Günlük yaşamda uzun süre hareketsiz kalmak, masa başında çalışmak ve bilinçsiz yapılan egzersizler kas-iskelet sistemi sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Fizyoterapist Berfin Kaya, bireylerin yaşam kalitesini koruyabilmesi için hareketin hayatın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirtti.

Okullar açıldı poliklinikte artış başlıyor: Veliler bu üç uyarıya dikkat
Okullar açıldı poliklinikte artış başlıyor: Veliler bu üç uyarıya dikkat
İçeriği Görüntüle

Kaya, fizyoterapinin yalnızca bir rahatsızlığın tedavisinde başvurulan bir alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, spor yapan veya yapmayan, aktif ya da daha hareketsiz bir yaşam süren herkesin hayatında fizyoterapi unsurunun bulunması gerektiğine inandığını söyledi.

“İNSANLAR VÜCUTLARINI ÖĞRENİYOR”

Tedavi öncesi ve sonrasında farklı yaş gruplarından, mesleklerden ve yaşam tarzlarından insanları değerlendirdiğini belirten Kaya, hastalarından duyduğu bir ifadenin kendisi için önemli olduğunu dile getirdi.

Kaya, “Bunca zamandır vücudumun farkında değilmişim, şu an vücudumu öğreniyorum” sözünün hastalarının süreç sonunda yaptığı en güzel değerlendirmelerden biri olduğunu söyledi.

Fizyoterapinin bu yönüyle bireyin kendi vücudunu tanımasına ve günlük yaşamındaki hareketlerini daha bilinçli değerlendirmesine katkı sunduğunu aktardı.

MASA BAŞI ÇALIŞANLAR DİKKAT

Uzun saatler boyunca masa başında çalışanlarda en sık boyun ve sırt ağrılarıyla karşılaştığını belirten Kaya, buna kas güçsüzlüğünün de eşlik edebildiğini söyledi.

Bu sorunların ilerleyen süreçte ciddi ağrılara neden olarak kişinin günlük yaşamını kısıtlayabileceğini ifade eden Kaya, özellikle çalışma hayatında küçük hareket molalarının önemli olduğunu vurguladı.

Kaya, masa başında çalışanlara her 30 dakikada bir omuz ve sırt esnetme ile mobilizasyon hareketleri yapmalarını önerdi. Bu hareketlerin “sandalye yogası” başlığı altında günlük çalışma düzenine dahil edilebileceğini belirtti.

“AĞRININ HAYATINIZI YÖNETMESİNE İZİN VERMEYİN”

Vatandaşlara en önemli tavsiyelerinden birinin ağrının hayatı yönetmesine izin vermemek olduğunu söyleyen Kaya, “Siz ağrıyı yönetin” mesajını verdi.

Hareketsiz kalıp vücudu uzun süre dinlendirmek yerine, gerekli durumlarda yavaş ve kontrollü şekilde egzersiz sürecine geçilmesi gerektiğini belirten Kaya, ağrıyı azaltmaya yönelik egzersiz ve fizyoterapi desteğinin önemine dikkat çekti.

Kendi yaşamında direnç antrenmanı yaptığını, günde en az 10 bin adım yürüdüğünü ve stresi azaltmak amacıyla nefes egzersizlerinden yararlandığını aktaran Kaya, fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası olması gerektiğini ifade etti.

OMUZ, DİZ VE BEL AĞRILARI ÖNE ÇIKIYOR

Son yıllarda hastalarında daha sık gördüğü sorunların başında omuz, diz ve bel ağrılarının geldiğini belirten Kaya, bu şikayetlerin iki temel nedenine dikkat çekti.

Diz

Kaya'ya göre sorunların başlıca nedenleri arasında bilinçsiz şekilde yapılan egzersiz ve sporlar ile hareketsiz yaşam bulunuyor. Egzersizin doğru şekilde planlanmasının ve kişinin kendi fiziksel durumuna uygun hareket etmesinin önem taşıdığını vurguladı.

AĞRI OLMASA DA VÜCUDU DİNLEMEK GEREKİYOR

Toplumda zaman zaman “Ağrım yoksa sorun da yok” anlayışının görüldüğünü belirten Kaya, yalnızca ağrıya odaklanılmaması gerektiğini söyledi.

Kaya, ağrının önemli bir uyarıcı olduğunu ve ağrı yaşayan kişilerin hekime başvurarak gerekli değerlendirme ve tedaviyi alması gerektiğini ifade etti.

Ancak ağrısı olmadığı halde günlük yaşamda bazı hareketleri yapmakta zorlanan kişilerin de bu durumu göz ardı etmemesi gerektiğini belirten Kaya, zorlanılan veya yapılamayan hareketlerin altında yatan nedenin belirlenmesi için doktora başvurulmasını önerdi.

Muhabir: Büşra AKÖZ