Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin Bursa'daki bir boşanma dosyasında verdiği karar, "yemek yapmamak" ve "çok gezmek" ifadeleri üzerinden gündeme geldi. Ancak kararın gerekçesi yalnızca bu iki davranıştan ibaret değil. Yargıtay, eşe yönelik hakaret ve aşağılama, evde bulunmama ve yemek yapmayarak evlilik birliğinden doğan görevleri ihmal etme iddialarını birlikte değerlendirerek kusur tespiti yaptı. Psikolog Ece Erkan ise kararın psikolojik boyutuna dikkat çekerek, evliliklerde tek bir davranıştan çok davranışların zaman içinde oluşturduğu ilişkinin önemli olduğunu söyledi.

Elektrikli diş fırçası kullananlar dikkat! Diş Hekimi Ayşenur Altındağ açıkladı
Elektrikli diş fırçası kullananlar dikkat! Diş Hekimi Ayşenur Altındağ açıkladı
İçeriği Görüntüle

Images 2026 08 16T180737.197

"YEMEK YAPMAMAK" TEK BAŞINA BOŞANMA SEBEBİ Mİ?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin Bursa'daki bir boşanma dosyasına ilişkin kararı, kamuoyunda "yemek yapmamak boşanma sebebi sayıldı" şeklinde gündeme geldi. Ancak kararın hukuki çerçevesine bakıldığında, tartışmanın yalnızca mutfak sorumluluğu üzerinden yürütülmediği görülüyor. Dosyada karşılıklı boşanma davaları açan çiftin evlilik birliğinde ciddi sorunlar yaşadığı belirtildi. İlk derece mahkemesi, erkeği tam kusurlu bularak kadının davasını kabul etti, erkeğin açtığı karşı davayı ise reddetti. Kadın lehine maddi ve manevi tazminata da hükmedildi. Erkeğin kararı istinafa taşımasının ardından dosya Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi'ne gitti. İstinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine erkek tarafı bu kez kararı Yargıtay'a taşıdı.

YARGITAY DOSYADAKİ KUSUR TESPİTİNİ YENİDEN ELE ALDI

Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyadaki tanık anlatımlarına ve tarafların evlilik birliği içerisindeki davranışlarına dikkat çekti. Yargıtay kararında, kadının yalnızca evde yemek yapmadığı iddiası değil, aynı zamanda sık sık ev dışında bulunması ve eşine yönelik hakaret ve aşağılama eylemlerinin de kusur değerlendirmesinde dikkate alındığı belirtildi. Kararda şu ifadeler yer aldı:

"Davalı-karşı davacı erkek tanıklarının beyanları doğrultusunda kadının evlilik birliği içerisinde süregelen şekilde erkeğe karşı hakaret ve aşağılama eylemleri ile evde bulunmayarak ve yemek yapmayarak birlik görevlerini ihmalinin olduğu ve bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmıştır."

1359382 1001364837

"ERKEK DAVA AÇMAKTA HAKLI"

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dosyada erkeğin de boşanma talebinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna vardı. Kararda, "Bu hale göre erkek dava açmakta haklıdır. Erkeğin davasının kabulü koşulları gerçekleşmiştir" denildi. Yüksek Mahkeme, erkeğin boşanma davasının reddedilmesini doğru bulmayarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı da ortadan kaldırıldı. Kararın devamında ise "Erkeğin boşanma davasının da kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir" ifadelerine yer verildi.

MEDENİ KANUN'DA "ÇOK GEZMEK" DİYE BİR BOŞANMA MADDESİ YOK

Kararın kamuoyundaki yansıması, "çok gezmek" ve "yemek yapmamak" ifadelerini doğrudan boşanma sebebi haline getirdiği şeklinde oldu. Ancak Türk Medeni Kanunu'nda bu davranışların tek başına ve doğrudan boşanma sebebi olarak düzenlendiği bir hüküm bulunmuyor. Boşanma hukukunda temel değerlendirme, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenemeyecek ölçüde temelinden sarsılıp sarsılmadığı ve tarafların bu sonuca hangi davranışlarıyla sebep olduğudur. Bu nedenle söz konusu kararın değerlendirilmesinde, "yemek yapmayan herkes boşanma davasında kusurlu sayılır" şeklinde genel bir sonuç çıkarmak yerine, Yargıtay'ın somut dosyadaki davranışların tamamını birlikte ele aldığı noktasının öne çıkarılması gerekiyor.

