiltere'nin Avrupa Birliği içerisinde kalmasını desteklediğini belirtti.
Burnham, babasının görmek istediğini düşündüğü Britanya'nın inşasına liderlik etmek istediğini söylerken bu yaklaşımını ülkenin Avrupa ile gelecekte kuracağı ilişkiyle de bağlantılı değerlendirdi. Açıklamaları, 2016 referandumunun üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Brexit'in İngiliz siyasetindeki en önemli tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.





