Gelir İdaresi Başkanlığının Tahsilat Genel Tebliği (Seri: B Sıra No: 20) kapsamında, belirli kamu alacaklarının daha düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilmesine yönelik başvurular 31 Ağustos 2026’da sona erecek. Düzenlemenin kapsamını ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktaları Mali Müşavir Metin Dinçer’e sorduk.

Mali Müşavir Metin Dinçer, düzenlemenin bir vergi affı olmadığını vurguladı. Dinçer, 7326 ve 7440 sayılı kanunlarda olduğu gibi vergi aslına bağlı cezaların veya ferî alacakların silinmesini öngören kapsamlı bir yeniden yapılandırmanın söz konusu olmadığını belirtti. Düzenlemenin, 6183 sayılı Kanun’un 48’inci maddesi çerçevesinde kamu borçlarının daha düşük oranlı tecil faiziyle taksitlendirilmesini sağlayan bir uygulama olduğunu ifade etti.

Başvuruların 31 Ağustos 2026 tarihine kadar yapılması gerekiyor. Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesi veya Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda başvurabilecek. Başvurular ayrıca borçlu olunan vergi dairesine doğrudan ya da posta yoluyla veya diğer vergi daireleri aracılığıyla iletilebilecek. İşlem sırasında Tebliğ ekinde yer alan ve borçlunun durumuna uygun dilekçenin kullanılması gerekiyor.

Tebliğ kapsamındaki borçlara yıllık yüzde 29 tecil faizi uygulanacak. Taksit sayısı; borçlunun çok zor durum hâli, alacağın türü ve hukuki statüsü dikkate alınarak belirlenecek. Uygun koşulları taşıyan borçlar 72 aya kadar taksitlendirilebilecek. İlk taksit Eylül 2026’da başlayacak ve ödemeler vergi dairesince oluşturulan plandaki vadelere göre yapılacak.

Düzenlemede teminat sınırı da belirlendi. Buna göre 10 milyon TL’ye kadar olan kamu alacakları için teminat aranmayacak. Borcun 10 milyon TL’yi aşması hâlinde ise yalnızca aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi gerekecek.

TAKSİT AKSARSA YAPILANDIRMA HEMEN BOZULUR MU?

Taksitlerin, tecil faizi dâhil olmak üzere, süresinde ve tam ödenmesi esas olacak. Bununla birlikte bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi tek başına ihlal sayılmayacak. Eksik veya geciken her taksidin, takip eden taksidin ödeme süresi içinde hesaplanacak tecil faiziyle birlikte tamamlanması gerekecek. Aksayan ödemenin son taksit olması durumunda ise borç, takip eden ayın sonuna kadar faiziyle ödenecek.

Palamut ve torik için sezon erkene alındı: Tarih belli oldu
Palamut ve torik için sezon erkene alındı: Tarih belli oldu
İçeriği Görüntüle

Tecil edilen borç tutarının, tecil faizi hariç, en az yüzde 10’unun ödenmesi hâlinde, taksitlendirilen borçlar borç durumunu gösteren belgede yer almayacak. Bu şart özellikle kamu ihaleleri ve “borcu yoktur” yazısı gereken işlemler açısından önem taşıyor.

ARAÇ BORÇLARINDA HER TAŞIT İÇİN AYRI BAŞVURU GEREKİYOR

Motorlu taşıtlara ilişkin borçlarda her araç için hesaplanan toplam borç tutarı üzerinden ayrı başvuru yapılması gerekecek. Kapsama motorlu taşıtlar vergisi ve buna bağlı ferî alacakların yanı sıra trafik idari para cezaları, geçiş ücretleri ve bunlara ilişkin cezalar da girebilecek.

Tecil şartları ihlal edilmediği sürece tecil edilmiş taşıt borçları araç muayenesinde dikkate alınmayacak. Ancak aracın satış veya devrinden önce o araca ilişkin tecil edilmiş borçların tamamının ödenmesi zorunlu olacak.

“ESNAF İÇİN KALICI ÇÖZÜM ÜRETMİYOR”

Dinçer, düzenlemenin daralan ekonomide esnaf ve sanatkâra kısa süreli de olsa nefes aldırmayı amaçladığını söyledi. Başvuru sayısının yüksek olmasının finansman sıkışıklığını gösterdiğine işaret eden Dinçer, mevcut piyasa şartlarında bazı başvuruların tahsilata dönüşmemesi veya birkaç ay sonra üst üste gelen taksitler ve faiz nedeniyle ödenemez hâle gelmesi riskinin bulunduğunu belirtti. Dinçer, “Bu düzenlemenin tek başına esnafa kalıcı rahatlama sağlayacağını veya kamunun birikmiş alacaklarını istenen ölçüde tahsil edeceğini düşünmüyorum” dedi.

Esnafın önemli bir bölümünün günlük giderlerini dahi karşılamakta zorlandığını kaydeden Dinçer, bazı işletmelerin kapandığını, bazılarının ise kapanma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. İmalat sanayisinde hammaddeye erişim, fiyat istikrarsızlığı ve yeniden yerine koyma maliyetinin üretimi baskıladığını belirten Dinçer, bir ürün satıldıktan sonra aynı ürünün daha yüksek maliyetle yeniden üretilmesinin hem üretimi hem de istihdamı olumsuz etkilediğini söyledi.

Kalıcı çözüm için esnafın krediye erişiminin sağlanması, üretim ve istihdamın artırılması ve piyasa dengesinin kurulması gerektiğini savunan Dinçer, yalnızca ödeme vadelerinin uzatılmasıyla ekonomide kalıcı canlanma sağlanmasının güç olduğunu dile getirdi. Mevcut tecil düzenlemesinin sınırlı bir kolaylık sunduğunu belirten Dinçer, esnafın beklentisinin yasal faiz ve cezaların hafifletildiği, teminat yükünün azaltıldığı ve gerçek anlamda vergi barışı sağlayan daha kapsamlı bir yapılandırma olduğunu ifade etti.

BAŞVURU ÖNCESİ DİKKAT

Başvuru koşulları; borcun türüne, vadesine, mükellefin hukuki statüsüne ve mali durumuna göre değişebilir. İşlem yapılmadan önce Gelir İdaresi Başkanlığının güncel rehberi ve ilgili vergi dairesinin oluşturacağı ödeme planı kontrol edilmelidir.

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı, Tahsilat Genel Tebliği (Seri: B Sıra No: 20) ve ilgili uygulama rehberi.

Muhabir: Derya Arvas