Yaz aylarında milyonlarca insan birkaç gün huzur bulabilmek için tatil beldelerine akın ediyor. Denizin mavisine, güneşin sıcaklığına ve dinlenmenin hayaline geliyor. Ancak bazı aileler evlerine yalnızca acıyla dönüyor.

.Bir haftalık tatilim boyunca Kuşadası’nda peş peşe boğulma haberlerine tanıklık ettim. Bir kısmını bizzat gördüm, bir kısmını çevreden öğrendim. Her can kaybının ardından geride yıkılmış aileler, gözyaşları ve ömür boyu dinmeyecek acılar kalıyor.

Elbette her deniz kendi riskini taşır. Akıntılar olur, dalgalar yükselir. Ancak bu risklerin yoğun olduğu bölgelerde gerekli uyarıların, güvenlik tedbirlerinin ve etkin cankurtaran hizmetlerinin yeterliliği sürekli gözden geçirilmeli; ihtiyaç varsa gecikmeden güçlendirilmelidir.

Kuşadası gibi her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan önemli bir turizm merkezinde güvenlik, şansa bırakılamaz.

Sorun yalnızca denizle de sınırlı değil.

Plansız yapılaşma, düzensiz trafik, kaldırımları bile tehlikeye dönüştüren motosiklet kullanımı ve yoğun kalabalık, bu güzel ilçenin taşıdığı turizm potansiyeline yakışmayan bir görüntü oluşturuyor. Böylesine değerli bir tatil merkezinin daha planlı, daha güvenli ve daha yaşanabilir olması gerektiğine inanıyorum.

Bugün sorulması gereken soru çok açık:

Bir can kaybı yaşandıktan sonra mı harekete geçilecek, yoksa yaşanmaması için mi tedbir alınacak?

İnsan hayatının değeri hiçbir yatırımın, hiçbir hesabın gerisinde kalmamalıdır. İlgili tüm kurumların mevcut uygulamaları değerlendirmesi, eksikler varsa hızla gidermesi ve özellikle riskli plajlarda güvenlik önlemlerini artırması büyük önem taşıyor.

Çünkü denize girmek bir cesaret sınavı değil, güven içinde yapılabilen bir tatil keyfi olmalıdır.

Dileğimiz, hiçbir annenin evladını, hiçbir eşin sevdiğini, hiçbir çocuğun babasını denizin karanlık sularına teslim etmek zorunda kalmamasıdır.

Tatil beldeleri, insanların dinlenmek için geldiği yerler olmalıdır; acı haberlerin sıradanlaştığı yerler değil.

Daha fazla ocak sönmeden, daha fazla gözyaşı akmadan, gerekli önlemlerin vakit kaybetmeden gözden geçirilmesi ve güçlendirilmesi hepimizin ortak beklentisidir.