Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Orta Doğu'daki güvenlik dengeleri açısından İsrail basınının da gündemine girdi. Jerusalem Post, anlaşmanın bölgedeki güç dengelerini değiştirebilecek sonuçlar doğurabileceğini savunurken, üç ülkenin sahip olduğu askeri kapasiteye dikkat çekti.

Rusya’ya yüzlerce İHA ile saldırı: Moskova’da uçuşlar aksadı
Rusya’ya yüzlerce İHA ile saldırı: Moskova’da uçuşlar aksadı
İçeriği Görüntüle

İSRAİL BASINI: "1,4 MİLYON ASKERLİK POTANSİYEL GÜÇ"

İsrail merkezli Jerusalem Post, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyareti kapsamında imzalanan anlaşmayı analiz etti. Haberde, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın savunma alanındaki iş birliğinin yeni bir aşamaya taşındığı belirtildi. Analizde üç ülkenin toplam askeri kapasitesine ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaşıldı. Buna göre Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın yaklaşık 1,4 milyon aktif askeri personel, 3 bin 400 savaş uçağı, 6 bin tank ve 340'tan fazla deniz unsuruna sahip olduğu ifade edildi.

Anlaşmanın İsrail açısından oluşturabileceği stratejik sonuçlar da analizde öne çıkarıldı. Jerusalem Post, ortaya çıkan yeni savunma mekanizmasının bölgedeki dengeler üzerinde etkili olabileceğini değerlendirdi. Gazete, anlaşmayı, "Yeni hilal: Mekke paktı, Suudi Arabistan öncülüğünde bir Sünni bloğun doğmasına yol açarak İsrail için yeni zorluklar yaratıyor" ifadeleriyle değerlendirdi.

6A80Df373Ea5C798 W785Xh581

NATO'NUN 5'İNCİ MADDESİNE BENZETİLDİ

Jerusalem Post analizinde, anlaşmayla oluşturulan ortak savunma mekanizmasının NATO'nun 5'inci maddesine benzer bir anlayış taşıdığı belirtildi. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik olası bir silahlı saldırının üç ülkeye yönelik gerçekleştirilmiş kabul edileceğine dikkat çekildi. Bunun doğrudan savaşa girme zorunluluğu anlamına gelmediği, ancak taraflar açısından önemli bir caydırıcılık mekanizması oluşturduğu ifade edildi.

Analizde, Türkiye ile Pakistan arasında son yıllarda gelişen savunma sanayisi ilişkilerine de geniş yer verildi. Pakistan'ın Türkiye'den aldığı 1,5 milyar dolar değerindeki dört MİLGEM sınıfı korvet, F-16 filosunun modernizasyonu ve İHA teknolojilerindeki ortak çalışmalar, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin öne çıkan başlıkları arasında gösterildi. Suudi Arabistan'ın anlaşmaya dahil olmasının ise Riyad yönetiminin savunma ve dış politika alanında farklı seçeneklere yöneldiğine işaret ettiği savunuldu. Analizde, bu adımın Washington'a ve bölgedeki diğer aktörlere yönelik stratejik bir mesaj niteliği taşıdığı değerlendirildi.

"YENİ SURİYE ORDUSUNDA ANKARA KİLİT ROLDE"

Jerusalem Post'un analizinde Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin dikkat çeken iddialar da yer aldı. Türkiye ve Katar'ın Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin başlıca destekçileri olduğu öne sürülürken, Ankara'nın yeni Suriye ordusunun oluşturulmasında kilit rol üstlendiği iddia edildi. Gazete, bu değerlendirmeyi şu ifadelerle aktardı:

"Türkiye ve Katar, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin başlıca destekçileridir ve Ankara, yeni Suriye ordusunun oluşturulmasında kilit bir rol oynamaktadır."

Analizde ayrıca Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer aktörler arasındaki askeri, siyasi ve ekonomik yakınlaşmanın yalnızca diplomatik düzeyde kalmadığı, sahadaki gelişmelerle birlikte yeni bir bölgesel denklem oluşturduğu ileri sürüldü.

Kaynak: HABER MERKEZİ