Images 2026 08 16T180754.382

"YEMEK YAPMAK DAVRANIŞININ KENDİSİNDEN ÇOK SORUMLULUKLARIN NASIL PAYLAŞILDIĞI ÖNEMLİ"

Kararın psikolojik boyutunu değerlendiren Psikolog Ece Erkan, "yemek yapmak" davranışının tek başına ilişkinin sağlıklı ya da sağlıksız olduğunu göstermeyeceğini söyledi. Erkan, burada asıl önemli olanın eşlerin evlilik içerisindeki sorumlulukları nasıl tanımladığı ve bu sorumlulukların çift arasında nasıl paylaşıldığına dikkat çekti. Bir ev işinin yerine getirilmemesinin tek başına ilişkinin sağlıksız olduğunu göstermediğini belirten Erkan, sorumluluk paylaşımının nasıl kurulduğu, beklentilerin konuşulup konuşulmadığı ve bu konunun ilişkide sürekli bir çatışma örüntüsüne dönüşüp dönüşmediğinin önemli olduğunu ifade etti.

KARARIN ÖZÜ, DAVRANIŞLAR BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİ

Dosyadaki Yargıtay değerlendirmesinde kadına yüklenen kusurlar arasında eşe yönelik hakaret ve aşağılama, evde bulunmama ve yemek yapmayarak evlilik birliğinden doğan görevlerin ihmal edilmesi birlikte ele alındı. Dolayısıyla kararın dikkat çeken yönü, belirli bir ev işi yapılmadığında otomatik olarak boşanma sonucunun doğması değil; evlilik birliğinin sürdürülmesini etkileyen davranışların somut olayın koşulları içinde kusur değerlendirmesine konu edilmesi. Erkan da çift ilişkilerinde tek bir davranıştan ziyade davranışların sürekliliği, bağlamı ve ilişki üzerindeki etkisinin önemli olduğunu belirtti. Erkan, bir eşin zaman zaman yemek yapmaması ile ev içindeki sorumlulukların sistematik biçimde paylaşılmamasının aynı psikolojik ve ilişkisel anlamı taşımadığını söyledi. Yargıtay, bu değerlendirme sonucunda erkeğin açtığı boşanma davasının da kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Dairenin hükmü oy birliğiyle verilirken, bozma nedeniyle her iki dava ve ferileri yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiği belirtildi.

Boşanma Avukati

"EVLİLİĞİ BİTİREN ÇOĞU ZAMAN TEK BİR DAVRANIŞ DEĞİL"

Psikolog Ece Erkan, evliliklerde yaşanan sorunların değerlendirilmesinde davranışların zaman içerisindeki etkisine bakılması gerektiğini söyledi. Erkan, "Bir evliliği bitiren çoğu zaman tek bir davranış değil, davranışların zaman içinde oluşturduğu ilişki örüntüsüdür" değerlendirmesinde bulundu. Yemek yapmak, evde bulunmak ya da ev işlerini üstlenmek gibi gündelik sorumlulukların tek başına bir evliliğin sağlıklı veya sağlıksız olduğunu belirlemediğini ifade eden Erkan, burada eşlerin birbirlerinden beklentilerinin nasıl şekillendiğinin önemli olduğunu belirtti.

Erkan'a göre sorumlulukların ne ölçüde karşılıklı ve adil paylaşıldığı, bu konuların iletişim yoluyla çözülüp çözülemediği ve zaman içerisinde ilişkinin temel dinamiğinin nasıl etkilendiği belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.

"HUKUKİ KUSUR İLE PSİKOLOJİK AÇIDAN SAĞLIKSIZ İLİŞKİ AYNI ŞEY DEĞİL"

Erkan, mahkeme kararlarında kullanılan "kusur" kavramı ile psikolojik açıdan değerlendirilen "sağlıksız ilişki örüntüsü" kavramlarının birbirinden farklı olduğuna da dikkat çekti. Psikolog Ece Erkan, hukuki anlamdaki kusur ile psikolojik açıdan sağlıksız ilişki örüntüsünün aynı kavramlar olmadığını belirterek, bir mahkeme kararını yalnızca tek bir davranış üzerinden yorumlamanın hem hukuki hem de psikolojik açıdan yanıltıcı olabileceğini söyledi. Erkan, evlilikte görev kavramının da yalnızca cinsiyet üzerinden belirlenmemesi gerektiğini ifade etti. Eşlerin beklentilerini açıkça konuşması ve sorumlulukları karşılıklı, adil ve sürdürülebilir biçimde paylaşmasının ilişkinin sağlığı açısından daha belirleyici olduğunu vurguladı.

EMSAL KARAR TARTIŞMASI, SINIRLAR NASIL ÇİZİLECEK?

