Sosyal medyada hızla yayılan öncesi-sonrası görüntüleri ve kısa sürede verilen kilolarla “zayıflama iğneleri” son dönemin en çok konuşulan kilo verme yöntemlerinden biri haline geldi. Ancak bu ilaçların kimler tarafından kullanılabileceğinden bırakıldıktan sonra verilen kiloların geri alınıp alınmayacağına kadar pek çok soru da beraberinde geliyor.
Türkinform’a konuşan Ecz. Ahmet Şiyar Mean, halk arasında “zayıflama iğnesi” olarak bilinen ilaçların basit bir kilo verme yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek kontrolsüz kullanıma karşı uyarılarda bulundu.
ZAYIFLAMA İĞNELERİ NASIL ETKİ GÖSTERİYOR?
Halk arasında “zayıflama iğnesi” olarak adlandırılan ilaçların GLP-1 grubunda yer aldığını belirten Mean, bu ilaçların vücudun yemek sonrasında salgıladığı ve beyne tokluk mesajı taşıyan hormonun etkisini taklit ettiğini söyledi.
Mean, “Midenin boşalmasını yavaşlatıyor, iştahı baskılıyor, kan şekerine göre insülin salınımını düzenliyor” dedi.
Bu ilaçların kilo vermek isteyen herkes tarafından kullanılamayacağını vurgulayan Mean, kişinin sağlık durumunun hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti:
“Bunlar kozmetik ürün değil, reçeteli ilaç. Bu ayrımı ancak muayene eden hekim yapabilir.”

“NORMAL KİLODAKİ GENÇLERİN BU İLACI SORMASI ENDİŞELENDİRİYOR”
Doktor kontrolü olmadan kullanımdaki en büyük sorunlardan birinin kişinin sağlık geçmişinin değerlendirilmemesi olduğunu söyleyen Mean, tedavi öncesinde mevcut hastalıkların ve kullanılan diğer ilaçların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Dozun da ayrı bir önem taşıdığını belirten Mean, başka bir kişinin kullandığı dozun örnek alınmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi:
“‘Arkadaşımın vurduğu dozdan vurayım’ diyende şiddetli kusma, sıvı kaybı, böbrek sorunu görülebiliyor. Şeker ilacı kullanan biri hekim ayarlaması olmadan eklerse ciddi hipoglisemiye girebilir.”
Mean, özellikle normal kilodaki gençlerden gelen taleplerin kendisini endişelendirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Beni en çok endişelendiren ise kilosu normal olan gençlerin bu ilacı sorması. Orada mesele kilo olmaktan çıkıp yemekle kurulan ilişkiye dönüşüyor ve düzeltmesi çok daha zor.”
BU BELİRTİLERDE HEKİME BAŞVURULMALI
Mean, bu ilaçların kullanımında bulantı, kusma, ishal veya kabızlık, şişkinlik, reflü ve halsizlik gibi mide-bağırsak kaynaklı yan etkilerin görülebildiğini söyledi. Bu şikayetlerin özellikle başlangıçta ve doz değişikliklerinde ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Geçmeyen şiddetli karın ağrısı, durmayan kusma, sıvı alamama, ateşle birlikte sağ üst karın ağrısı, gözlerde sararma, nefes darlığı, yüzde şişlik ve baygınlık hissi gibi belirtilerde ise hekime başvurulması gerektiğini belirtti.
Mean, kişinin neredeyse hiçbir şey yiyememesinin de olumlu bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti:
“Bir de kişi neredeyse hiçbir şey yiyemiyorsa bu ‘ilaç iyi çalışıyor’ demek değil, kas kaybı başlıyor demek. Doz gözden geçirilmeli.”

İĞNE BIRAKILINCA KİLOLAR GERİ GELEBİLİYOR
Zayıflama iğneleriyle ilgili en çok merak edilen konulardan biri de kullanım bırakıldıktan sonra verilen kiloların geri alınıp alınmadığı.
Beslenme ve yaşam tarzında kalıcı değişiklik yapılmadığında verilen kiloların önemli bir bölümünün geri alınabileceğini belirten Mean, “Çalışmalar, ilaç bırakıldıktan sonraki bir yıl içinde verilen kilonun yaklaşık üçte ikisinin geri alındığını gösteriyor” dedi.
Semaglutid üzerine gerçekleştirilen STEP 1 çalışmasının uzatma sonuçlarında da 68 haftalık tedavinin ardından ilaç ve yaşam tarzı müdahalesi bırakılan katılımcıların, takip eden bir yıl içerisinde daha önce verdikleri kilonun yaklaşık üçte ikisini geri aldığı görüldü.
Mean, ilaç kullanımının sona ermesinin ardından iştahın yeniden artabileceğini belirterek, bu süreçte yeni beslenme ve hareket alışkanlıklarının kazanılmasının önemine dikkat çekti.
“BU BİR VARIŞ NOKTASI DEĞİL, AÇILMIŞ BİR PENCERE”
Zayıflama iğnelerinin tek başına kalıcı bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Mean, ilaç kullanılan dönemde yaşam tarzının da değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
“İlaç iştahı baskılıyor, ilaç bitince iştah geri geliyor. Kişi o dönemde porsiyon kontrolünü ve hareket alışkanlığını edinmediyse eski düzenine dönüyor.”
Mean, hastalarına yaklaşımını ise şu sözlerle anlattı:
“Bu bir varış noktası değil, size açılmış bir pencere. O pencerede yeni alışkanlıkları kurarsanız kalıcı olur.”
SAHTE ZAYIFLAMA İĞNELERİNE KARŞI UYARI
Zayıflama iğnelerine yönelik artan talep, sahte ürünleri de gündeme getirdi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sahte semaglutid ürünlerinin farklı bölgelerde tespit edildiğini duyurdu. WHO, sahte ürünlerde etkin maddenin bulunmayabileceğini veya enjeksiyon cihazında insülin gibi beyan edilmemiş başka bir etkin madde bulunabileceğini bildirdi.
WHO ayrıca 2026 yılında GLP-1 grubu ilaçların sosyal medya, internet ve diğer kayıt dışı kanallardan temin edilmesine yönelik artan eğilime dikkat çekerek, bu ürünlerin yetkili ve güvenilir kaynaklardan alınması gerektiğini vurguladı.
Mean de vatandaşların zayıflama iğnelerini internet, sosyal medya veya güvenilirliği bilinmeyen kişilerden temin etmemesi gerektiğini söyledi:
“Eczane dışında hiçbir yerden almayın. Instagram, Telegram, spor salonu, ‘yurt dışından getiriyorum’ diyen kişiler, hepsi kırmızı bayrak.”
Ürünlerin uygun koşullarda saklanmasının da önemli olduğunu belirten Mean, saklama şartlarına uyulmamasının ayrıca risk oluşturabileceğini ifade etti.
Mean sözlerini şöyle tamamladı:
“Özetle bu ilacı ancak hekim yazabilir veya önerebilir, ancak eczane verebilir. Bu zincirin dışındaki her yol risklidir.”





