Göz kuruluğu, göz yüzeyinin yeterince nemli kalmasını sağlayan gözyaşının yetersiz olması veya gözyaşının hızlı buharlaşması sonucu ortaya çıkabilir. Yanma, batma, kızarıklık, kaşıntı, ışığa hassasiyet ve gözde kum varmış gibi hissetme sık görülen belirtiler arasında bulunur.
GÖZ KURULUĞU NEDEN OLUR?
Göz kuruluğunun ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilir. Uzun süre telefon, tablet veya bilgisayar ekranına bakmak, göz kırpma sıklığının azalmasına bağlı olarak göz yüzeyinde kuruluk hissini artırabilir.
Bunun yanı sıra kuru hava, klima ve ısıtıcıların oluşturduğu hava akımı, rüzgar ve duman da gözlerin nemini etkileyebilir.
Yaş ilerledikçe gözyaşı üretiminde meydana gelen değişiklikler de göz kuruluğuna neden olabilir. Bazı ilaçların kullanımı ve bazı göz hastalıkları da kuruluk şikayetleriyle ilişkilendirilebilir.
GÖZ KURULUĞUNA NE İYİ GELİR?
Göz kuruluğu yaşayan kişilerin gözleri zorlayan koşulları azaltması önem taşıyor. Uzun süre ekran kullanılması gerekiyorsa düzenli aralıklarla mola vermek ve gözleri dinlendirmek faydalı olabilir.
Bulunulan ortamın çok kuru olmamasına dikkat edilmesi, doğrudan göze gelen klima veya ısıtıcı havasından kaçınılması ve yeterli sıvı tüketilmesi göz konforuna katkı sağlayabilir.
Gözleri ovuşturmak ise tahrişi artırabileceğinden kaçınılması gereken alışkanlıklar arasında bulunuyor.
GÖZ KURULUĞUNDA DAMLA KULLANILIR MI?
Göz kuruluğunun giderilmesinde yapay gözyaşı damlaları kullanılabilen seçenekler arasında yer alıyor. Ancak göz kuruluğunun nedeni kişiden kişiye değişebildiği için hangi ürünün kullanılacağı konusunda uzman görüşü almak önem taşıyor.
Özellikle sürekli göz kuruluğu yaşayan, başka bir göz hastalığı bulunan veya düzenli ilaç kullanan kişilerin kendi kendine uzun süre damla kullanmak yerine göz doktoruna danışması gerekiyor.
NE ZAMAN GÖZ DOKTORUNA BAŞVURULMALI?
Göz kuruluğu şikayeti uzun süre devam ediyor veya günlük yaşamı etkiliyorsa göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor.
Şiddetli göz ağrısı, görmede değişiklik, belirgin kızarıklık, ışığa karşı aşırı hassasiyet veya gözde yaralanma gibi durumlarda ise gecikmeden tıbbi değerlendirme alınması önem taşıyor.
Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.





