Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaşayan halk ozanı İsmail Doğanay, yüzyıllardır sözlü kültürün önemli unsurlarından biri olan aşıklık geleneğinin günümüzde geçirdiği değişimi anlattı. Doğanay, geleneğin tamamen yok olmadığını ancak teknolojinin ve internet kullanımının köylerdeki geleneksel buluşma alanlarını etkilediğini söyledi.

  1. yüzyılın aşıklarından olan Doğanay, özellikle köy odalarının geçmişte kültürün aktarılmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, dijitalleşmeyle birlikte bu ortamların giderek azaldığına dikkat çekti.

AŞIKLIK GELENEĞİ YOK OLMUYOR, DÖNÜŞÜYOR

Aşıklık geleneğinin tamamen ortadan kalkıp kalkmadığına ilişkin değerlendirmede bulunan İsmail Doğanay, geleneğin yok olmadığını ancak yeni şartlara uyum sağladığını ifade etti.

Doğanay, dijitalleşme ve yapay zekanın yaygınlaşmasının köylerde yıllardır sürdürülen geleneksel yaşam biçimini değiştirdiğini belirterek, insanların artık birçok şeyi internet üzerinden gerçekleştirdiğini söyledi.

Bu değişimin, geçmişte insanların bir araya geldiği köy odalarını da etkilediğini aktaran Doğanay, sözlü kültürün doğal olarak aktarıldığı bu mekanların günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

“BİZLER HALKIN SESİYİZ”

Kendilerini halkın sesi olarak tanımlayan Doğanay, aşıkların yaşadıkları çevrenin duygu ve düşüncelerini şiir ve türküler aracılığıyla aktardığını söyledi.

Doğanay, yıllar boyunca kendi şiir ve türkülerinde aşk ve ayrılık gibi konuları işlediğini belirtti. Ona göre aşıklık geleneği yalnızca saz çalıp şiir söylemekten ibaret değil; aynı zamanda toplumun yaşadıklarını ve hissettiklerini dile getirmenin yollarından biri.

Halk ozanı, bu yönüyle aşıkların yaşadıkları bölgenin kültürel hafızasının korunmasına katkı sunduğunu ifade etti.

GELENEK DÜĞÜNLERDE YAŞATILIYOR

Köylerde geleneksel ortamların azalmasıyla birlikte aşıklık kültürünün yaşatıldığı alanların da sınırlı kaldığını belirten Doğanay, kendilerinin bugün daha çok köy düğünlerinde bir araya geldiğini söyledi.

Doğanay, “kırk yılda bir” iki düğüne giderek bu şekilde gelenekleri yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti.

Köy düğünleri, aşıkların sazları ve türküleriyle geleneği yeni kuşaklarla buluşturduğu önemli ortamlardan biri olmayı sürdürüyor.

İSMAİL DOĞANAY'IN AŞIKLIK YOLCULUĞU

1954 yılında Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinin Salın köyü Kasımlar Mahallesi'nde doğan İsmail Doğanay'ın çocukluğu çobanlık yaparak geçti. Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başlayan Doğanay, 15-16 yaşlarında garsonluk yapmaya başladı.

Kazandığı parayla kendisine bir bağlama alan Doğanay, saz çalmayı kendi kendine öğrendi. İlk şiirini ise sevdiği kız için yazdığını ifade etti.

Köyünde “Çekirdek İsmail” lakabıyla tanınan Doğanay, şiirlerinde soyadını mahlas olarak kullanıyor.

HALK OZANLARI KÜLTÜR DERNEĞİNDE GÖREV ALDI

Doğanay, 1982 yılında Mahzuni Şerif'in onursal başkanı olduğu Halk Ozanları Kültür Derneği'ne üye oldu. Derneğin yönetim kurulunda da görev alan Doğanay, çeşitli kültürel faaliyetlerde aktif olarak yer aldı.

Şiirlerinin önemli bir bölümünü internet üzerindeki kendi sitesinde muhafaza eden Doğanay'ın sekiz şiiri Kültür Bakanlığı arşivlerinde de kayıt altında bulunuyor.

Halk Ozanları Kültür Derneği'ne yaptığı katkılar nedeniyle kendisine şilt verilen Doğanay'ın ayrıca geçmiş yıllarda Kültür Bakanlığı tarafından gönderilen teşekkür belgeleri de bulunuyor.

Ankara çiftçisinin ikinci ürün formülü ortaya çıktı! 300 kilo hedef var
Ankara çiftçisinin ikinci ürün formülü ortaya çıktı! 300 kilo hedef var
İçeriği Görüntüle

BEŞ ALBÜMÜ BULUNUYOR

Halk ozanı Doğanay'ın beş albümü bulunuyor. Albümlerinde halk arasından derlediği türkülere de yer veren Doğanay'ın ilk kasetinin adı “Sabah Oldu”.

D O Ğ A N A Y

Sanatçı, 1988 yılında Kızılcahamam yöresinin anonim türküsü “Meşeler Gövermiş”i de albüm olarak müzikseverlerle buluşturdu.

Doğanay, geçmiş yıllarda Ostim TV ve Radyosu ile Genç TV gibi kanallarda halk müziği sanatçısı olarak çeşitli programlara da katıldı.

GELENEĞİ OĞLUYLA BİRLİKTE SÜRDÜRÜYOR

Şehir yaşamından uzaklaşmak istediği dönemlerde köyüne gelen Doğanay, burada bir ozanlar kahvesi de kurdu. Böylece aşıkların bir araya gelerek saz ve söz geleneğini sürdürmesine katkı sağlamaya çalıştı.

Doğanay'ın oğlu Oğuzhan Doğanay da babasının izinden giderek aşıklık geleneğini sürdürüyor. Baba-oğul, köy düğünlerine katılarak türkülerini seslendirmeye devam ediyor.

İsmail Doğanay, bugün teknolojinin getirdiği değişime rağmen aşıklık geleneğinin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak geçmişteki biçiminden farklı bir şekilde varlığını sürdürdüğünü ifade ediyor.

Muhabir: Büşra AKÖZ