Türkiye'nin ulaştırma planında yeni bir dönem tanımlanıyor. Hedef, ülkenin iki kıta arasında köprü olmaktan çıkıp yük akışının yönlendirildiği bir merkez haline gelmesi.
Orta Vadeli Program'daki ulaştırma başlığında dört koridorun birbirine bağlanması öngörülüyor. Entegrasyonun tamamlanması için belirlenen tarih 2029.

Dört koridor şunlar. Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Hicaz Demiryolu ve İstanbul kuzey demiryolu geçişi.
ORTA KORİDOR VE ZENGEZUR BAĞLANTISI
Planın ilk ayağı Orta Koridor. Çin'den başlayıp Hazar üzerinden Türkiye'ye ulaşan güzergah, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu ile taşınıyor.

Hattın güçlendirilmesi için Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu bağlantısı devreye giriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Dilucu-Kars demiryolu ihalesinin tamamlandığını duyurmuştu.
Zengezur Koridoru da bu yapının parçası. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Zengezur'un Orta Koridor'u destekleyeceğini belirtti.
Bakan, Uzak Doğu'dan çıkan yükün Orta Koridor üzerinden Londra'ya 18 günde ulaştığını ifade etti. Güzergahın rakibi olan deniz yolunda sürenin çok daha uzun olması, koridorun temel iddiasını oluşturuyor.
KALKINMA YOLU BASRA'DAN AVRUPA'YA
İkinci ayak Kalkınma Yolu. Proje, Basra Körfezi'nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan bir demiryolu ve karayolu hattını kapsıyor.

Güzergahın uzunluğu 1.200 kilometre olarak açıklandı. Hat, Irak'taki FAV Limanı ile başlıyor, limanın ilk etabının devreye alınması planlanıyor.
Kalkınma Yolu'nun işlevi, Körfez'den gelen yükü Süveyş Kanalı'na alternatif bir güzergahla Avrupa'ya taşımak.
Deniz yolunda yaşanan aksaklıklar son yıllarda kara ve demiryolu güzergahlarına ilgiyi artırdı. Kalkınma Yolu ile Orta Koridor'un birlikte çalışması, iki farklı yönden gelen yükün Türkiye'de birleşmesi anlamına geliyor.
HİCAZ DEMİRYOLU VE İSTANBUL GEÇİŞİ
Üçüncü ayak Hicaz Demiryolu. Osmanlı döneminde inşa edilen tarihi hattın iyileştirilmesi, Orta Doğu bağlantısını güçlendirmeye yönelik bir başlık olarak programda yer alıyor.
Hat, 20. yüzyılın başında Şam üzerinden Medine'ye kadar uzanıyordu. Güzergahın modern koşullara uyarlanması, bölge ticaretinde demiryolu payını artırmayı hedefliyor.
Dördüncü ayak ise İstanbul kuzey demiryolu geçişi. Asya ve Körfez'den gelen yüklerin Avrupa'ya kesintisiz aktarılması için kritik halka olarak tanımlanıyor.
Dört güzergahın tek sistem halinde çalışabilmesi, limanların, organize sanayi bölgelerinin ve lojistik merkezlerin koridorlara doğrudan bağlanmasına bağlı. Programda üretim tesislerinin demiryolu ve limanlarla doğrudan bağlantılı hale getirilmesi hedefleniyor.
DEMİRYOLU AĞINDA HEDEF 17 BİN 500 KİLOMETRE
Koridor planı mevcut altyapının büyütülmesini gerektiriyor.
- Konvansiyonel demiryolu ağı yaklaşık 11 bin 500 kilometre
- Hızlı tren ağı 2 bin 250 kilometre
- 2028 için belirlenen toplam hedef 17 bin 500 kilometre
Karayolunda ise bölünmüş yol ağı 29 bin 734 kilometreye ulaştı. Otoyol ağının 3 bin 796 kilometreden 8 bin 600 kilometreye çıkarılması hedefleniyor.
Programın öncelikli başlıklarından biri de yükün karayolundan demiryoluna kaydırılması. Demiryolunun yük taşımacılığındaki payının artırılması ve çok modlu taşımacılık kapasitesinin büyütülmesi amaçlanıyor.
Çok modlu taşımacılık, yükün aynı yolculuk içinde gemi, tren ve tır arasında aktarılabilmesi anlamına geliyor. Aktarma noktalarındaki bekleme süresi, koridorun rekabet gücünü belirleyen unsurlardan biri.
Havacılık tarafında da ağ genişliyor. Havalimanı sayısı 26'dan 58'e çıktı, yapımı süren üç havalimanıyla birlikte sayının 60'a ulaşması bekleniyor. Yolcu sayısı 2003'te 34 milyonken 2024'te 230 milyonu aştı.
KORİDOR NEDEN ÖNEMLİ?
Lojistik koridorların değeri iki ölçüyle belirleniyor. Süre ve maliyet.
Bir güzergah rakiplerinden daha kısa sürede ve daha ucuza yük taşıyabiliyorsa tercih ediliyor. Programda hedeflenen de bu, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve taşıma sürelerinin kısaltılması.
Koridorun ülkeye kazandırdığı ise yalnızca geçiş geliri değil. Güzergah üzerindeki limanlar, depolar, gümrük noktaları ve lojistik merkezler ayrı bir istihdam ve yatırım alanı oluşturuyor.



