Kilo vermeye çalışan birçok kişi, tartıda istediği sonucu göremediğinde ilk olarak kendisini suçluyor. Ancak kilo yönetimi yalnızca daha az yemek veya iradeyi güçlendirmekten ibaret değil. Beslenme düzeninden uykuya, günlük hareketlilikten stres düzeyine kadar pek çok faktör süreci etkileyebiliyor.

Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni, Fitoterapist Uzm. Dyt. Serpil Uzunok Doğan, kilo verme sürecinde kişinin kendisini suçlamak yerine beslenme düzeninin ve yaşam alışkanlıklarının bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkinform’a önemli açıklamalarda bulundu.

KİLO VERMEK SADECE DAHA AZ YEMEK ANLAMINA GELMİYOR

Uzm. Dyt. Serpil Uzunok Doğan’a göre kilo yönetiminde alınan enerji, beslenme düzeni ve fiziksel aktivite önemli olsa da kişinin nasıl beslendiği, öğünlerinin içeriği, uyku düzeni, günlük hareketi, stres düzeyi ve sağlık durumu da sürecin önemli parçaları.

Doğan, “Daha az ye” yaklaşımının her kişi için yeterli bir açıklama olmayabileceğine dikkat çekerek, kişinin günlük beslenme düzeninin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Gün boyunca çok az yiyip akşam saatlerinde yoğunlaşmak, öğünlerde yeterli protein ve lif almamak, uzun süre aç kalmak veya farkında olmadan sık sık atıştırmak kilo verme sürecini zorlaştırabilecek faktörler arasında değerlendiriliyor.

Sabah ilk adımda canınız yanıyorsa dikkat! Uzmanı topuk dikenini anlattı
Sabah ilk adımda canınız yanıyorsa dikkat! Uzmanı topuk dikenini anlattı
İçeriği Görüntüle

Tatil Bitti, Kilo Verme Telaşı Başladı! Diyetisyenden Sonbahar Önerileri (2)

TARTIDAKİ RAKAM HER ZAMAN GERÇEĞİ GÖSTERMİYOR

Kilo verme sürecinde yapılan yaygın hatalardan birinin yalnızca tartıya bakarak sonuç değerlendirmek olduğunu belirten Doğan, vücut ağırlığındaki kısa süreli değişimlerin her zaman yağ kaybı veya yağ artışı anlamına gelmediğini ifade etti.

Vücuttaki sıvı değişimleri, tuz ve karbonhidrat tüketimi, bağırsak hareketleri ve kadınlarda adet döngüsü gibi faktörlerin tartıda geçici değişikliklere yol açabileceğine dikkat çeken Doğan, bu nedenle birkaç günlük tartı sonuçlarının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

GEREKTİĞİNDE KAN DEĞERLERİ DE DEĞERLENDİRİLMELİ

Kilo verme sürecinde kişinin mevcut sağlık durumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Doğan, gerektiğinde laboratuvar sonuçlarının değerlendirmeye dahil edilebileceğini kaydetti.

Tiroid fonksiyonları, glukoz metabolizmasıyla ilişkili değerler, demir depoları, B12 ve D vitamini gibi parametrelerin kişinin genel durumunun değerlendirilmesine yardımcı olabileceğini belirten Doğan, tek bir kan değerinin kişinin neden kilo veremediğini tek başına açıklamayacağının altını çizdi.

Laboratuvar sonuçlarının kişinin öyküsü, beslenme düzeni, kullandığı ilaçlar ve diğer bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Doğan, gerekli durumlarda hekim değerlendirmesinin de sürecin bir parçası olduğunu belirtti.

Diyet Nedir Saglikli Diyet Nasil Yapilir

SÜREKLİ AÇLIK VE TATLI İSTEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

“Çok çabuk acıkıyorum”, “Akşamları sürekli tatlı istiyorum” veya “Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorum” diyen kişilerin beslenme düzeninin daha yakından incelenmesi gerektiğini belirten Doğan, problemin her zaman irade eksikliği olmayabileceğini söyledi.

Özellikle gün içerisinde çok az beslenilen ve öğünlerin akşam saatlerine yoğunlaştığı düzenlerde açlığın artabileceğine dikkat çeken Doğan, amaç yalnızca açlığı bastırmak değil, günün tamamındaki beslenme düzenini yeniden oluşturmak olmalı dedi.

UYKU VE STRES KİLO YÖNETİMİNDE ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP

Kilo verme sürecinde beslenmeye odaklanılırken uyku ve stres faktörlerinin zaman zaman gözden kaçırıldığını belirten Doğan, düzensiz veya yetersiz uykunun günlük enerji ve beslenme tercihleri üzerinde etkili olabileceğini ifade etti.

Yoğun stres dönemlerinde kişilerin yeme davranışlarının da değişebileceğini belirten Doğan, bu nedenle kilo yönetiminde yalnızca “Ne yiyorsunuz?” sorusunun değil, “Gününüz nasıl geçiyor?” sorusunun da sorulması gerektiğini vurguladı.

HAREKETLİLİK SADECE SPOR SALONUNDAN İBARET DEĞİL

Düzenli egzersizin önemine dikkat çeken Doğan, fiziksel aktivitenin yalnızca spor salonunda geçirilen süreyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Günlük adım sayısı, uzun süre oturma, merdiven kullanımı ve genel hareketlilik de günlük enerji harcamasında rol oynuyor.

Bu nedenle kişinin günlük yaşamına uyabilecek bir hareket düzeninin oluşturulmasının, uygulanması mümkün olmayan yüksek hedefler belirlemekten daha gerçekçi olabileceği ifade edildi.

Diyet Uzman Uyarı

HERKESİN UYGULAYACAĞI DİYET AYNI OLAMAZ

Sosyal medyada başka bir kişinin uyguladığı beslenme programıyla kısa sürede kilo verdiğini görmenin, aynı programın herkes için aynı sonucu vereceği anlamına gelmediğini belirten Doğan, kişilerin enerji ihtiyaçlarının, vücut kompozisyonlarının, yaşam biçimlerinin ve sağlık durumlarının farklı olduğuna dikkat çekti.

Bu nedenle “Arkadaşım bu listeyle kilo verdi, ben de uygulayayım” yaklaşımı yerine kişinin kendi ihtiyaçlarının değerlendirilmesinin daha doğru bir başlangıç olduğunu söyledi.

ASIL HEDEF VERİLEN KİLOYU KORUYABİLMEK

Kilo verme sürecinde yalnızca tartıda daha düşük bir rakam görülmesinin hedeflenmemesi gerektiğini belirten Doğan, verilen kilonun korunabilmesinin de en az kilo vermek kadar önemli olduğunu vurguladı.

Çok katı kurallara dayanan ve kişinin günlük yaşamıyla uyuşmayan beslenme programlarının uzun vadede sürdürülebilir olmayabileceğini ifade eden Doğan; çalışma saatleri, aile düzeni, sosyal yaşam, seyahatler, sevilen yiyecekler ve günlük alışkanlıkların beslenme planına dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Kilo Alma Diyeti Nasil Yapilir Hizli Kilo Alma Diyeti Saglikli Kilo Nasil Alinir 1684851793 1632

KİLO VEREMEYENLER ÖNCE KENDİNİ SUÇLAMAMALI

Uzm. Dyt. Serpil Uzunok Doğan, kilo vermekte zorlanan kişilerin öncelikle kendilerini suçlamak yerine süreci bütüncül şekilde değerlendirmeleri gerektiğini belirterek, öğün düzeni, protein ve lif tüketimi, uyku, günlük hareket, stres ve gerektiğinde sağlık durumunun birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Doğan, kilo yönetiminin yalnızca irade üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, kişinin kendi ihtiyaçlarına uygun ve uzun vadede sürdürebileceği bir beslenme düzeninin önem taşıdığını vurguladı.

Kilo verme sürecinde asıl hedefin yalnızca tartıdaki rakamı düşürmek değil, verilen kiloyu sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde koruyabilmek olduğu belirtildi.

Muhabir: ESRA KOÇAK MAYDA