Karar, özellikle evlilik birliğinden doğan görevlerin kapsamı, eşlerin birbirlerine karşı sorumlulukları ve kusur değerlendirmesinde günlük yaşam davranışlarının hangi şartlarda dikkate alınabileceği açısından tartışma yarattı. Buradaki kritik nokta, Yargıtay'ın somut dosyada yalnızca "yemek yapılmaması" olgusuna dayanarak boşanma kararı verilmesini istememesi. Kararda, kadına yüklenen diğer davranışlarla birlikte değerlendirme yapılması gerektiği açıkça görülüyor. Bu nedenle kararın hukuk çevrelerinde, evlilik birliğindeki görevlerin ihlali ile boşanma için gerekli olan "temelinden sarsılma" şartı arasındaki ilişkinin nasıl yorumlanacağı bakımından ayrıca değerlendirilmesi önem taşıyor. Psikolog Ece Erkan ise kararın, evlilikte "görev" kavramının nasıl algılandığı konusunda da önemli bir tartışma yarattığını belirtti. Erkan, evlilikte sorumlulukların yalnızca cinsiyet üzerinden belirlenmesi yerine, çiftlerin beklentilerini açıkça konuşmasının ve sorumlulukları karşılıklı, adil ve sürdürülebilir biçimde paylaşmasının ilişkinin sağlığı açısından daha belirleyici olduğunu ifade etti.

Gorsel1

"YEMEK YAPMAMAK BOŞANMA SEBEBİDİR" YORUMU KARARI BASİTLEŞTİRİYOR

Psikolog Ece Erkan'a göre, "yemek yapmamak boşanma sebebidir" şeklindeki bir yorum, kararın hem hukuki hem de psikolojik bağlamını basitleştiriyor. Erkan, asıl sorunun eşlerin sorumluluk paylaşımının nasıl bir ilişki örüntüsüne dönüştüğü ve bu örüntünün evlilik birliğini ne ölçüde zedelediği üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi. Bu çerçevede kararın yalnızca "yemek yapmamak" başlığıyla değerlendirilmesi yerine, dosyada yer alan tüm davranışların ve bunların evlilik birliği üzerindeki etkisinin birlikte ele alınması gerekiyor. Yargıtay'ın değerlendirmesi de bu noktada somut dosyadaki birden fazla davranışın birlikte değerlendirilmesine dayanıyor. Dolayısıyla karardan, "yemek yapmayan eş boşanmada kusurludur" şeklinde genel ve otomatik bir sonuç çıkarılması mümkün değil. Evlilik birliğindeki görevlerin ihlali ile boşanma için gerekli olan "temelinden sarsılma" şartı arasındaki ilişkinin somut olayın koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.

Psikolog Ece Erkan'ın değerlendirmesine göre ise gündelik sorumlulukların kendisinden çok, bu sorumlulukların çift arasındaki ilişkiyi nasıl etkilediği önem taşıyor. Eşlerin beklentilerinin, iletişim biçimlerinin ve sorumluluk paylaşımının zaman içinde nasıl bir ilişki dinamiğine dönüştüğü, psikolojik açıdan değerlendirilmesi gereken temel noktalar arasında bulunuyor.

Bosanma Aa 2466220

"KISACASI, TEK BİR DAVRANIŞA DEĞİL, İLİŞKİ ÖRÜNTÜSÜNE BAKILMASI GEREKİYOR"

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararı, kamuoyunda "yemek yapmamak boşanma sebebi oldu" şeklinde yorumlansa da dosyanın içeriğinde birden fazla davranışın birlikte değerlendirildiği görülüyor. Kararda kadına yüklenen kusurlar arasında eşe yönelik hakaret ve aşağılama, evde bulunmama ve yemek yapmayarak evlilik birliğinden doğan görevleri ihmal etme iddiaları yer alıyor. Psikolog Ece Erkan ise psikolojik açıdan bakıldığında bir evliliği bitiren çoğu zaman tek bir davranış değil, davranışların zaman içerisinde oluşturduğu ilişki örüntüsü olduğunu vurguladı.

Erkan'a göre yemek yapmak, evde bulunmak veya ev işlerini üstlenmek gibi gündelik sorumluluklar tek başına ilişkinin sağlıklı ya da sağlıksız olduğunu belirlemiyor. Belirleyici olan; eşlerin beklentilerinin nasıl şekillendiği, sorumlulukların ne ölçüde karşılıklı ve adil paylaşıldığı, sorunların iletişim yoluyla çözülüp çözülemediği ve bu sorunların zaman içinde ilişkinin temel dinamiğini nasıl etkilediği. Bu nedenle Yargıtay'ın söz konusu kararı, "yemek yapmamak doğrudan boşanma sebebidir" şeklinde değil; somut olayda birden fazla davranışın evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve kusur değerlendirmesi kapsamında birlikte ele alınması üzerinden okunmalı.

Muhabir: SEMA ERSOY