Gün içinde tüketilen küçük atıştırmalıklar, tek başına önemsiz gibi görünse de tekrarlandığında beslenme düzenini etkileyebiliyor. Diyetisyen Enes Şenyürek, “Bir lokmadan bir şey olmaz” düşüncesinin özellikle ofis ortamında sık yapılan atıştırmaları normalleştirebildiğini belirterek, yeme sıklığına ve porsiyon kontrolüne dikkat çekti.
“BİR LOKMADAN BİR ŞEY OLMAZ” TUZAĞINA DİKKAT
Şenyürek, kilo yönetiminde en tehlikeli yaklaşımlardan birinin “Bir lokmadan bir şey olmaz” düşüncesi olduğunu söyledi.
Kilo alımının yalnızca büyük öğünlerle gerçekleşmediğini belirten Şenyürek, toplantıda yenilen poğaça, bilgisayar başında bitirilen çikolata veya kahvenin yanında tüketilen kurabiyenin de gün içinde toplam tüketime eklenebildiğini ifade etti.

Diyetisyen Şenyürek, insanların çoğu zaman ne yediğinden çok ne kadar sık yediğini gözden kaçırdığını belirtti.
SIK ATIŞTIRMA AÇLIK VE TOKLUK SİNYALLERİNİ ETKİLEYEBİLİYOR
Gün içinde sürekli bir şeyler yemenin açlık ve tokluk sinyallerini bulanıklaştırabileceğini belirten Şenyürek, kişinin gerçek açlığını tanımakta zorlanabileceğini söyledi.
Şenyürek'e göre bu durumda yemek kararını bedenin ihtiyacından çok ortam ve alışkanlıklar belirleyebiliyor. Gün boyunca devam eden atıştırmaların, akşam ana öğününde kontrol sağlamaya yardımcı olmak yerine daha fazla yeme döngüsüne de kapı açabileceğini ifade etti.
OFİSTE İKRAM EDİLEN HER ŞEYİ YEMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ
Özellikle ofis ortamındaki ikramlara dikkat çeken Şenyürek, kişinin aç değilse ikram edilen yiyeceği tüketmek zorunda olmadığını belirtti.
Şenyürek, açlık varsa da paketi veya yiyeceği elinde dolaştırmak yerine ne kadar tüketileceğine önceden karar verilmesini önerdi.
“Göz önündeki yiyecek iradeyi değil, otomatik pilottaki davranışı yönetir” diyen Şenyürek, küçük atıştırmaların masum görünmesine rağmen her gün tekrarlandığında toplam tüketimi artırabileceğine dikkat çekti.
YEMEDEN ÖNCE “GERÇEKTEN AÇ MIYIM?” DİYE SORUN
Diyetisyen Enes Şenyürek'in değerlendirmesine göre gün içinde yenilen her küçük yiyeceği ayrı ayrı önemsiz görmek yerine, günün tamamındaki yeme düzenine bakmak gerekiyor.
Toplantı, kahve molası veya çalışma sırasında ortaya çıkan ikramların otomatik olarak tüketilmesi yerine kişinin gerçekten aç olup olmadığını değerlendirmesi, ardından yiyeceğin miktarına karar vermesi önem taşıyor.
Şenyürek, böylece küçük görünen tüketimlerin gün boyunca fark edilmeden tekrarlanmasının önüne geçilebileceğini belirtti.




