Uzman Klinik Psikolog Dilara Ocak Ertekin, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, bir insanın sevdiği kişinin yanında da mutsuz olabileceğini belirtti. Sevginin tek başına sağlıklı bir ilişki için yeterli olmadığını vurgulayan Ertekin, yalnızlık, değersizlik ve duygusal tükenmişlik hissinin ilişkinin kişiye iyi gelmediğini gösteren işaretler arasında yer alabileceğini ifade etti.

SEVİYORSUNUZ AMA MUTSUZ MUSUNUZ? NEDENİ BU OLABİLİR

Bir ilişkinin sağlıklı ilerleyebilmesi için sevginin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Uzman Klinik Psikolog Dilara Ocak Ertekin, kişinin sevdiği insanın yanında da mutsuzluk yaşayabileceğini ifade etti.

Ertekin'e göre kişi, partnerine karşı güçlü duygular beslemeye devam etse bile ilişkinin içerisinde kendisini yalnız, değersiz, anlaşılmamış veya duygusal açıdan tükenmiş hissedebiliyor.

“Birini sevmekle, o kişinin yanında kendimizi iyi hissetmek aynı şey değildir.”

Bu ayrımın ilişkilerin değerlendirilmesinde önemli olduğunu vurgulayan Ertekin, sevginin varlığının ilişkinin sağlıklı ve doyum verici olduğunun tek başına kanıtı sayılamayacağını belirtti.

Dolayısıyla bir kişiyi hâlâ seviyor olmak, o ilişkide yaşanan mutsuzluğun veya karşılanmayan duygusal ihtiyaçların görmezden gelinmesi gerektiği anlamına gelmiyor.

İLİŞKİNİZDE BU DAVRANIŞLAR VARSA DİKKAT!

İlişkinin kişiye iyi gelip gelmediğini anlamak için yalnızca hissedilen sevgiye değil, günlük yaşamda yaşanan duygusal deneyimlere de bakılması gerekiyor.

Uzman Klinik Psikolog Dilara Ocak Ertekin, kişinin ilişkide sürekli kendisini açıklamak zorunda hissetmesini, partnerinin tepkilerinden çekindiği için düşüncelerini saklamasını ve ihtiyaçlarını dile getirdiğinde suçluluk duymasını dikkat edilmesi gereken işaretler arasında gösterdi.

CHP’li Öztrak’tan fon soruşturması çağrısı: “Derhal seçim”
CHP’li Öztrak’tan fon soruşturması çağrısı: “Derhal seçim”
İçeriği Görüntüle

Özellikle ilişkide sorunları çözmek için sürekli aynı kişinin çaba göstermesi, zaman içerisinde duygusal yorgunluğa neden olabiliyor.

Kişi, karşı tarafı üzmemek veya yeni bir anlaşmazlık yaşamamak için kendi düşüncelerini geri plana atabiliyor. Bu durum devam ettiğinde ise ilişkide kendisini rahatça ifade etmek giderek zorlaşabiliyor.

Sevdiğiniz insanın yanında sürekli kendinizi açıklamak zorunda hissediyor veya vereceği tepkiden çekindiğiniz için susuyorsanız, ilişkinizdeki duygusal dengeyi yeniden değerlendirmeniz gerekebilir.

Sevdiğiniz Kişinin Yanında Mutsuz Musunuz 2

AYNI İLİŞKİDE OLUP KENDİNİZİ YALNIZ HİSSEDEBİLİRSİNİZ

Bir ilişkinin içinde olmak, kişinin duygusal ihtiyaçlarının mutlaka karşılandığı anlamına gelmiyor.

Ertekin'in değerlendirmesine göre kişi, partneriyle birlikte olmasına rağmen kendisini anlaşılmamış veya yalnız hissedebiliyor. Özellikle duyguların yeterince paylaşılmaması ve sorunların çözümünde karşılıklı çabanın bulunmaması, ilişkiden alınan doyumu azaltabiliyor.

Burada önemli olan yalnızca iki kişinin birbirini sevmesi değil, birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarına ne ölçüde karşılık verebildiği.

İlişkide sürekli anlaşılmaya çalışmak, kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atmak veya bütün sorunların çözümünü tek başına üstlenmek, zamanla duygusal tükenmişliği beraberinde getirebiliyor.

Ancak Ertekin, her mutsuzluğun ilişkinin sağlıksız olduğu anlamına gelmediğine de dikkat çekti.

İlişkilerde dönemsel zorluklar, anlaşmazlıklar ve yoğun stres yaşanabiliyor. Belirleyici olan, sorunların varlığından çok çiftlerin bu sorunlarla nasıl başa çıktığı ve birbirlerini anlamak için ne kadar çaba gösterdiği.

“ONU HÂLÂ SEVİYORUM” DİYE MUTSUZ BİR İLİŞKİDE KALMAK

Bazı insanlar mutsuz olduklarını fark etmelerine rağmen ilişkilerinden ayrılmayı düşünmekte zorlanabiliyor. Bunun nedenlerinden biri ise partnerlerine duydukları sevginin hâlâ devam etmesi.

Uzman Klinik Psikolog Dilara Ocak Ertekin, sevginin sürmesinin kişide ilişkiyi devam ettirmesi gerektiği düşüncesini oluşturabileceğini belirtti.

Ancak Ertekin'e göre birini sevmeye devam etmek, o ilişkinin kişiye iyi geldiğini tek başına göstermiyor.

Sevginin varlığı nedeniyle yaşanan sorunların sürekli ertelenmesi veya kişinin kendi mutsuzluğunu görmezden gelmesi, ilişkinin gerçek durumunu değerlendirmeyi zorlaştırabiliyor.

Bu nedenle kişinin yalnızca “Onu seviyor muyum?” sorusuna değil, “Bu ilişkinin içerisinde kendimi nasıl hissediyorum?” sorusuna da yanıt araması önem taşıyor.

İlişkinin devamına ilişkin kararın yalnızca duyguların yoğunluğuyla değil, güven, saygı ve karşılıklı çabanın varlığıyla birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

SEVGİ TEK BAŞINA YETMİYOR! SAĞLIKLI İLİŞKİNİN TEMELİ NE?

Uzman Klinik Psikolog Dilara Ocak Ertekin, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişkinin yalnızca sevgi üzerine kurulamayacağını vurguladı.

Ertekin'e göre bir ilişkinin kişiye iyi gelebilmesi için güven, saygı, duygusal yakınlık ve karşılıklı çabanın da bulunması gerekiyor.

“Bir ilişkiyi sürdürülebilir kılan yalnızca sevgi değil; güven, saygı, duygusal yakınlık ve karşılıklı çabadır.”

Bu nedenle ilişkide yaşanan anlaşmazlıkların nasıl çözüldüğü, tarafların birbirini ne kadar dinlediği ve duygusal ihtiyaçların karşılıklı olarak dikkate alınıp alınmadığı önem taşıyor.

Ertekin'in açıklamaları, sevgi ile ilişki doyumunun her zaman aynı yönde ilerlemeyebileceğini ortaya koyuyor.

Bir insanı çok sevmek, onun yanında kendinizi güvende, değerli ve anlaşılmış hissettiğiniz anlamına gelmeyebilir.

Sonuç olarak ilişkilerde asıl mesele yalnızca sevginin devam edip etmediği değil, o sevginin içinde iki kişinin de kendisine yer bulup bulamadığı ve ilişkinin her iki taraf için de sağlıklı bir şekilde sürdürülebilip sürdürülemediği.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü