Milli Eğitim Bakanlığı takvimine göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında ilk ders zili bugün çaldı. Aile Sağlığı Uzmanı Dr. Tuğba Gül, okulların açıldığı dönemde poliklinik tablosunun değiştiğini ve velilerin bilmesi gereken birkaç başlık bulunduğunu anlattı.

Doktor-5

"Okullar açılınca genel olarak bir üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış görüyoruz. Grip dediğimiz influenza ya da soğuk algınlığı, rinit dediğimiz tablolar, her ikisinde de bir artış oluyor" dedi.

Artışın zirve yaptığı dönemi de belirtti. Hekime göre yoğunluk özellikle ekim ve kasım aylarında hissediliyor.

YATILI ÖĞRENCİDE FARKLI BİR TABLO VAR

Okul döneminin daha az konuşulan bir başlığı da var. Gül, yurtta ve yatılı okulda kalan öğrencilerde ayrı bir tabloyla sık karşılaştıklarını söyledi.

"Yurtta, yatılı kalan öğrencilerde skabiyez yani uyuz tablolarını sık görüyoruz, poliklinikte bunlarla sık karşılaşıyoruz" ifadesini kullandı.

Toplu yaşam alanlarının bulaşı kolaylaştırdığını, bu nedenle yatılı öğrencisi olan ailelerin dikkatli olması gerektiğini aktardı.

AŞI İÇİN GEÇ KALINMIŞ DEĞİL

Grip aşısında zamanlama velilerin en çok merak ettiği konu. Hekim, doğru dönemin eylül ve ekim olduğunu belirtti.

Koruyuculuğun hemen başlamadığını da hatırlattı. "Aşının koruyuculuğu 2 ile 3 hafta sonra başlıyor."

Okulların açılmasının aşı için son tarih anlamına gelmediğini vurguladı. "Okullar açıldıktan sonra aşı yaptırmak için geç kalmış olmuyoruz aslında. Yine yaptırabiliriz aşılarımızı" diye konuştu.

Takvim hesaplandığında tablo şöyle çıkıyor. Okulların açıldığı gün aşı olan bir çocukta koruyuculuk ekim ayının ilk günlerinde başlıyor. Hekimin işaret ettiği yoğunluk dönemi de tam olarak o aylara denk geliyor.

Ücretsiz uygulanan grupları da sıraladı. Hekimin aktarımına göre 65 yaş üstü hastalara, ikinci ve üçüncü üç aylık dönemdeki gebelere ve kronik rahatsızlığı olanlara aşı ücretsiz yapılıyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu duyurusunda risk grupları daha ayrıntılı tanımlanıyor. Kronik akciğer hastalığı olanlar, kalp damar hastaları, diyabet hastaları, kronik böbrek hastaları ve bağışıklığı baskılanmış hastalar bu listede yer alıyor. Huzurevi ve yaşlı bakımevinde kalanlar da aynı kapsamda sayılıyor.

Uzmanı uyardı! Vücudunuzun verdiği sinyalleri görmezden gelmeyin
Uzmanı uyardı! Vücudunuzun verdiği sinyalleri görmezden gelmeyin
İçeriği Görüntüle

ÇOCUKTA DOZ SAYISI YAŞA GÖRE DEĞİŞİYOR

Çocuk tarafında uygulama farklı işliyor. Gül, 6 ayın üstündeki her çocuğa grip aşısı yapılabildiğini söyledi.

Doz sayısının yaşa bağlı olduğunu da anlattı. "9 yaşın altına iki doz, 9 yaşın üstüne tek doz olmak üzere influenza aşımızı yapıyoruz."

İkinci doz takibinde velilerden kaynaklı bir sorun yaşamadıklarını da ekledi. "Veliler genellikle ikinci dozu takibini kendileri yapıyorlar, bilinçli oluyorlar bu konuda."

ÇOCUK HANGİ DURUMDA OKULA GİTMEMELİ?

Velinin en çok zorlandığı karar sabah verilen karar. Gül burada net bir ölçüt koydu.

Ateş, kusma, ishal ve öksürük belirtilerinin bulunduğu durumlarda en azından belirtilerin görüldüğü gün istirahat önerdiğini belirtti.

Viral tablolarda süreyi uzattığını da aktardı. "Üst solunum yolu enfeksiyonlarında ben bir 3 gün kadar en azından evde izolasyonunun olmasını öneriyorum."

Gerekçesini de açıkladı. "Toplu bir ortamda genellikle çok fazla temas ediliyor ve birbirlerine çok fazla bulaş oluyor."

Kusmanın bulunduğu durumlarda ise ölçütün değiştiğini söyledi. Hekime göre kusma varsa belirtiler tamamen geçene kadar istirahat gerekiyor.

AŞILAR OKULDA DEĞİL AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNDE

Velilerin bir kısmı hâlâ okul aşısı bekliyor olsa da uygulama uzun süredir değişmiş durumda. Gül, çocukluk dönemi aşılarının uzun süredir aile sağlığı merkezlerinde uygulandığını, bu yönde bir beklentiyle artık pek karşılaşılmadığını söyledi.

Takip sisteminin işleyişini de anlattı. Doğumdan itibaren çocukluk dönemi aşılarının Sağlık Bakanlığı tarafından yakından izlendiğini, dönem geldiğinde ebeveynlerin arandığını ve aşıya çağrıldığını kaydetti.

"Gelmezse yine bununla ilgili gerekli belgeler düzenleniyor" dedi.

Eksik aşıyla okula başlayan çocuk sayısının bu nedenle çok düşük kaldığını ifade etti. Karşılaşılan örneklerin genellikle ailenin kendi tercihinden kaynaklandığını belirtti.

Aşı yaptırmak istemeyen ailelerden ret formu alındığını, bilgilendirme yapılmasına karşın bu tercihin sürebildiğini aktardı. Eksik doz tespit edildiğinde ise uygulamanın hemen başlatıldığını söyledi.

HER ENFEKSİYONDA ANTİBİYOTİK İSTENİYOR

Muayenedeki en sık tartışma başlığı ise ilaç. Hekim, hemen her üst solunum yolu enfeksiyonunda veliden antibiyotik talebi geldiğini anlattı.

Sık duyduğu cümleleri de aktardı. "Antibiyotik yazmayacak mısınız, ama bizimki antibiyotiksiz geçmiyor gibi."

Talebe karşı direnmeye çalıştıklarını belirtti. "Gereksiz antibiyotik kullanımı ciddi bir antibiyotik direncine sebebiyet veriyor."

Karşılaştırmalı tabloya da dikkat çekti. "Türkiye'de zaten birçok ülkeye göre çok daha yüksek derecede bir antibiyotik kullanımı var."

Gül, muayenede izledikleri yolu ise şöyle özetledi. Tablonun viral olduğunu ve antibiyotiğin gerekmediğini veliye açıkladıklarını, yazmamaya çalıştıklarını söyledi.

Muhabir: Emre Kaymal