Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, Türkmenlerin geleceği için birlik çağrısı yaparak siyasi temsilin ve Türk dünyasıyla bağların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kazakistan ile Umman arasında 8 kritik anlaşma imzalandı
Kazakistan ile Umman arasında 8 kritik anlaşma imzalandı
İçeriği Görüntüle

Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda 7 Ekim Türkmen Birliği Günü’nü değerlendiren Avşar, 1997’de Erbil’de toplanan kurultayı tarihî bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Avşar, elde edilen kazanımların korunması için ortak hedefler etrafında hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

ERBİL’DE ATILAN ADIM TARİHÎ BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU

Avşar, 4–7 Ekim 1997 tarihleri arasında Erbil’de düzenlenen Türkmen Kurultayı’nı, Irak Türkmenlerinin yakın tarihindeki önemli gelişmelerden biri olarak değerlendirdi. Kurultayda 7 Ekim’in millî gün ilan edilmesinin ve Latin harfleriyle Türkiye Türkçesini esas alan dil yaklaşımının benimsenmesinin önemine dikkat çekti.

Irak Türkmenlerinin geçmişte ağır baskılarla karşılaştığını hatırlatan Avşar, özellikle Saddam Hüseyin döneminde Türkmen nüfusunun şiddet, kıyım ve tasfiye politikalarına maruz kaldığını belirtti. Türkmenlerin kendi varlıklarını koruma ve seslerini duyurma çabasında kurultayın önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.

Avşar’a göre, Erbil’de alınan kararlar Irak Türkmen Cephesinin Türkmenlerin ortak sesi olarak daha görünür hâle gelmesine ve uluslararası alanda tanınmasına katkı sağladı. Sonraki yıllarda elde edilen kazanımların önemli bir bölümünde, kurultayda ortaya çıkan örgütlenme ve dayanışma iradesinin etkisi bulunduğunu söyledi.

7 EKİM ORTAK KİMLİĞİN VE MİLLÎ BİLİNCİN SİMGESİ

Bir toplumun belirli bir gün etrafında buluşmasının taşıdığı sembolik değere işaret eden Avşar, millî günlerin ortak hafızayı ve aidiyet duygusunu güçlendirdiğini ifade etti. 7 Ekim’in de Türkmenler açısından farkındalığın ve millî bilincin canlı tutulmasına katkı sağlayan bir anlam taşıdığını belirtti.

Avşar, bir millî günün kabul edilmesini toplumun kurumsallaşma ve geleceğini ortak bir iradeyle şekillendirme düşüncesiyle ilişkilendirdi. Bu tür sembollerin, toplumların kendi varlıklarını korumasında önemli bir yeri olduğunu dile getirdi.

“Irak Türkmenlerinin 7 Ekim Millî Günü ilan etmeleri tarihî adımlardan birisi olmuştur” diyen Avşar, kurultayın Türkmenlerin önünde yeni bir ufuk açtığını vurguladı.

Dünyanın farklı yerlerinden gelen yüze yakın temsilcinin Erbil’de bir araya gelmesini de bu açıdan değerlendiren Avşar, buluşmanın ortak karar alma iradesini ortaya koyduğunu söyledi. Kurultayı, yakın dönem Irak Türkmen tarihi açısından kurucu nitelikte bir meclis olarak gördüğünü ifade etti.

KERKÜK’TEN MEDYAYA UZANAN KAZANIMLAR

Kurultay sonrasında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Avşar, Irak Türkmen Cephesinin merkezinin Erbil’den Kerkük’e taşınmasını önemli adımlardan biri olarak gösterdi. Kerkük’ün Türkmenlerin tarihsel hafızasındaki yerine işaret ederek, şehirdeki Türkmen varlığının ve kültürel kimliğinin korunmasının önemini vurguladı.

Avşar’ın üzerinde durduğu bir diğer kazanım ise Türkmeneli televizyonunun kurulması ve kesintisiz yayın yaparak Türkmenlerin sesini dünyaya duyurması oldu.

Toplumların kendilerini kendi dilleriyle anlatabilmesinin önemine dikkat çeken Avşar, Türkmenlerin yaşadıklarını, taleplerini ve kültürlerini doğrudan kamuoyuna aktarabilecekleri bir yayın kuruluşuna sahip olmasını önemli bir başarı olarak değerlendirdi.

