Dr. Ayşe Gedil, biyoteknolojide son yılların en önemli gelişmelerini Türkinform'a özel olarak değerlendirdi. Gedil'e göre alanı en sert değiştiren kırılma Covid-19 salgını oldu, çünkü salgın normalde yıllar süren aşı geliştirme sürecini kısaltmayı zorunlu kıldı.

Dr Ayse Gedil Biyoteknoloji Yenilebilir Ambalaj Turkinform

Türkiye ve İtalya uzay ortaklığını büyütüyor: Ay görevi de masada
Türkiye ve İtalya uzay ortaklığını büyütüyor: Ay görevi de masada
İçeriği Görüntüle

"Normal şartlarda bir aşı önce tasarlanır, laboratuvarda ve hayvan deneylerinde doğrulanır, ardından insanlarda denenir. İnsan denemeleri için yaş, kilo ve sağlık durumu birbirine benzeyen bir gönüllü grubu seçilir, bu grup yıllar boyunca düzenli tahlillerle izlenir. Amaç aşının herhangi bir sağlık sorununa yol açıp açmadığını piyasaya çıkmadan önce görmektir" diyen Gedil, Covid-19'da bu takvimin işlemediğini söyledi.

"ÇOK HIZLI AKSİYON ALINMASI GEREKİYORDU"

"Covid aşılarında çok hızlı aksiyon alınması gerekiyordu. Hayvan deneylerinde başarı alındığı için insan aşaması olağandan çok daha hızlı hayata geçti. Burada kötü bir niyet yok, yanlış anlaşılmasın" diyen Gedil, aşıların uzun vadeli etkilerinin şimdi geniş kitleler üzerinden yürütülen takip çalışmalarıyla izlendiğini belirtti. Gedil, salgının üzerinden geçen yıllarda biriken verinin bu çalışmalara zemin oluşturduğunu kaydetti.

Gedil, virüslerin yapısının biyoteknolojiyi hızlanmaya zorladığını da anlattı. "Virüsler çok hızlı mutasyona uğrar. Bu yıl kuş gribine karşı işe yarayan bir aşı ya da ilaç gelecek yıl etkisini kaybetmiş olabilir. Bu yüzden artık hızlı yanıt üretebilen bir alan haline gelmek gerekiyor, biyoteknolojinin bu kolu bence daha hızlı ilerliyor" dedi.

Dr Ayse Gedil Biyoteknoloji Yenilebilir Ambalaj Turkinform 2

"MRNA HAKKINDA ÇOK FAZLA YANLIŞ BİLGİ DOLAŞTI"

mRNA aşılarının biyoteknolojinin parçası olduğunu söyleyen Gedil, kendi uzmanlığının mikrobiyal biyoteknoloji olduğunu ve mRNA'nın moleküler biyoloji alanına girdiğini hatırlatarak ayrıntıya girmedi. Gedil, "mRNA küçük bir parça taşır. İnsanlar bu parçanın DNA ile birleşip mutasyon yaratacağını düşündü, bu yüzden aşıya uzak kaldı ve çok fazla yanlış bilgi dolaştı. Durum tam olarak öyle değil" ifadelerini kullandı.

AYŞE GEDİL'İN ALANINDA YENİ HEDEF PAKETİYLE YENEBİLEN GIDA

Kendi alanındaki en dikkat çekici gelişme olarak Gedil, gıda biyoteknolojisindeki yenilebilir ambalaj teknolojilerini gösterdi. "Hem gıdaya uyumlu hem de insanda toksik etki yaratmayan ambalajlar üzerinde çalışılıyor. Elbette yenmesi için üretilmiyor, ama yenilecek kadar uyumlu" diyen Gedil, bu teknolojide mikroorganizmaların ürettiği, aynı zamanda gıda katkı maddesi olarak kullanılabilen polimerlerin rol oynadığını anlattı. Gedil, polihidroksibütirat (PHB) adlı biyobozunur polimeri bu gruba örnek verdi.

Gedil'e göre yenilebilir kaplamaların en somut kullanım alanı şekerlemeler ve kuru meyveler. "Bu ürünlerin canlı ve parlak görünmesi istenir, ama hem şeker oranları yüksek hem de nemliler, yani mikrobiyal bozulmaya çok açıklar. Oksijenle temasını kestiğiniz an bozulma yavaşlar. Kaplamalar pazarda ya da ambalaj içinde bu amaçla kullanılıyor" dedi.

Gedil, son yılların en önemli gelişmesi sorusunda yapay zekanın da listeye girdiğini söyledi ancak kendi çalışmalarının dar bir alana odaklandığını, bu nedenle değerlendirmesini gıda biyoteknolojisiyle sınırlı tuttuğunu belirtti. Yapay zekanın biyoteknolojide ürün geliştirme süresini kısaltması ve Claude gibi modellerin DNA araştırmalarında kullanılması son haftalarda gündeme gelen örnekler arasında yer alıyor.

Muhabir: Emre Kaymal