Eskiden telefon çaldığında insan sevinirdi. Bir dost arıyordur, bir akraba hal hatır soruyordur diye düşünürdük. Bugün ise telefon çaldığında ilk akla gelen şey dolandırıcılar, reklamcılar, pazarlamacılar veya bilinmeyen numaralardan gelen rahatsız edici aramalar oluyor.

Vatandaş artık telefonuna cevap vermekten çekinir hale geldi. Çünkü günün herhangi bir saatinde birileri kredi kartı satmaya çalışıyor, birileri yatırım vaadiyle para topluyor, birileri kendisini kamu görevlisi gibi tanıtıp insanları kandırmaya uğraşıyor. Kimi zaman da hiç tanımadığınız kişiler tarafından sürekli aranıyor, mesaj bombardımanına tutuluyorsunuz.

Daha da kötüsü, milyonlarca insanın telefon numarası adeta elden ele dolaşıyor. Bir şirkete verdiğiniz numara, kısa süre sonra onlarca farklı firmanın veri tabanında karşınıza çıkabiliyor. Vatandaşın özel hayatı ve kişisel verileri ticari bir meta haline gelmiş durumda.

Elbette bugün bazı yasal düzenlemeler var. Ancak görünen o ki mevcut önlemler yeterli değil. Çünkü sorun her geçen gün büyüyor. İnsanlar artık “istenmeyen arama” değil, doğrudan doğruya bir “telefon terörü” yaşadıklarını düşünüyor.

Bu nedenle yeni ve daha caydırıcı düzenlemelere ihtiyaç vardır.

Öncelikle, vatandaşın açık izni olmadan yapılan ticari aramalara çok daha ağır yaptırımlar getirilmelidir. Telefon üzerinden dolandırıcılık yapanlara verilen cezalar artırılmalı, bu suçlar sıradan bir bilişim suçu olarak değil, toplum güvenliğini tehdit eden bir suç olarak değerlendirilmelidir.

Ayrıca her vatandaşın, “beni arama” kaydı oluşturabileceği merkezi bir sistem kurulmalıdır. Bu sisteme kayıt yaptıran kişilerin ticari amaçla aranması kesin olarak yasaklanmalıdır. Kurala uymayan şirketler ve kişiler yüksek para cezalarıyla karşı karşıya kalmalıdır.

Telefon, insanların hayatını kolaylaştırmak için vardır; huzurunu kaçırmak için değil. Teknoloji insanı özgürleştirmeli, tedirgin etmemelidir.

Devletin görevi yalnızca yolları ve binaları korumak değildir. Vatandaşın huzurunu, mahremiyetini ve günlük yaşamını da korumaktır. Bugün telefon üzerinden yaşanan rahatsızlıklar artık bireysel bir sorun olmaktan çıkmış, toplumsal bir mesele haline gelmiştir.

Vatandaşın beklentisi nettir:

Telefonlarımız çaldığında korkmak değil, güven duymak istiyoruz.

Ve artık bu konuda daha güçlü adımlar atılmasının zamanı gelmiştir.