Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, İstanbul Science Summit 2026 kapsamında yaptığı konuşmada sağlıklı beslenme alışkanlıklarının toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Çocukluk çağı obezitesi, şekerli içecek tüketimi ve ultra işlenmiş gıdaların yaygınlaşması hakkında değerlendirmelerde bulunan Birinci, beslenme alışkanlıklarının yalnızca bireysel tercihler üzerinden ele alınmaması gerektiğini söyledi.
ŞUAYİP BİRİNCİ’DEN SAĞLIKLI BESLENME VURGUSU
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı Başkanı Yahya Ülker’in The Nutrition Society iş birliğiyle düzenlediği İstanbul Science Summit 2026 Zirvesi’nde konuşan Şuayıp Birinci, sağlıklı çocukların güçlü toplumların temelini oluşturduğunu ifade etti.
Beslenme kültürünün toplumun geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Birinci, “Sağlıklı beslenme kültürü, endüstrinin ticari beklentilerine emanet edilemeyecek kadar hayati bir meseledir” dedi.
Birinci, beslenme konusunun halk sağlığı ve ekonomik kalkınma açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE’DE OBEZİTE VE ÇOCUKLUK ÇAĞI BESLENMESİ
Konuşmasında Dünya Sağlık Örgütü verilerine değinen Birinci, 2024 yılında dünya genelinde 5 yaşın altındaki 150 milyon çocuğun bodurluktan, 43 milyon çocuğun ise zayıflıktan etkilendiğini aktardı. Aynı yaş grubunda 35 milyon çocuğun fazla kilolu olduğunu belirtti.
Türkiye’de obezitenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyleyen Birinci, ülkede her 5 kişiden 1’inin obez olduğunu ifade etti. İlkokul çağındaki çocukların yüzde 9,9’unun obez olduğunu belirten Birinci, çocukluk dönemindeki kilo sorunlarının ilerleyen yaşlarda da devam edebildiğine dikkat çekti.
Birinci’nin paylaştığı verilere göre çocukluk çağında obez olan bireylerin yüzde 55’i ergenlik döneminde de obez kalıyor. Ergenlik döneminde obez olan bireylerin yüzde 80’inin ise yetişkinlikte de obeziteyle yaşamaya devam ettiği belirtiliyor.
ŞEKERLİ İÇECEKLER VE İŞLENMİŞ GIDALAR GÜNDEMDE
Şuayıp Birinci, artan ultra işlenmiş gıda tüketimi, şekerli içecekler, uzayan ekran süreleri ve azalan fiziksel hareketin obezite oranlarını artıran etkenler arasında bulunduğunu söyledi.
Dünya Sağlık Örgütünün serbest şeker tüketiminin günlük enerji alımının yüzde 10’undan az olması, mümkünse yüzde 5’in altına indirilmesi yönündeki tavsiyesini hatırlattı. Birinci, her gün bir kutu şekerli içecek tüketenlerde obezite gelişme riskinin yüzde 26 olduğunu belirtti.
Hazır gıdalarda kullanılan nişasta bazlı şeker konusuna da değinen Birinci, şekerli içecek tüketimini ve nişasta bazlı şeker kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

POPÜLER KÜLTÜR BESLENME ALIŞKANLIKLARINI ETKİLİYOR
Birinci, televizyon dizileri, filmler ve sosyal medya içeriklerinin sağlıksız beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşmasında etkili olabildiğini söyledi. ABD’de çocukların ve yetişkinlerin beslenmesinde ultra işlenmiş gıdaların önemli bir yer tuttuğunu belirterek, aşırı tüketimin sağlık üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekti.
Konuşmasında sağlıklı beslenmenin yalnızca bireylerin sorumluluğuna bırakılamayacağını vurgulayan Birinci, gıda endüstrisinin de bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması, çocukların gelişiminin desteklenmesi ve kronik hastalık risklerinin azaltılması için toplum genelinde bilinç oluşturulmasının önemine işaret etti.




