Reçetesiz temin edilebilen ağrı kesicilerden burun spreylerine, vitaminlerden gıda takviyelerine kadar birçok ürün günlük hayatta kolayca kullanılabiliyor. Ancak bir ürünün reçetesiz alınabilmesi, herkes için her koşulda güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
Türkinform’a konuşan Serbest Eczacı Abdulkadir Gebeş, reçetesiz kullanılan ürünlerde kişinin yaşı, mevcut hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar, kullanım süresi ve miktarın mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti.
REÇETESİZ OLMASI HERKES İÇİN GÜVENLİ DEMEK DEĞİL
OTC kavramının “Over The Counter”, yani tezgâh üstü anlamına geldiğini belirten Gebeş, reçete olmadan temin edilebilen bazı ağrı kesiciler, burun spreyleri, haricen kullanılan krem ve merhemler ile farklı sağlık ürünlerinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini söyledi.
Reçetesiz temin edilebilmenin sınırsız ve kontrolsüz kullanım anlamına gelmediğini vurgulayan Gebeş, kişiye uygun ürünün belirlenmesinde eczacı danışmanlığının önemine dikkat çekti.
Gebeş, “Reçetesiz olması ‘herkes için ve her koşulda güvenlidir’ anlamına gelmez. Kullanacak kişinin yaşı, mevcut hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar ve kullanım süresi çok önemli” ifadelerini kullandı.
“BANA İYİ GELDİ, SEN DE KULLAN” TAVSİYESİNE DİKKAT
Reçetesiz ürünlerde en sık karşılaşılan hatalardan birinin yakın çevreden alınan tavsiyeler olduğunu belirten Gebeş, bir kişiye iyi gelen ürünün başka bir kişi için uygun olmayabileceğini söyledi.
Özellikle sağlık profesyoneli olmayan kişiler tarafından yapılan “Bana çok iyi geldi, sen de kullan” yönlendirmelerinin yanlış kullanıma kapı aralayabildiğini ifade eden Gebeş, sağlık ürünlerinde hastalıktan önce kişinin özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bir diğer yaygın hatanın ise fayda görüldüğü düşünülen ilaç veya takviyelerin uzun süre boyunca hekim ya da eczacıya danışılmadan kullanılmaya devam edilmesi olduğunu belirtti.
VİTAMİNLERDE DE DOZ ÖNEMLİ
Vitamin ve gıda takviyelerinin de kontrolsüz kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Gebeş, bu ürünlerde miktar ve kullanım süresinin önemli olduğunu söyledi.
D vitaminini örnek veren Gebeş, vücutta depolanabilen vitaminlerin yüksek miktarlarda ve uzun süre bilinçsiz kullanılmasının toksik düzeylere ulaşabileceğini belirterek bunun bazı sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
Bu nedenle takviye kullanımında da “Ne kadar fazla, o kadar iyi” yaklaşımından kaçınılması gerektiğini vurguladı.
İKİ FARKLI ÜRÜNDE AYNI ETKEN MADDE OLABİLİR
Gebeş’in dikkat çektiği en önemli risklerden biri ise farklı isimlerde satılan ürünlerin aynı etken maddeyi içerebilmesi.
Özellikle soğuk algınlığı ürünleri ve ağrı kesicilerde bu durumla karşılaşılabildiğini belirten Gebeş, kişinin iki farklı ürün kullandığını düşünürken farkında olmadan aynı etken maddeyi tekrar alabileceğini söyledi.
Takviye ürünlerinde de benzer bir durum yaşanabildiğini ifade eden Gebeş, birden fazla ürünün içeriklerinin birbirini tekrar edebileceğini belirtti.
Gebeş, kullanılan ilaç ve takviyelerin birlikte değerlendirilmesinin hem gereksiz tekrarların hem de olası etkileşimlerin önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.
“MUCİZE” İDDİALARINA KANMAYIN
Sosyal medyada popüler hale gelen bir ürünün herkes için uygun kabul edilmemesi gerektiğini söyleyen Gebeş, özellikle “mucize” veya “tüm hastalıklara iyi gelir” gibi iddialara karşı tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Bir ürün kullanılmadan önce kişinin mevcut hastalıklarının, kullandığı ilaçların, yaşının ve kişisel ihtiyaçlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gebeş, kısa süreli ve basit şikâyetlerde eczacının doğru kullanım konusunda yol gösterebileceğini söyledi.
Şikâyetin uzaması, tekrar etmesi veya daha ciddi bir durumdan şüphelenilmesi halinde ise hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan Gebeş, internetten bilgi edinilebileceğini ancak kişisel tedavi kararının sosyal medya üzerinden verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.