Avşar’a göre, medyada görünür olmak Türkmenlerin kendi meselelerini anlatma imkânını güçlendirirken, uluslararası alanda daha fazla duyulmalarına da katkı sağladı. Türkmeneli televizyonunu, 1997’de ortaya konulan ortak iradenin ardından gelişen önemli girişimlerden biri olarak nitelendirdi.

Türkmen Birliği Günü mesajı Türkmenlerin geleceği birlikten geçiyor

TÜRKÇE EĞİTİM VE SİVİL TOPLUM KİMLİĞİ GÜÇLENDİRDİ

Avşar, kurultayda benimsenen dil yaklaşımının ardından Türkiye Türkçesiyle eğitim veren okulların yaygınlaşmasını, Türkmen kimliğinin korunması açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.

Türkçe eğitimin, dilin ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasındaki yerine dikkat çeken Avşar, eğitim alanındaki gelişmeleri kurultayın açtığı ufkun somut sonuçları arasında gösterdi.

Danışma meclislerinin oluşturulması, sivil toplum kuruluşlarının ortaya çıkması ve mevcut yapıların güçlenmesi de Avşar’ın öne çıkardığı gelişmeler arasında yer aldı. Bu kurumların, Türkmenlerin ortak meseleler etrafında örgütlenmesine ve taleplerini daha güçlü biçimde dile getirmesine katkıda bulunduğunu söyledi.

Avşar, kurultay sonrasında oluşan hareketliliğin Türkmen varlığının hem Irak içinde hem de uluslararası alanda daha güçlü şekilde ifade edilmesine zemin hazırladığını belirtti.

SİYASİ TEMSİLDE DAHA SOMUT HEDEFLER GEREKİYOR

Türkmenlerin Irak siyasetindeki konumunu da değerlendiren Avşar, parlamentoda Türkmen temsilcilerin bulunmasını önemli bir kazanım olarak gördüğünü ifade etti. Bununla birlikte, siyasi temsilin Türkmenlerin beklentilerini karşılayacak düzeyde güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kerkük valiliğine bir Türkmenin seçilmesini de 1997’de ortaya konulan birlik iradesinin devamı olarak değerlendiren Avşar, elde edilen kazanımların daha güçlü ve kalıcı bir temsile dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Birlik duygusunu pekiştirmek için ulaşılabilir ve somut hedefler belirlenmesinin önemini vurgulayan Avşar; merkezî yönetimde bakanlık düzeyinde temsil, üst düzey görevlerde daha fazla yer alma ve parlamentoda daha güçlü bir grup oluşturma gibi hedefler üzerinde durdu.

Avşar’a göre, ortak hedefler etrafında yürütülecek çalışmalar Türkmenlerin siyasi etkisini artırırken, birlikte hareket etme iradesini de güçlendirebilir.

“TÜM TÜRKMENLERİN GELECEĞİNİ ETKİLEME RİSKİ VAR”

Türkmenler arasında birlik ve beraberliğin nasıl güçlendirilebileceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Avşar, siyasi ve kültürel kazanımların ardından yaşanabilecek ayrışmalara dikkat çekti. Ortak amaçlardan uzaklaşmanın bütün toplum açısından sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

“Türkmen varlığının Irak’ta devamının ancak bu birlik ve beraberlik ekseninde olacağı gerçeğini hiç unutmamak gerekiyor” diyen Avşar, dağınık bir görüntünün yalnızca belirli bir grubu değil, tüm Türkmenlerin geleceğini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Türkiye ve diğer Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerin geliştirilmesini de önemli gören Avşar, temasların farklı düzeylerde artırılması gerektiğini söyledi. Bu ilişkilerin Türkmenlerin Irak’taki varlığını güçlendirecek çalışmalara katkı sunabileceğini ifade etti.

Türkmenlerin yaşadığı bölgelerde sosyal ve kültürel sorunların çözümüne odaklanılmasını, kardeşlik bağlarının pekiştirilmesini ve sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesini isteyen Avşar, enerjinin iç ayrışmalar yerine ortak amaçlara yöneltilmesi gerektiğini vurguladı.

“Çünkü bir varlık meselesi. Varlık meselesinin olduğu yerde diğer tüm konular ikinci kalır” sözleriyle dayanışmanın önemini ifade eden Avşar, Türkmenlerin 7 Ekim Millî Günü’nü kutlayarak mesajını şöyle tamamladı:

“Tüm Türkmen kardeşlerimize aydınlık, hür, kendi iradeleriyle yürüyecekleri yıllar diliyorum.”

Avşar, bu günün Türk dünyasının birlik ve beraberliğine de katkı sağlamasını temenni etti.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü